METİN KAŞİFLİĞİ

Alberto Manguel, Okumanın Tarihi adlı keyifli eserinde medeniyetin en büyülü keşfini şöyle tarif eder: “Her kitap, kendi başına bir dünyaydı ve ben oraya sığınıyordum.”

KÜLTÜR SANAT 11.12.2025, 12:46
METİN KAŞİFLİĞİ

Okuma kültürünü kazanma meselesine kafa yormuş er kişinin zihnini çatırdatan kıymetli bir olgudur sığınmak. Bu pusulanın bize tarif ettiği algılara doğru satırları arşınladığımızda, bir anlamda ötekinin dünyasında yer almak, noksanlığın tahakkümünden sıyrılmak, yalnızlığı göze alabilmek gibi bir atmosferde buluruz kendimizi.

Ortaya çıkan koşulların bizi çektiği yeni merhaleler, belleğimizin bilinirlerden uzaklaşırken kalbimizin fısıldadığı kaygı iniltileridir; çünkü insan, yabancısı olduğu her durumdan korkular üretmeyi kendine şiar edinmiş bir yapıya sahiptir. Bu his, kişiyi sorgulamalara sevk ederek daha fazla okumayı bir tercih hâline getirebileceği gibi, kendine karşı olumsuz çıkarımlarla yanlış okumalara, maraz da doğurabilir. Zehirli okur, çok ciddi yıkımlar doğuran kelime salgınına yol açabileceği gibi, elindeki kumaşı iktidar kaftanı zannederek yaşadığı galat-ı meşhur söylemleriyle cilalama paradigmasını da yaşayabilir.

Büyük mütefekkir Umberto Eco, Yanlış Okumalar adlı enfes zekâ ürünü denemelerinde konuya özgün bir perspektif sunar. Okuma kültüründe yazar ve okuyucunun sorumluluklarını ifadeye döken yüce usta, bu bağlamda metinleri çeşitli yöntemlerle irdelemenin önemine değinir. Sözü devralan Gabriel Garcia Marquez de meseleyi daha geniş bir mecraya çekerek Anlatmak İçin Yazmak adlı eserinde perspektifi renklendirir. İyi bir yazarın en önemli kabiliyeti, özgün anlatılarla yoğurduğu eseridir. Güçlü bir anlatı, iyi bir okurun tavsiyeleriyle hak ettiği noktaya doğru ilerler çıkarımında bulunur.

Konuya taraf olma hakkını Mesleğim Yazarlık adlı eserinden edinen Haruki Murakami sözü şöyle tamamlar:

Zamanla kazanılan şeyin değerini zaman kanıtlar.

Okuma kültürü için en değerli sırlardan biridir zaman ayırmak.

Hangi esere, nasıl koşullarda, ne kadar zaman ayıracağını bilen kişi, tavını almış bir okuma kültürünün METİN KAŞİFİ unvanıyla karşımıza çıkabilir. İyi okurun söze dökülecek diğer sırlarını da ziyaret edeceğimiz kelime ustalarından toplayacağız.

Çetrefilli hikâyelerde benliği sınamak, ezberlenmiş duyguları gözden geçirmek, genetik mirasın yüklediği kronik algılara meydan okumak, egonun kırılgan saldırganlığını evcilleştirebilmek; devşirilmiş bir zihniyeti olgunlaştırırken çeşnilenmiş bir dili yüceltmek gibi zorlu doruklara aştıktan sonra evreni imar eden yüce yazı ustalarıyla tanışmak ve bize sundukları reçetelere göz gezdirirken algı sandığına eklenen duygu ve düşünceleri tez zamanda sindirmek kolay değildir elbet. Meselenin özü, imkânsızın sınırlarını deneyimlemek için imkânların avantajlarını en ücra noktalarına varana dek kullanmak.

Eski bir vecizenin ifşaya döktüğü anlatıya kulak kesilelim.

“Kader gayrete âşıktır” lafzını ipek kâğıttan üretilmiş bir deftere not düşelim.

Kaderin kendisi, geleceğe dair bir yazgıyı ifadeye dökmenin yanında geçmişte kalanların da kaydının tutulması manasını taşır. Şimdi düşünceden hareketle geçmişin sayfalarında kalan eserlerden hangisiydi bizi en çok tesirinde tutsak eden edebî eser ve gelecek için saklanan eserlerden hangisiydi en çok satırlarının altını çizdiğimiz? Düşünelim.

Okuma kültürü duraklarımızda kaderin önümüze sunduğu reçeteye göz gezdirmek için Manguel’in “ustam” dediği Borges’e başvuralım.

Borges, meseleyi derinlemesine incelemeye tabi tutmadan bir kitaplık biriktirmediğini söyler; büyük ustaya göre kitap, okunduktan sonra zihnin labirentlerine bıraktığı aromalarla işlevini tamamlamışsa raflarda tutmak yerine onu hak eden birine devretmek daha kıymetli bir tavırdır. Kişi için özel anlamlar taşıyan sınırlı sayıda eserin de bir yerlerde saklanırken çok dikkat edilmesi gerektiğini vurgular ve kelimeler ütopyasında sahneyi devralan Marcel Proust, “Okumak bir dostluk kurmaktır” diyerek konuyu yazarla okuyucu arasındaki büyülü noktada düğümler.

Borges’ten edindiğimiz okuma kültürünün sırrıyla medeniyetin limanlarına uğrayalım. Rivayet odur ki dillere destan İskenderiye Kütüphanesi’nin kurulumu, limana uğrayan her geminin vergi olarak sunduğu kitaplardı. Bu düşünce, modern çağın biriktirme kültürünün ilk nüvesi sayılabilir. Düşünceyi zamanın belleğine kazıyan kâşifler, kitaplarla taşınan sırların sağlayacağı müreffeh yaşam koşullarının bilincini bize hediye etmenin keyfini sürdüler.

Bu düşünce sonraki kuşaklar için de önemli bir yol haritası sunmayı tarihsel sorumluluk olarak belle yince, kelimelerin estetiğinden nasibini almamış hırçın savaşçıların gazabına, talanına, yağmasına, yakıp yıkmasına karıştı ünlü kitap tapınakları; çünkü okumak kadar yazma kültürü de ötekine saygı duyma meselesiyle yakından ilgiliydi. Yazarların güçlü fikirler, renkli duygularla geleceğe miras kalma zaafını bilen gaddar savaşçılar, yaktıkları kitapların kokusuyla derin bir nefes çekip kötü bir namla gelecekte yer alma hislerini tatmin etmenin huzurunda sarhoş olabiliyorlardı. Bu eylem, zehirli bir hâletiruhiyenin yansımasını tarih sayfalarına dökünce sonraki kuşaklar korkuyu iliklerine dek hissetmekten geri duramayacaklardı. Despot savaşçıların hunharca kitap katletmelerinin önüne geçen hafıza taşıyıcısı Mezopotamyalı anlatıcılar, aralarında bölüştükleri kitapları ezberleyerek anlatıları sonraki nesillere devretmek için güçlü bir savunma yöntemine başvurdular. Dağ, dere, kış, yaz demeden bildiklerini insanlara aktaran belagat ustalarının yadigârı Nevruz Bayramı, dillerde şerbetlenerek günümüze dek ulaşan mücevher sandığı değerinde özel bir parçadır. Hafızların ezberinden ceylan derilerine yazılarak somutlaşan Kur’an-ı Kerim’in de aynı yöntemle sonradan bir araya geldiği biliniyor ve Kur’an’ın ilk emrinin “OKU” olması da bir anlamıyla dinlemeyi de içeren bir eylemin ifşasıdır.

Her çağın önemli münazaralarından biri okumanın gerekliliği mevzusudur. Bu tartışmalardan çıkan hastalıklı tespitlerden biri de “Kitap Kurdu” söylemidir; iyi niyetli kötü bir benzetmenin bilinçaltında açtığı oyuksa kelimenin tam anlamıyla müthiş bir zelzeledir. Bu zelzeleyi fark eden kıymetli kelime ustası Ferman Salmış, okuma kültürünün sanatsal âbidesi aydın tarifini okuyucularına sunmayı önemser:

Toplum, aydın olmadan eksik kalır. Toplumun vicdanı yaralı, aklı şımarık ve geleceğe dair umutları eksik olur. Çünkü toplumun kendi tarihini, geçmişini ve hatalarını doğru okuyabilmesi, onları anlamlandırabilmesi ancak aydınlarla mümkündür. Bir toplumun geleceğini kelimelerle inşa etme kimliğini üstlenen aydınların da bu konuya hassas davranmaları, okuma kültürünün yaygınlaşması açısından mümtaz bir referans olarak görülmektedir.

Velhasıl kelam, bu konuya kelime döktükçe konunun keyfi kaçar; ancak şöyle küçük bir öneriyle bağlamanın yerinde olacağı düşüncesindeyim: Biz okuyucular, bize tesir eden eserleri bir başkasıyla paylaştıkça bu kültürün mozaiği daha renkli bir hâl alacaktır. Keyifli okumalarınızı paylaşabileceğiniz güzel bir okuma ortamı bulmanız dileğiyle.

İbrahim ATLASÇI

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
5
kısa süreli hafif yoğunluklu yağmur
Günün Anketi Tümü
2025/2026 Şampiyonu Kim Olur Sizce ?
Namaz Vakti 30 Ocak 2026
İmsak 06:49
Güneş 08:21
Öğle 13:10
İkindi 15:29
Akşam 17:49
Yatsı 19:16
Puan Durumu
Takımlar O P
1.  Galatasaray 19 46
2.  Fenerbahçe 19 43
3.  Trabzonspor 19 41
4.  Göztepe 19 36
5.  Beşiktaş 19 33
6.  Başakşehir FK 19 29
7.  Samsunspor 19 27
8.  Gaziantep FK 19 25
9.  Kocaelispor 19 24
10.  Alanyaspor 19 22
11.  Gençlerbirliği 19 19
12.  Çaykur Rizespor 19 19
13.  Konyaspor 19 19
14.  Antalyaspor 19 19
15.  Kasımpaşa 19 16
16.  Eyüpspor 19 15
17.  Kayserispor 19 15
18.  Fatih Karagümrük 19 9
Takımlar O P
1.  Amed SK 22 43
2.  Erzurumspor FK 22 42
3.  Esenler Erokspor 22 41
4.  Pendikspor 22 38
5.  Çorum FK 22 38
6.  Bodrum FK 22 36
7.  Keçiörengücü 22 33
8.  Bandırmaspor 22 33
9.  Iğdır FK 22 33
10.  Boluspor 22 32
11.  Van Spor FK 22 31
12.  Manisa FK 22 30
13.  Sivasspor 22 29
14.  İstanbulspor 22 28
15.  Ümraniyespor 22 27
16.  Sarıyer 22 27
17.  Serik Belediyespor 22 26
18.  Sakaryaspor 22 23
19.  Hatayspor 22 7
20.  Adana Demirspor 22 2
Takımlar O P
1.  Arsenal 23 50
2.  Manchester City 23 46
3.  Aston Villa 23 46
4.  Manchester United 23 38
5.  Chelsea 23 37
6.  Liverpool 23 36
7.  Fulham 23 34
8.  Brentford 23 33
9.  Newcastle United 23 33
10.  Everton 23 33
11.  Sunderland 23 33
12.  Brighton & Hove Albion 23 30
13.  Bournemouth 23 30
14.  Tottenham 23 28
15.  Crystal Palace 23 28
16.  Leeds United 23 26
17.  Nottingham Forest 23 25
18.  West Ham United 23 20
19.  Burnley 23 15
20.  Wolverhampton 23 8
Takımlar O P
1.  Barcelona 21 52
2.  Real Madrid 21 51
3.  Atletico Madrid 21 44
4.  Villarreal 20 41
5.  Espanyol 21 34
6.  Real Betis 21 32
7.  Celta Vigo 21 32
8.  Real Sociedad 21 27
9.  Osasuna 21 25
10.  Girona 21 25
11.  Elche 21 24
12.  Sevilla 21 24
13.  Athletic Bilbao 21 24
14.  Valencia 21 23
15.  Deportivo Alaves 21 22
16.  Rayo Vallecano 21 22
17.  Getafe 21 22
18.  Mallorca 21 21
19.  Levante 20 17
20.  Real Oviedo 21 13