Bazı Kitaplar Okunmaz, Yaralar

Bazı kitaplar okunur ve biter. Sayfa kapanır, hayat kaldığı yerden devam eder. Ama bazı kitaplar vardır ki bitmez. Okur onları kapatır ama kitap okuru kapatmaz. Bir cümle zihne çakılır, bir sahne kalbe yerleşir ve insan uzun süre o metnin içinden çıkamaz.

KÜLTÜR SANAT 27.03.2026, 13:19
Bazı Kitaplar Okunmaz, Yaralar

Kemal Varol’un Onu Sevdiğim Zamanlar romanı tam da böyle bir kitap. Başlığı ilk bakışta bir sevdayı çağrıştırır. İnsan ister istemez bir aşk hikâyesi bekler. Ama sayfalar ilerledikçe anlaşılır ki burada anlatılan şey bir kadını ya da bir adamı sevmekten ibaret değildir. Burada anlatılan şey, bir zamanın içinde sıkışmış hayatların kırılgan hafızasıdır.

Romanın asıl gücü olaylarda değil, hatırlamanın ağırlığındadır. Çünkü bu metin geçmişi anlatmaz yalnızca; geçmişin insanın içinde nasıl yaşamaya devam ettiğini gösterir. Hatıralar burada eski fotoğraflar gibi soluk değildir. Tam tersine, dokunulduğunda kanayan yaralar gibidir.

Sokakta ansızın karşılaşılan sert bakışlı adamlar, arkanızdan geçen beyaz toroslar, birinin adını soran yabancı yüzler… Bunlar yalnızca bir dönemin politik görüntüleri değildir. Bunlar bir çocuğun ruhuna kazınan korkunun sessiz işaretleridir.

Çocukluk çoğu insan için oyun demektir. Ama bazı coğrafyalarda çocukluk tetikte olmaktır. Bazı çocuklar erken büyür; çünkü korku büyütür insanı.

Romanın en sarsıcı anlarından biri tam da bu duygunun içinde saklıdır. Bir çocuk vurulduğunu anladığında, kan ter içinde yere yığılırken içinden şu cümleyi geçirir:

“Anneme vurulduğumu söylemeyin… çok üzülür.”

Bu cümle yalnızca bir acının ifadesi değildir. Bu cümle bir çocuğun son anda bile annesini düşünmesidir. Belki de romanın en ağır yeridir burası. Çünkü o anda insan şunu fark eder: Bazı çocuklar ölümü değil, annelerinin üzülecek olmasını düşünür.

Bir çocuk her koşulda annesini korumaya çalıştığında dünyada bir şeylerin ters gitmiş olduğunu anlıyorsun oracıkta. 

İşte roman tam da bu yüzden sarsıcıdır.

Anlatıcı büyüdükçe yalnızlığını kitapların içinde taşımaya başlar. Okumak onun için bir alışkanlık değil, bir sığınaktır. Çünkü bazen insanın konuşabileceği kimse kalmaz. Dünya sustuğunda kitaplar konuşur.

Bu yüzden anlatıcının zihninde başka sesler dolaşır:

Leo Tolstoy,

Marcel Proust,

William Faulkner,

James Joyce.

Onlar romanda birer alıntı değil, birer edebî yoldaş gibidir. İnsan yalnız kaldığında dünya edebiyatının büyük sesleri omzuna hafifçe dokunur.

Ama romanın başka bir kırılma noktası daha vardır. Anlatıcının sevdiği kızın söylediği bir cümle, yalnızca bir aşkın bitişini değil, yazarlığın trajedisini de dile getirir:

“Hiç yaşamamış da hep yazıyor gibisin… tuhaf işte.”

Bu cümle genç adamın kalbinde bir reddediş gibi yankılanır. Fakat aynı zamanda yazarların ortak kaderini de açığa çıkarır. Çünkü yazmak çoğu zaman hayatın dışında kalmayı göze almaktır. Yazarlar dünyayı herkes gibi yaşamayı bilmeyenlerdir belki de; onlar yaşamakla yazmak arasında gidip gelirler.

Bazıları hayatı yaşar.

Bazıları ise hayatı yazar.

Ve bazen yazmak, yaşamaktan daha ağır bir yalnızlık getirir.

Romanın bir başka dokunaklı katmanı ise ev meselesidir. 

Metinde annenin tavrı başka bir trajediyi görünür kılar. O, evini kaybetmek üzere olan bir kadındır ama asıl kaybı ev değil, evin içinde yitip giden hayatıdır. Eve talip olan herkesi vazgeçirmesi, bir mülkü değil bir hafızayı koruma çabasıdır. Ev onun için duvarlardan ibaret değildir; kayıpların, bekleyişlerin, umutların taşıyıcısıdır. Bu yüzden ayrılırken evi neredeyse canlı bir varlık gibi uğurlar.

Bir ev satıldığında bazen yalnızca kapılar değişmez.

Bir hafıza da yerinden sökülür.

Kemal Varol’un romanı tam da bu yüzden güçlüdür. Çünkü bu metin olayları anlatmaktan çok bir ruh hâlünü anlatır. Bir coğrafyada büyüyen insanların içine çöken o uzun, ağır duyguyu…

Biz çoğu zaman üzgün değilizdir.

Hüzünlüyüzdür.

Üzüntü geçer.

Hüzün kalır.

Hüzün insanın içine yerleşir ve zamanla sessiz bir gölgeye dönüşür. Onu Sevdiğim Zamanlar tam da bu gölgenin romanıdır.

Bazı romanlar anlatır.

Bazıları ise yaralar.

Onu Sevdiğim Zamanlar ikinci türden bir roman. Okurunu tenhada yakalayan, bir cümleyle yaralayan ve sonra hiçbir şey olmamış gibi sessizce kenara çekilen romanlardan.

Ve insan kitabı kapattığında şunu anlar:

Bazı kitaplar keyif vermek için yazılmaz.

Bazı kitaplar insanın içindeki sessiz yerlere dokunmak için yazılır.

Çünkü bazı hayatlar yaşanır.

Bazıları yazılır.

Ama bazı hayatlar vardır ki

ancak bir başkasının kalbinde yankı bulduğunda gerçekten var olur.

Ve son olarak, bir İsmet Özel çağrısını hatırlatır gibi:

“Ölüyoruz, demek ki yaşanılacak.”

Bu paradoksal ifade, yaşamın değerini mücadele içinde bulduğunu anlatır. Ölümün varlığı, hayatın anlamını büyütür. İnsan yaşamak için direnmek zorundadır. Ve belki de bu roman, okuruna bunu hatırlatmanın yoludur: Yaşamak, direnmekle aynı şeydir.

Kevser İpek Demirtaş

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
5
kısa süreli hafif yoğunluklu yağmur
Günün Anketi Tümü
2025/2026 Şampiyonu Kim Olur Sizce ?
Namaz Vakti 27 Mart 2026
İmsak 06:49
Güneş 08:21
Öğle 13:10
İkindi 15:29
Akşam 17:49
Yatsı 19:16
Puan Durumu
Takımlar O P
1.  Galatasaray 26 64
2.  Fenerbahçe 27 60
3.  Trabzonspor 27 60
4.  Beşiktaş 27 52
5.  Başakşehir FK 27 43
6.  Göztepe 26 43
7.  Samsunspor 26 35
8.  Kocaelispor 27 33
9.  Gaziantep FK 27 33
10.  Alanyaspor 27 31
11.  Çaykur Rizespor 26 30
12.  Konyaspor 27 30
13.  Gençlerbirliği 27 25
14.  Antalyaspor 27 25
15.  Kasımpaşa 27 24
16.  Kayserispor 27 23
17.  Eyüpspor 27 22
18.  Fatih Karagümrük 27 17
Takımlar O P
1.  Erzurumspor FK 32 69
2.  Amed SK 32 67
3.  Esenler Erokspor 32 63
4.  Çorum FK 32 62
5.  Bodrum FK 32 57
6.  Pendikspor 32 54
7.  Bandırmaspor 32 48
8.  Keçiörengücü 32 47
9.  Sivasspor 32 47
10.  Iğdır FK 32 45
11.  Van Spor FK 32 43
12.  Manisa FK 32 43
13.  Boluspor 32 42
14.  Ümraniyespor 32 39
15.  Sarıyer 32 39
16.  İstanbulspor 32 39
17.  Serik Belediyespor 32 35
18.  Sakaryaspor 32 32
19.  Hatayspor 32 7
20.  Adana Demirspor 32 3
Takımlar O P
1.  Arsenal 31 70
2.  Manchester City 30 61
3.  Manchester United 31 55
4.  Aston Villa 31 54
5.  Liverpool 31 49
6.  Chelsea 31 48
7.  Brentford 31 46
8.  Everton 31 46
9.  Fulham 31 44
10.  Brighton & Hove Albion 31 43
11.  Sunderland 31 43
12.  Newcastle United 31 42
13.  Bournemouth 31 42
14.  Crystal Palace 30 39
15.  Leeds United 31 33
16.  Nottingham Forest 31 32
17.  Tottenham 31 30
18.  West Ham United 31 29
19.  Burnley 31 20
20.  Wolverhampton 31 17
Takımlar O P
1.  Barcelona 29 73
2.  Real Madrid 29 69
3.  Villarreal 29 58
4.  Atletico Madrid 29 57
5.  Real Betis 29 44
6.  Celta Vigo 29 41
7.  Real Sociedad 29 38
8.  Getafe 29 38
9.  Athletic Bilbao 29 38
10.  Osasuna 29 37
11.  Espanyol 29 37
12.  Valencia 29 35
13.  Girona 29 34
14.  Rayo Vallecano 29 32
15.  Sevilla 29 31
16.  Deportivo Alaves 29 31
17.  Elche 29 29
18.  Mallorca 29 28
19.  Levante 29 26
20.  Real Oviedo 29 21