Leylekler ve Tünekler

Göğün çizgisine tutunmuş beyaz bir şarkı, Kanatlarında uzak yolların yorgunluğu… Dicle’ye inerken zaman ve mevsim takvimleri Leylekler sessizce sevdaları taşır kanatlarında.

KÜLTÜR SANAT 27.03.2026, 12:38
Leylekler ve Tünekler

Mart sonunun o ince, serin sabahlarında, gökyüzü henüz kışın suskunluğunu tam olarak üzerinden atmamışken, uzak coğrafyaların derinliğinden süzülen bir hareket başlar. Önce bir çizgi gibi görünür ufukta; sonra çoğalır, genişler, dalga dalga yayılır. İşte o an, zamanın eski bir ritmi yeniden kurulmaktadır: leylekler dönmektedir. Büyük ozan Abdalê Zeynikê’nin kelamlarında anlattığı ve yoldaşlık yaptığı turnalara, burada leylekler de eklenir. 

Bismil ile Diyarbakır arasında uzanan Dicle Vadisi, bu dönüşün en kadim tanıklarından biridir. Yüzlerce leylek, uzun göç yolculuklarının ardından buraya ulaşır. Onların gelişi bir mevsimin habercisi olduğu kadar, bir hafızanın da yeniden uyanışıdır. Çünkü bu vadide yalnızca doğa değil; insanın doğayla kurduğu o eski, incelikli ilişki de nefes alır. Başta Dicle sahilindeki salkım söğütler, dut ağaçları, pamuk tarlaları, sazlıklar, uçsuz bucaksız bir halı gibi uzanan buğday desenleri kaplar her tarafı, nisanda inanılmaz bir habitat oluştururlar. Son senelerde buranın korunması, UNESCO Mirasına dâhil edilmesi yönünde bir çabanın gerekliliği kendisini hissettiriyor. Dicle Vadisi ile birlikte bir doğal peyzaj alanı olarak, İnsan-doğa ilişkisini yansıtan bir kültürel peyzaj olarak sunulursa bu birim üzerinden aday gösterilebilir.Bunun için ilgili kurumlar, bir hazırlık yapabilir. Elbette bu aynı zamanda doğa, kültür, turizm alanlarında da bir farkındalık yaratabilir.

Dicle’nin kıyısına paralel uzanan eski telgraf direkleri, artık yalnızca bir iletişim aracı değildir. Onlar, tüneklemişzamanın direkleridir. Elektrik tellerinin geçtiği o yüksek yapılar, insanın farkında olmadan doğaya bıraktığı bir davet gibidir. Leylekler gelir ve o direklerin tepesine yuva kurar. Böylece demir ve ahşap, yeniden canlı bir anlam kazanır. Her yuva, göç ile yerleşiklik arasında kurulmuş bir seremonidir. Belki koruma programı ile birlikte ahşaptan ve doğal peyzaja uygun yeni tünekler yapılabilir. 

Bu manzarayı gerçekten anlamak için yukarıdan bakmak gerekir. Bir seyir terasından, vadinin bütününü kavrayacak bir noktadan… Orada insan, yalnızca kuşları izlemez; zamanın katmanlarını seyreder. Direklerin üzerinde kurulu yuvalar, bir harita gibi açılır gözlerin önüne. Her biri bir hikâye, her biri bir dönüşün izidir. Kuş fotoğrafçıları için bu alan yalnızca bir görüntü değil; bir anlatıdır. Belki de bu yüzden, burada kurulacak bir gözlemevi yalnızca bilimsel bir mekân kadar,estetik ve düşünsel bir alan olacaktır. Bilimsel ve kültürel araştırmalar için önemli bir istasyon olacaktır.

Leylekler, halkın dilinde bereketin ve barışın sembolüdür. Bu hem bir inanış, hem de uzun gözlemlerin süzülmüş bilgisidir. Onların geldiği yerlerde su vardır, hayat vardır, döngü vardır. Ve belki de en önemlisi, süreklilik vardır. Çünkü leylekler her yıl aynı yerlere döner. Bu dönüş, insanın unuttuğu bir sadakati hatırlatır.

Tünekler ise bekler. Sessizce, sabırla… İnsan eliyle dikilmiş ya da zamanla anlam değiştirmiş bu direkler, bir tür nöbettir aslında. Gökyüzüne bırakılmış bir umut gibi dururlar. Ve her bahar, o umut karşılığını bulur. Leylekler gelir, yuvalarını kurar ve yaşam yeniden başlar. Üstelik öyle bir sistem ki bu bütün leylekler yuvalarını/ evlerini bilir.

Dicle Vadisi’nde, Bismil ile Diyarbakır arasında, göç ile bekleyişin bu karşılaşması uzun yılların bir oluşturduğu bir hafızadır. Bu, aynı zamanda insanın kendi iç yolculuğuna da ayna tutan bir sahnedir. Çünkü her insan biraz göçer, biraz da tünektir. Bir yanımız hep yollarda, bir yanımız hep bir yuvanın eşiğinde bekler. Önce yumurtalardan yavrular çıkar ve yuvada yeni bir hareketlilik başlar. Yavruların adım adım nasıl büyüdüğünü gözlemlemek mümkündür.

Ve belki de bu yüzden, leylekler her gelişinde bize sadece baharı değil; kendimizi de getirir. Bu uyanma hâli, bahar kadar insanı da kendine getirir. Yol boyunca otobüslerden, yoldan geçen arabalardan yükselen ezgiler bu manzaraya eşlek eder.

Gün ilerledikçe, vadinin üzerindeki hareket daha da belirginleşir. Leylek yuvaları bir düzen kurar, bir ritim başlatır. Sabahın erken saatlerinde kanat sesleriyle uyanan bu coğrafya, akşamüstü göğe doğru yükselen siluetlerle yeniden yazılır. Her iniş bir başlangıçtır, her kalkış bir umuttur. Şiirin serpildiği bir coğrafyadır burası. Bazen bir direğin tepesinde iki leyleğin birbirine dönük duruşunu görürsün. Bu, yalnızca bir çiftin sessizliği değildir; bu, zamanın içinden süzülen bir uyumdur. Ne acele vardır ne de eksiklik. Her şey olması gerektiği gibi, kendi doğal akışı içinde ilerler. İnsan bu sahneye bakarken, kendi hayatındaki kırılmaları, kopuşları ve aceleleri fark eder. Çünkü leylekler telaşsızdır; onlar zamanı kovalamaz, zamanla birlikte yürür.

Dicle’nin suyu aşağıda ağır ağır akarken, yukarıda kurulan bu yaşam, iki ayrı zamanın iç içe geçtiğini gösterir. Biri görünen, diğeri hissedilen zaman… Ve belki de bu yüzden, burası bir fark ediş mekânıdır. Bir seyir terası kurmak, aslında insanın kendine bakacağı bir yer inşa etmektir. Kuş gözlemcileri için bir gözlemevi önerisi, aynı zamanda insanın kendi iç göçlerini izleyeceği bir düşünce alanına dönüşebilir.

Çünkü bu vadide her şey bir metafora dönüşür. Ahşap ve demir direkler artık canlıdır, bir habitat kimliğine sahiptir.

Leylekler hatırlayış ve eve dönen anlamlardır. Ve insan… İnsan bu ikisinin arasında, çoğu zaman ne beklediğini ne de nereye döndüğünü tam olarak bilmeden durur.Ama bir gün, tam da Mart sonunun o kırılgan ışığında, bir leylek sürüsü gökyüzünü ikiye bölerken aniden fark edersin:

Aslında göç eden leylekler değildir.
Göç eden, insanın kendi içindeki eksilmiş zamandır.

Ve tünekler…
Onlar kuş yuvaları olduğu artık— insanın unuttuğu yerin, geri dönmeyi unuttuğu kendisinin son hatırlatıcılarıdır.


Bir coğrafya, bir mekân ancak hatırlanıyorsa yaşar ve insan, ancak kendine dönebildiği kadar kendidir.
Ferman Salmış

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
5
kısa süreli hafif yoğunluklu yağmur
Günün Anketi Tümü
2025/2026 Şampiyonu Kim Olur Sizce ?
Namaz Vakti 27 Mart 2026
İmsak 06:49
Güneş 08:21
Öğle 13:10
İkindi 15:29
Akşam 17:49
Yatsı 19:16
Puan Durumu
Takımlar O P
1.  Galatasaray 26 64
2.  Fenerbahçe 27 60
3.  Trabzonspor 27 60
4.  Beşiktaş 27 52
5.  Başakşehir FK 27 43
6.  Göztepe 26 43
7.  Samsunspor 26 35
8.  Kocaelispor 27 33
9.  Gaziantep FK 27 33
10.  Alanyaspor 27 31
11.  Çaykur Rizespor 26 30
12.  Konyaspor 27 30
13.  Gençlerbirliği 27 25
14.  Antalyaspor 27 25
15.  Kasımpaşa 27 24
16.  Kayserispor 27 23
17.  Eyüpspor 27 22
18.  Fatih Karagümrük 27 17
Takımlar O P
1.  Erzurumspor FK 32 69
2.  Amed SK 32 67
3.  Esenler Erokspor 32 63
4.  Çorum FK 32 62
5.  Bodrum FK 32 57
6.  Pendikspor 32 54
7.  Bandırmaspor 32 48
8.  Keçiörengücü 32 47
9.  Sivasspor 32 47
10.  Iğdır FK 32 45
11.  Van Spor FK 32 43
12.  Manisa FK 32 43
13.  Boluspor 32 42
14.  Ümraniyespor 32 39
15.  Sarıyer 32 39
16.  İstanbulspor 32 39
17.  Serik Belediyespor 32 35
18.  Sakaryaspor 32 32
19.  Hatayspor 32 7
20.  Adana Demirspor 32 3
Takımlar O P
1.  Arsenal 31 70
2.  Manchester City 30 61
3.  Manchester United 31 55
4.  Aston Villa 31 54
5.  Liverpool 31 49
6.  Chelsea 31 48
7.  Brentford 31 46
8.  Everton 31 46
9.  Fulham 31 44
10.  Brighton & Hove Albion 31 43
11.  Sunderland 31 43
12.  Newcastle United 31 42
13.  Bournemouth 31 42
14.  Crystal Palace 30 39
15.  Leeds United 31 33
16.  Nottingham Forest 31 32
17.  Tottenham 31 30
18.  West Ham United 31 29
19.  Burnley 31 20
20.  Wolverhampton 31 17
Takımlar O P
1.  Barcelona 29 73
2.  Real Madrid 29 69
3.  Villarreal 29 58
4.  Atletico Madrid 29 57
5.  Real Betis 29 44
6.  Celta Vigo 29 41
7.  Real Sociedad 29 38
8.  Getafe 29 38
9.  Athletic Bilbao 29 38
10.  Osasuna 29 37
11.  Espanyol 29 37
12.  Valencia 29 35
13.  Girona 29 34
14.  Rayo Vallecano 29 32
15.  Sevilla 29 31
16.  Deportivo Alaves 29 31
17.  Elche 29 29
18.  Mallorca 29 28
19.  Levante 29 26
20.  Real Oviedo 29 21