Veysel Öngören: Bir Ömrün Şiire Açılan Kapısı

Bana bir şarkı söyle İçinde sesin olsun Ve çiçek izleri olsun Seni de severim çiçekleri de...

KÜLTÜR SANAT 12.01.2026, 12:46 12.01.2026, 12:59
Veysel Öngören: Bir Ömrün Şiire Açılan Kapısı

1
Bana bir suskunluk bırak, bizim şarkılardan.
Kelimeler yorulduğunda, bulutlar yaklaştığında,
Taşlara yaslanan bir gölge gibi dursun içimde.
Adını anmadan sevmeyi o şarkılardan öğrendim.

II
Bana bir sızı bırak, o masal anlatıcılarından, bitimsiz sözlerden.
Haritası yırtık, gecesi uzun
Ayağıma batan dikenleri hatıra diye saklayayım.

Çocukluğum, ırmakların çağıldayan sesi gibi.
Dönersem eksik, dönmezsem “tamam” olayım şeceresinde sevdanın. (Veysel’e Söyle’den…)

Bazı insanlar doğdukları yere sığmaz; bazıları da “mecburi” gittikleri yerlerde kendilerini bulur. Veysel Öngören’in hikâyesi, bu iki hâlin arasında salınan bir ömrün şiirle kurduğu uzun, sabırlı bir bağdır. Bir sarkaç gibi bir ayağı memleketinde, bir ayağı Ankara’da yaşadı Öngören. Diyarbakır’da edebiyat ve şiirle uğraşan genç edebiyatçıları etrafında topladı, bir çeşit “Edebiyat Ortamı”nın oluşmasına önemli katkıda bulundu. Etrafında yetişen şair ve yazarlardan her biri sonraki yıllarda önemli eserlere imza attılar. Bir Diyarbekir “hasbihalidir” o.

1986’lı yıllarda Bismil Lisesi’nde okurken Veysel Abiyi daha yakından tanıdım. Köylerimiz komşu sayılırdı, aralıklarla gidiş gelişler olurdu aramızda. Bende büyük emeği olan ilkokul öğretmenim Yemlihan Özkan bizlere Diyarbakırlı yazar ve şairlerden söz ederdi. Edebiyata yönelmemde onun etkisi vardı. Öngören’nin kitaplarından ilkin o bahsetti bizlere. Lise öğrencisi iken Bismil’e her gelişinde yazıhanesine çağırır, edebi sohbetler gerçekleştirirdi. Zaman zaman yazdığı şiirlerden okumasını isterdik, bizi kırmazdı. 

Veysel Abi, güleç yüzlü ve babacandı. Hep umut doluydu, bütün kaygısı toplumsal gelişim ve dönüşümdü. Sanatı bu değişimin merkezine oturtmuştu. Bölgenin sosyolojik, coğrafi v e gelenek, görenek bağlarını çok iyi bilir, bunların ne anlama geldiğini anlatırken, o felsefi bakış açısını da sözlerine yansıtırdı. 

Veysel Öngören, 1931 yılında Diyarbakır’ın Bismil ilçesine bağlı Hacikan Köyü’nde dünyaya geldi. Annesi Fatma Hanım, babası madenci Bedrettin Öngören’di. Daha çocukluğunun başında kader, onu doğduğu topraklardan kopardı. 1934’te Kütahya’nın Tavşanlı ilçesine ailece gönderildi. Veysel, henüz kelimeleri tanımadan hasreti öğrendi önce. Öğretisinde bu yerinden koparılmışlığın izlerini pekâlâ görmek mümkündür. 

İlkokulu Tavşanlı’da okudu. Ortaöğrenimini Afyon Lisesi’nde tamamladığında takvimler 1949’u gösteriyordu. Şiir, bu yıllarda usul usul içinden konuşmaya başladı. Henüz genç bir delikanlıyken, 1950’de Tavşanlı’da yayımlanan Filizdergisinde ilk şiiri çıktı. Bu, onun kelimelerle kuracağı uzun yolculuğun ilk izi oldu.

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’ne başladı; fakat İstanbul, onun için bir durak olmaktan öteye geçmedi. Öğrenimini yarıda bıraktı ve Diyarbakır’a, doğduğu köye döndü. Yedi yıl boyunca köyde yaşadı. Toprakla temas etti, insanı gözledi, suskunlukları dinledi. Şiirinin en derin damarlarından biri, işte bu sessiz yıllarda oluştu. Daha sonra Ankara’ya gitti. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Felsefe Bölümü’nde okudu. Nusret Hızır’ın öğrencisi olmak, onun için yalnızca akademik bir kazanım değil, düşünsel bir onurdu. Ankara, Veysel Öngören’in ikinci şehri oldu; sokakları, dostlukları, kahkahalarıyla Kardeşi Vasıf Öngören’in kurduğu Ankara Birliği Sahnesi’nin müdürlüğünü üstlendi. Tiyatro, onun için sahneden ibaret değildi; insanın, toplumun ve çelişkinin canlı hâliydi.

Ömrünün son yıllarında yeniden Diyarbakır’a döndü. Genç şair ve yazarlarla sıklıkla bir araya geldi, sohbetler gerçekleştirdi. Köyüne çekildi; çiftçilikle uğraştı. Şiirle toprağı aynı anda tutan elinde tutmaya çalışan nadir insanlardandı. Evliydi, iki çocuk babasıydı. 30 Eylül 1998’de, doğduğu köyde hayata veda etti. Toprak, onu başladığı yerde kabul etti.

Vefatı dolayısıyla bir grup arkadaş köye gittik ve iki gün boyunca onu yâd ettik. Köye gelenler onu andılar ve hatıralarını paylaştılar. Bu toprakların hep etkili sesleri vardır, dengbêjler, ozanlar, şairler, masal anlatıcıları… O, hep heybesinde geçmişin seslerini taşıdı, onları dönüştürüp kendi sesini buldu ve o sesle şiirler yazdı. 

Veysel Öngören, şiirde sosyal gerçekçi bir duyarlılığın izini sürdü. Ahmed Arif’in sesiyle, Enver Gökçe’nin bakışıyla, dengelerle akraba bir şiir kurdu. Yöresel deyişlerden yararlandı; ama folkloru süs olarak değil, hakikat olarak kullandı. Şiiri gözlemden, hayatın sert yüzünden, insanın suskunluğundan beslendi. Bozkırın sarı saçlı şairi, masmavi gözleriyle baktı bu coğrafyaya. Umudu, gözlerinin renginden aldı. Sızısını da bir köy kadının sevda bohçasından aldı.

"Hiç sızlattı mı içinde bir yeri

Bir genç kadının umudunu gömüp içine

Faydasız diyen bir el çevikliği ile

Düzetişi tülbentini.”

İlk şiir kitabı Remo ve Salo 1979’da yayımlandı. Ardından beş şiir kitabı geldi. Çocukluğumuzda iki eşkıya olarak hatırladığımız Salo ve Remo’yu bu şiir kitabında ele aldı ve onları ölümsüzleştirdi. Köy ilişkilerindeki “ çatışmaları” ele aldı. Hep bilgece bir yerden baktığını çok sonradan öğrendik.

Edebiyat sorunları üzerine yazılarıyla da dikkat çekti. Şiir ve Yenilik adlı kitabında, şiirin teknikleşme baskısı altında nasıl daraldığını, gerçeklikle bağının nasıl zayıfladığını cesurca tartıştı. Ona göre şiir, “kuşakları ardından koşturan öncü bir geyik”ti; teknik, bu koşuyu engellememeli, şiiri yeniden kullanılabilir kılmalıydı.

Bazı hayatlar çok gürültülü yaşanır; bazılarıysa sessiz ama derindir. Veysel Öngören’in hayatı, kelimelerle toprağın, sürgünle aidiyetin, düşünceyle şiirin aynı bedende buluştuğu nadir hikâyelerden biridir. Gülüşünü yüzünden ve hayatından hiç eksik etmedi. 

Ferman Salmış 

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
5
kısa süreli hafif yoğunluklu yağmur
Günün Anketi Tümü
2025/2026 Şampiyonu Kim Olur Sizce ?
Namaz Vakti 27 Şubat 2026
İmsak 06:49
Güneş 08:21
Öğle 13:10
İkindi 15:29
Akşam 17:49
Yatsı 19:16
Puan Durumu
Takımlar O P
1.  Galatasaray 23 55
2.  Fenerbahçe 23 53
3.  Trabzonspor 23 48
4.  Beşiktaş 23 43
5.  Göztepe 23 41
6.  Başakşehir FK 23 36
7.  Samsunspor 23 31
8.  Kocaelispor 23 30
9.  Gaziantep FK 23 28
10.  Alanyaspor 23 26
11.  Çaykur Rizespor 23 24
12.  Gençlerbirliği 23 23
13.  Konyaspor 23 23
14.  Antalyaspor 23 23
15.  Eyüpspor 23 21
16.  Kasımpaşa 23 20
17.  Kayserispor 23 19
18.  Fatih Karagümrük 23 13
Takımlar O P
1.  Erzurumspor FK 27 57
2.  Esenler Erokspor 27 56
3.  Amed SK 27 54
4.  Çorum FK 27 47
5.  Bodrum FK 27 45
6.  Pendikspor 27 45
7.  Iğdır FK 27 41
8.  Manisa FK 27 40
9.  Keçiörengücü 27 39
10.  Bandırmaspor 27 39
11.  Van Spor FK 27 38
12.  Boluspor 27 38
13.  İstanbulspor 27 38
14.  Sivasspor 27 35
15.  Sarıyer 27 34
16.  Ümraniyespor 27 32
17.  Serik Belediyespor 27 29
18.  Sakaryaspor 27 24
19.  Hatayspor 27 7
20.  Adana Demirspor 27 3
Takımlar O P
1.  Arsenal 28 61
2.  Manchester City 27 56
3.  Aston Villa 27 51
4.  Manchester United 27 48
5.  Chelsea 27 45
6.  Liverpool 27 45
7.  Brentford 27 40
8.  Bournemouth 27 38
9.  Everton 27 37
10.  Fulham 27 37
11.  Newcastle United 27 36
12.  Sunderland 27 36
13.  Crystal Palace 27 35
14.  Brighton & Hove Albion 27 34
15.  Leeds United 27 31
16.  Tottenham 27 29
17.  Nottingham Forest 27 27
18.  West Ham United 27 25
19.  Burnley 27 19
20.  Wolverhampton 28 10
Takımlar O P
1.  Barcelona 25 61
2.  Real Madrid 25 60
3.  Villarreal 25 51
4.  Atletico Madrid 25 48
5.  Real Betis 25 42
6.  Celta Vigo 25 37
7.  Espanyol 25 35
8.  Athletic Bilbao 25 34
9.  Osasuna 25 33
10.  Real Sociedad 25 32
11.  Girona 25 30
12.  Sevilla 25 29
13.  Getafe 25 29
14.  Deportivo Alaves 25 27
15.  Rayo Vallecano 24 26
16.  Valencia 25 26
17.  Elche 25 25
18.  Mallorca 25 24
19.  Levante 25 18
20.  Real Oviedo 24 17