Bölgede çaya ismini veren kişi: Hüseyin Bozan

Halep çayının sahibi Hüseyin Bozan başarısını, “Ticarette samimi ve dürüst olursanız yapamayacağınız bir şey olmaz” sözleriyle açıklıyor.

HABERDE İNSAN 14.01.2023, 09:20 14.01.2023, 15:09
Bölgede çaya ismini veren kişi: Hüseyin Bozan

Gülistan Azak

Öyle bir şey düşünün ki, onsuz güne başlamak baş ağrısına dahi neden olabilsin. Doğru bildiniz çay...Bir bardak çay sunulmadan kahvaltıları, sosyal toplantıları, iş toplantılarını ve hatta Kapalı Çarşı’da halı pazarlığını hayal etmek imkânsızdır. Ülke kültürünün bir parçası olan çay sosyal bir deneyim, misafirperverlik ve arkadaşlık işaretidir. Ülkede çayı en çok içenler ise tabi ki, Kürtler Kürtler gün doğumundan gün batımına hatta gece geç saatlere kadar çay içmeyi sever. Öyle ki, bir oturuşta koca bir çaydanlığı bitirenler de vardır.

Çayın sarrafı olanlar bilir, her çay da damağa o güzelim tadı vermez. İşte tam da şuanda herkesin aklından geçirdiği o çay; HALEP.

Tadını bilmeyeni yoktur bölgede. Yıllardır bölgenin tek çayı. Hatta öyle ki burada çaya ismini HALEP verir desek abartmış olmayız.

Çayı bölgeye daha çok sevdiren HALEP Çayın sahibi Hüseyin Bozan ile yaptığımız söyleşimizi sizlere sunuyoruz.

Yaşam hikayenizden biraz bahseder misiniz?

82 doğumluyum. Mardin Kızıltepeliyim. 11 kardeşiz. Bölgenin temel geçim kaynağı orman ve hayvancılık olduğu için başka bir gelir kapısı yoktu. 12 Eylül Darbesi sonrası doğduğum köyde yaşayanların çoğu göç etmek zorunda kaldı. Babam ise köyde kalmak istedi. Köyün büyüğü babam idi. Babama büyük bir saygı gösterilirdi. Köyümüzde 1993 yıllarında yaşanan olaylar yüzünden sonra ise biz de göç etmeyi düşünmeye başladık. Hiç unutmam, babam köylüleri yanına çağırıp şehre taşınmaya isteyen ama gücü olmayanlara yardım edeceğini söylemişti. 77 hanelik bir köyde yaşıyorduk ve 5-6 hanenin maddi durumu düşüktü. Bu hanelere yardım ederek birlikte göç ettik. Köyümüzü boşalttıktan sonra en büyük kardeşim Kızıltepeye, aralarında benim de olduğum 8 kardeşim ise Diyarbakır’a göç ettik.77 kişilik büyük bir aile olarak Bağlar semtine taşındık. 77 kişi 3 dairelik bir evde yaşamaya başladık.

Ticarete nasıl başladınız?

Bağlar’da iş, güç yok. Ben,abim ve bir kardeşim birlikte Adapazar’ına fındık toplamaya gittik. Yaklaşık 1,5 ay fındık toplama işi yaptık.  Oradan da İzmir’e pamuk toplama ve çapa işine gittik. Burada da 4-5 ay boyunca çalıştım. Sonra baktım bu işler böyle çapa,fındık işiyle olmaz. Döndüm Diyarbakır’a. Abilerime, babama, ‘ben ticaret yapmak istiyorum’ dedim. Babam bana, ‘oğlum cebimde  param yok, bekle biraz ’ dedi. Ticaret yapak istiyorum istemesine de okul da okumadım. Yalnızca 1 ve 2’inci sınıfı okuyabildim. Öğretmenimizi o yıllarda siyasi sebeplerden işten çıkardılar. Biz de artık okula devam edemedik. Kafama koydum bir kere, ticaret yapacaktım. Ama ne yapacaktım? Düşündüm ve gaz satmaya karar verdim. O yıllarda Likit gaz vardı.  Diyarbakır’ın Bağlar semtinde bir dükkan açtım. Diyarbakır’daki bilinen gazlar karşısında iş yapamayınca bu işten vazgeçmem gerektiğini anladım. Çünkü kiramı dahi ödeyemiyordum.

Bir gün Kızıltepe’ye akrabalarıma giderken aile dostum olan yaşlı bir adam ile çarşıda karşılaştım. Göç sonrasında neler yaptığımızı sorunca, ‘gaz dükkanı açtım ama iş yapamıyorum. Büyük ihtimalle kapatacağım ve tekrar batıya gideceğim’ dedim.  Bana Hacı Osman isimli biriyle birlikte kaçak çay işini yapmayı teklif etti. Bölgede herkes ‘kaçak’ der. ‘İthal’ derseniz kimse bilmez. Düşündüm, ‘babamın dostu iyiliğimi ister’ dedim ve kabul ettim. Kabul ettim ama sermayem de yok. ‘Bir şey olmaz sana yardımcı olur. Suriye’den Nusaybin’e çayı getiriyor, sana da verir’ dedi. Ardından Hacı Osman ile görüşmeye Nusaybin’e gittik. Hacı Osman’dan var olan paramla yalnızca 50 kiloluk çay aldım. Çayları Diyarbakır’a getirdim ve ucuz diye herkes almaya başladı. 50 kilo ile başladığım çay işinde 100,150,200  kilolara çıktım. Sonra sepetli bir motosiklet aldım ve çay dağıtmaya başladım. 1999 yılında ilk arabamı aldım. Babamın en büyük hayali de arabaydı. Bize, ‘evimin önünde 4 lastikli bir arabam olsaydı başka bir şey istemezdim’ derdi. Babam 1997 yılında vefat ettiğinden arabamı göremedi. Keşke babam ölmeden arabamı görseydi. 2002’de bir araç daha aldım. Gittikçe daha yüklü çalışmaya başladım. Kardeşlerimin çalışmasını istemedim. En büyük abime ‘sen geç  otur, babamızın yokluğunu hissettirme yeter’ diyorum. Ticarete ilk bu şekilde başladım diyebilirim.

Peki, işinizde nasıl büyüdünüz?

Artık Doğubeyazıt, Nusaybin, Şırnak’tan çay buldum mu alıyordum. Çay ile bu kadar ilgilenince sarrafı oluyor insan. Çayı görünce iyi olup olmadığını anlıyordum hemen. Gıda Toptancılar Sitesi’nde dükkan aldım. Burada çay işi yapıyoruz. Geçen yıl da ek olarak Brezilya kahvesini ekledim. Antep’e götürüp kavurmasını yapıp, Diyarbakır’da satıyorum. 10-12 yıldır çayımızı ithal ediyoruz. Daha önce ithalat yoktu. Devlet bizden %145 vergi almasına rağmen bölgede bir numarayız. ‘Halep’ dediğin zaman herkes bilir. Halep’i bilmeyen, içmeyen yoktur herhalde. Ani açılmalardan uzak duruyorum. Gücüm ve istediği doğrultusunda bayi açıyorum. Örneğin İstanbul’dan Mersin’den bayilik isteniyor ama vermiyorum. Yalnızca Hakkari Yüksekova’da bir aileye bayilik açılmasına izin verdim. Bayilik karşılığında para ve teminat dahi almadım. Durumu düşük olan bu aile yıllardır çalışıyor. Fazla açılmak ve büyümek istemiyorum. Aksi halde gece uyuyamıyorum. Yalnızca bu bölgenin insanına faydam dokunduysa ne mutlu bana. 2012 yılında düğün salonu yapmaya başladım. 13 yıldır yakın bir arkadaşımla düğün salonu işletiyorum.

Bölge ve ülke için tavsiyeleriniz var mı?

 İnsan iyi niyetli olursa yapamayacağı bir şey olamaz. İnanın şuan Diyarbakır’da yoksul çocuğa denk gelince çok üzülüyorum. Allah buna sebep olanlarda hakkınızı bırakmasın, diyorum. Çünkü ben de aynı çocukluktan geliyorum. Ülkemiz isterse güllük gülistanlık olabilir. Irak Türkiye’den 100 yıl geride. Türkiye’nin Avrupa’dan bir farkı yok aslında. Ekonomi gibi kimi konular çözüme kavuşturulmalı. Türkiye’de tarımdan bol ne var ki. Bu sektörü iyileştirmeliyiz. Bana Diyarbakır’ı teslim etseler tek fakir kalmaz. Örneğin havaalanı kavşağı ortalama 30 dönüm bir büyüklükte. Yetkililerin yerinde ben olsaydım burada karpuz ekerdim. Hem tanıtımımızı yapardık hem de geçimimizi sağlardır. 30 dönüm ile 5 aile geçimini sağlardı. Diyarbakır’ın etrafı Dicle Nehriyle çevrili. Bu nehri geliştirip  turizme katardım. Bir başka sorun ise sulama… Yıllardır bölgede sulama projesi yapılacak! Hani sulama projesi? Maalesef…Sur ilçesinde sorunlu bir kentsel dönüşüm var. 10 arkadaşımın tapulu evleri alındı ama hakları verilmedi. Bana orada bir butik otel vermek istediler. Başkalarından alınan evleri ben nasıl gider alır, otururum? Organize sanayimiz nerede? Diyarbakır varken Antep yoktu. Ama şuan gerek alt yapısı gerek ise sanayisiyle iyi bir ilerleme sağladı. Şehrimizin, bereketli topraklarımızın kıymetini bilmiyoruz.

Son olarak gençlere tavsiyeniz var mı?

Ana dillerini öğrensinler ve ticaretle ilgilensinler.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
15
açık
Günün Anketi Tümü
Ali Koç mu? Aziz Yıldırım mı?
Ali Koç mu? Aziz Yıldırım mı?
Namaz Vakti 16 Temmuz 2024
İmsak 03:46
Güneş 05:39
Öğle 13:15
İkindi 17:13
Akşam 20:42
Yatsı 22:26
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 38 102
2. Fenerbahçe 38 99
3. Trabzonspor 38 67
4. Başakşehir 38 61
5. Kasımpasa 38 56
6. Beşiktaş 38 56
7. Sivasspor 38 54
8. Alanyaspor 38 52
9. Rizespor 38 50
10. Antalyaspor 38 49
11. Gaziantep FK 38 44
12. A.Demirspor 38 44
13. Samsunspor 38 43
14. Kayserispor 38 42
15. Hatayspor 38 41
16. Konyaspor 38 41
17. Ankaragücü 38 40
18. Karagümrük 38 40
19. Pendikspor 38 37
20. İstanbulspor 38 16
Takımlar O P
1. Eyüpspor 34 75
2. Göztepe 34 70
3. Sakaryaspor 34 60
4. Bodrumspor 34 57
5. Ahlatçı Çorum FK 34 56
6. Kocaelispor 34 55
7. Boluspor 34 53
8. Gençlerbirliği 34 51
9. Bandırmaspor 34 50
10. Erzurumspor 34 44
11. Ümraniye 34 43
12. Manisa FK 34 40
13. Keçiörengücü 34 40
14. Adanaspor 34 39
15. Şanlıurfaspor 34 38
16. Tuzlaspor 34 38
17. Altay 34 10
18. Giresunspor 34 7
Takımlar O P
1. M.City 38 91
2. Arsenal 38 89
3. Liverpool 38 82
4. Aston Villa 38 68
5. Tottenham 38 66
6. Chelsea 38 63
7. Newcastle 38 60
8. M. United 38 60
9. West Ham United 38 52
10. Crystal Palace 38 49
11. Brighton 38 48
12. Bournemouth 38 48
13. Fulham 38 47
14. Wolves 38 46
15. Everton 38 40
16. Brentford 38 39
17. Nottingham Forest 38 32
18. Luton Town 38 26
19. Burnley 38 24
20. Sheffield United 38 16
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 95
2. Barcelona 38 85
3. Girona 38 81
4. Atletico Madrid 38 76
5. Athletic Bilbao 38 68
6. Real Sociedad 38 60
7. Real Betis 38 57
8. Villarreal 38 53
9. Valencia 38 49
10. Deportivo Alaves 38 46
11. Osasuna 38 45
12. Getafe 38 43
13. Celta Vigo 38 41
14. Sevilla 38 41
15. Mallorca 38 40
16. Las Palmas 38 40
17. Rayo Vallecano 38 38
18. Cadiz 38 33
19. Almeria 38 21
20. Granada 38 21