"Yaralı bir keklik uçtu önümden bende kaldı kanadı. "

Hayat, papatya gibi hüzünlü bazen, karanfil gibi yasta insan, fakat bülbül güle nasıl aşıksa, insan da öyle aşık umuda. Yürüdüğümüz yol değil kalbimize koyduğumuz niyettir önemli olan.

KÜLTÜR SANAT 03.07.2024, 17:21
"Yaralı bir keklik uçtu önümden bende kaldı kanadı. "

"Umudunu üzme "  Anadolu'nun okul görmemiş bir kadının,bir annenin umuda dair söylemiş olduğu en güzel sözüdür bu cümle. Çünkü, tam bitti dediğin yerde yeniden bir şey filizlenir, yol yeniden başlar, hikayen başka bir güzergahta yeniden sekillenir. O şey nerededir, o yol nasıl başlar, hikayene kimler dahil olur hiç bilemezsin çaba ve gayret bu yüzden çok önemli. Korkuyorsak şayet, Allah'ın verdiği korkuda da  'korkma' emri vardır. Bunu da hatırlamak lazım. 
Hepimizin hikayesinde , basarız olduğu, yıkıldığı, vefasızlık gördüğü, dışlandiğı , onulmaz bir sıkıntı, travmatik durumlar yaşadığı, sevdiklerini kaybettiği bir an vardır. Ama dünya başetme kabiliyeti geliştirmeyi ister bizden. İnsanın gerçek ne olduğunu gösteren şey, yaşamış olduğu zorluklar değil verdiği tepkileridir.
Umut bir kapı değil yolun bir noktasında önümüzde bir kapı açılacağı inancıdır, tahmin edilemez gelecege bir güvenme yeteneği, kendimize güvenme yeteneği, işte umudun içindeki en önemli bileşen budur. Kendimize, başa çıkma gücümüze, tekrar ayağa kalkma kabiliyetimize duyduğumuz güven. Hatta öyle ki kendimize güvenmek, tek başına bile umut üretebiliyor. Acılar bulaşınca insana hafıza da  umut üretiyor. Anlıyoruz ki, umut etmek, bir duygu değil bir düşünme biçimi. Bu yüzden umutlar cesarete dönüşür, düşünceyi güzelleştirenlere.

Yayını,  Endülüs Özbay 'ın, yayın danışmanlığını Kayahan Subaşı'n, Editörlüğünü  Ferman Salmış ve  Fatma Zeren 'in  yaptığı ve  Az yayın grubu tarafından yayımlanan Erguvan Düşleri  kitabı  okuru ile buluştu. Sağlam adımlarla bir projenin  yürüyüşü başlamış oldu böylece.
İlhamiyla, imgeleriyle tüm isim ve kapsamıyla insana hoş gelen bir kitap. Kapağından son sayfasına kadar kiminle nasıl bağ kurar, kime hangi hikâyeleri anlatır bilmiyorum. İlklerin ruhuna dair ne varsa üzerinde taşıyor.  
Edebiyatin ocağını sıcak tutan ortalıkta gözükmeyen işini iyi yapan bir zümre var. Yukarıda  zikredilen isimler bu zümrenin önemli temsilcileridir. Değerli bir çaba. 
Geleceğe dair bir şeylerin daha iyi olabileceğine, en önemlisi bu iyileştirmeye katkıda bulunabileceğine , aracılık edebileceğine inanmışlar, her adımını umutla atabilmiş ve  mutlu olma ihtimalini ortaya koymuşlar. İçinde bulunduğumuz durumu kötüleyerek , şikayet etmek insanoglunun duygularını sakatlar. Şikayet sorumluluğu dışarı atmaktır, kendi sorumluluğunu almamaktır. Çocukça bir istektir, düşük zekâ düzeyine ait bir ifadedir. Şikayet yerine çözüme odaklanan   emeği geçenleri  tebrik ederek kitapla ilgili mevzuya geçelim. 
Yorgun gönüllerin derin hikayesi vardır. Kelimelere dizilmiyor çoğu zaman. Ama hayata ilham iliştirmek isteyen, çizgi ötesi eğitimciler ise hayatı iyi okuyan ve anlamlandıran ustalardir. Hayatı sürekli dokunan bir halı gibi görür. Devamlılık getirirler.
 Öğretmen, iyi bir yaşamın olmadığını ama yaşamı güzelleştirenin insan olduğunu bilir. Harflerle göğüs kafesimizdeki aç kuşlara buğday saçar gibi doyum getirir.
Şehrazat korkuyu  geceler boyu nasıl büyük bir aşka ve dünya masalına çevirmişse  güzel bir zümre öncülüğünde 29 öğretmen bir araya gelmiş, emeğin yanına edebiyatı koymuşlar. Kalbimizdeki umuda ulaşmışlar. Suya atılan taş gibi aklımızda kalbimizde halkalanip duruyor her bir öykü okundukça. Bizleri  kendi duygu ve gerçeklik burgacina çekerek  mavi gök altında,  siyah suyu anlatırken berrak bir umut yolculuguna çıkarıyorlar. Yazıldığı gibi değil yaşandığı gibi olan bu  hikayelerde hüzün fıçısından fermente edilmiş kıymetli tecrübeler de  var. İçe dönük insanlar, sever usulca kıpırdayan perdeleri ve kuytulardaki ferahlığı.
Hikayelerde içimiz burkulsa da, alın cizgilerimize acı sular yürüyüse de, hikayenin sonunda  
kül içinde gizlenen közlerden umut devşirip,  okurun kucağını umutla doldurması güzel ayrıntı.
  Yüreğinin üstüne astığı bir fotoğraf makinası bir diğeri şiirden başka bir şeyi olmayan bir adamın öyküsü, bir incelik imâsı , bir gönül hizmeti , bir fotoğraftan bakan bir çift çocuk gözü, bir fotoğrafın verdiği acı güzelleştirdigi geçmişi, çağrıştırdığı gelecek, kadınlara tarihini gösteren bir güldeste,
 "Bugün herkes sussun bir tek taş ve toprak konuşsun ". 
Susarak konuşan bir Japon inceliği...
Ayrılıktan yapılmış Ayşe kızı Ayşe'nin hikayesi göz göz gömülmüş önündeki ateşe .
Bir hüzün başağı filizlenir yüreğimizde, hasat vakti geldiğinde umuda dönüşmesi,
İyileşme dediğimiz bir geri dönüş değil , olmuş olandan anlam üretebilmek...
Bir fotoğrafta donup kalmış bir korku gibi gelir,  deprem geçiren öyküler, 
Denizin bütün renkleriyle gülümseyebilen bir süzme bal gözleriyle çocuk ...
Fırçasını güneşin sesine banan bir ressam ,
Bir kapıya hasret bin hikâye gibi sukutun sesini de  işitiyoruz kimi zaman ...
Spazm sonrası bir kalbe ciceklenmesi ogutlenmesinde; 
 Bir çağlayan dökülüyor, bir damla debisine nasıl şerh , 
Kağıt ve kalemi hazırla başlıyoruz demesi ağır hüznümüzü paramparça etmesi...
İnsan düşlerinde, hem acı çeker hem de yeniden doğuşlar yaşar.
Gökyüzüne çevirir başımızı doya doya seyrederiz ya , bu hikayeler kuyuya bakraci salivermişler de  tersine bir göğü yaşıyormuş gibi uzun uzun seyre daldiriyor.
Yaşatılmayacak hiçbir şeyin hayalî bile kurdurulmazken,  efsunlu bir rüyanın gerçekleşmemesi imkansız diyor bir anlatıcı , 
Gelecekte umudu olmayan insan geçmişin bataklığında boğulur. Rüyası ona umut olduğu için her zorluk ile mücadele etme ve sabırla bekleme gücünü kendinde bulan bir hikaye ...
Bir rüyadan sonra insan kendini değerli ve biricik hissederken kalbi ve aklı arasında bir köprü kurması , söz de nefes gibi neyle besleniyorsa öyle koktuğunu gösteriyor.
'Dualar böyle çabuk mu cevap verilirdi', diyor bir başka hikaye, demek ki güvenini ve umudunu sadece bir kapıya emanet ettiğinde böyle olurdu. 
Bildiği ile amel edene bilmedikleri de öğretilmiş. 
Hikayeleri okumuyor âdeta karşındakini dinliyor dertlesiyorsun...

Dünler, yarınlar ve arafların simyasinda,  şehirde kaybolmuş çoban oğlan ,
"Havada da kar sesi var" şarkısına götürdü beni. "Mor puşuyu boyamadim, ben çobana doyamadım/ hep kuşlar da yuva yapmış/ serçe kadar olamadım / Lele çoban garip oğlan/ çobanın elinde kaval/ arkasında sürü, davar/ eğer davar susadiysa/ Bizim evde çifte pınar/ Lele çoban garip oğlan " .
Hikayelerimizle hepimiz bir ağacın köküyüz hepimizin kökünde bir uçurum durur.  Ama kendi hikayesinden anlamlar ören, güzellikler dokuyan insan , mutluluğun büyük oranda umutla ilgili olduğunu bilir. 
Hasret birikip hüzün sızsa da araya bu umut öyküleri herkese iyi gelecek...Kalemleriyle düşleri geniş ve sürekli dönüşüm geçiren bir güzellikte olsunlar. O zaman biz de okuyalım okuyalım edebiyat kimseye kalmaz diyelim mi?Emeği geçen herkese teşekkürler, iyi okumalar hepimize...

Yazan: Kevser İPEK DEMİRTAŞ 
ERGUVAN DÜŞLERİ ve YARALI BİR KEKLİK

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
15
açık
Günün Anketi Tümü
Ali Koç mu? Aziz Yıldırım mı?
Ali Koç mu? Aziz Yıldırım mı?
Namaz Vakti 25 Temmuz 2024
İmsak 03:58
Güneş 05:47
Öğle 13:16
İkindi 17:12
Akşam 20:35
Yatsı 22:15
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 38 102
2. Fenerbahçe 38 99
3. Trabzonspor 38 67
4. Başakşehir 38 61
5. Kasımpasa 38 56
6. Beşiktaş 38 56
7. Sivasspor 38 54
8. Alanyaspor 38 52
9. Rizespor 38 50
10. Antalyaspor 38 49
11. Gaziantep FK 38 44
12. A.Demirspor 38 44
13. Samsunspor 38 43
14. Kayserispor 38 42
15. Hatayspor 38 41
16. Konyaspor 38 41
17. Ankaragücü 38 40
18. Karagümrük 38 40
19. Pendikspor 38 37
20. İstanbulspor 38 16
Takımlar O P
1. Eyüpspor 34 75
2. Göztepe 34 70
3. Sakaryaspor 34 60
4. Bodrumspor 34 57
5. Ahlatçı Çorum FK 34 56
6. Kocaelispor 34 55
7. Boluspor 34 53
8. Gençlerbirliği 34 51
9. Bandırmaspor 34 50
10. Erzurumspor 34 44
11. Ümraniye 34 43
12. Manisa FK 34 40
13. Keçiörengücü 34 40
14. Adanaspor 34 39
15. Şanlıurfaspor 34 38
16. Tuzlaspor 34 38
17. Altay 34 10
18. Giresunspor 34 7
Takımlar O P
1. M.City 38 91
2. Arsenal 38 89
3. Liverpool 38 82
4. Aston Villa 38 68
5. Tottenham 38 66
6. Chelsea 38 63
7. Newcastle 38 60
8. M. United 38 60
9. West Ham United 38 52
10. Crystal Palace 38 49
11. Brighton 38 48
12. Bournemouth 38 48
13. Fulham 38 47
14. Wolves 38 46
15. Everton 38 40
16. Brentford 38 39
17. Nottingham Forest 38 32
18. Luton Town 38 26
19. Burnley 38 24
20. Sheffield United 38 16
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 95
2. Barcelona 38 85
3. Girona 38 81
4. Atletico Madrid 38 76
5. Athletic Bilbao 38 68
6. Real Sociedad 38 60
7. Real Betis 38 57
8. Villarreal 38 53
9. Valencia 38 49
10. Deportivo Alaves 38 46
11. Osasuna 38 45
12. Getafe 38 43
13. Celta Vigo 38 41
14. Sevilla 38 41
15. Mallorca 38 40
16. Las Palmas 38 40
17. Rayo Vallecano 38 38
18. Cadiz 38 33
19. Almeria 38 21
20. Granada 38 21