Hayat ile İnsan Arasında: “Eğer” Üzerine Bir Deneme
“Eğer kalabalıklarla konuşup erdemini korur, krallarla yürüyüp halktan kopmazsan; Ne düşmanların ne de sevenlerin seni incitemezse
Herkes senin için değerliyse ama hiçbiri fazla değilse;
Acımasız dakikayı
altmış saniyelik dolu dolu bir koşuyla doldurabilirsen;
Dünya ve içindeki her şey senindir—
ve dahası: bir İnsan olursun, oğlum.”/Rudyard Kipling
Bir şiirden hayata, sokağa adım atmak, bu şiirde bir dizi yürüme perspektifi verir ve bunu okuyucunun eline tutuşturur. Bu yol bilgeliği, engin bir tecrübeye ve okumuşluğu dayalıdır. Tarihin akışı içinde, insanın duruşu ve durduğu yer önemlidir. Hayat, tecrübelerle doludur ve Kipling bu tecrübeleri okuruyla paylaşır.
“Eğer” bir öğütler manzumesi değildir; insanın kendine verdiği uzun bir ahlâk sözüdür, kendiyle yaptığı bir sözleşmedir. Kipling bu şiirde bir baba sesiyle konuşur ama muhatabı tek bir çocuk değil, zamana bırakılmış bütün insanlıktır. Şiir, bir insanın başına gelebilecek en büyük felaketleri değil, en sinsi olanları sıralar: kibir, acele, öfke, yılgınlık, kendini kaybetme.
“Eğer” şiiri insanın kendiyle yaptığı uzun, sessiz ve çoğu zaman acımasız bir konuşmadır. Kipling’in dizeleri, öğüt vermek için acele etmez; aksine insanı bir eşikte durdurur. O eşik, ne zaferin sarhoşluğudur ne de yenilginin karanlığı. O eşik, bilincin kendine baktığı yerdir.
Şiirin ilk çağrısı sükûnettir. Herkesin bağırdığı, herkesin suçladığı, herkesin aklını yitirdiği bir anda başını dik tutabilmek… Bu, basit bir soğukkanlılık değil; kalabalığın ahlâkına teslim olmamayı göze alabilmektir. Çünkü çoğu zaman aklını yitiren birey değil, çoğunluğun kendisidir. Kipling burada bize şunu fısıldar: İnsan, başkalarının çöküşü üzerinden kendini inşa edemez. Kendine güvenmek, başkalarının kuşkusunu inkâr etmek değil; onu anlayacak kadar derinleşebilmektir.
Şiirin merkezinde başarı ya da zafer yoktur; denge vardır. Kazandığında şımarmamak, kaybettiğinde dağılmamak… Çünkü insan çoğu zaman yenilgilerde değil, zaferlerde yoldan çıkar. Kipling’in ahlâkı gürültülü değildir; bağırmaz, vaaz vermez. Sessiz bir vakar önerir. Kalabalıklar içinde yalnız kalabilmeyi, yalnızken de kalabalığa dönüşmemeyi öğretir.
“Eğer”de insan, duygularını inkâr etmez ama onlara teslim de olmaz. Öfke vardır; fakat yöneten o değildir. Umut vardır; ama kör değildir. Sabır vardır; fakat boyun eğmek değildir. Bu yönüyle şiir, Doğu’nun hikmet geleneğiyle Batı’nın birey ahlâkını aynı dizede buluşturur. Stoacı bir serinkanlılıkla tasavvufi bir teslimiyet arasında salınır.
Kipling’in insanı konuşur, düşünür, düş kurar; fakat hiçbirine tapmaz. Düşlerini putlaştırmaz, düşüncelerini mutlaklaştırmaz. Çünkü şiirin asıl uyarısı şudur: İnsan, kendi zihninin tiranı olabilir. “Eğer” bu tiranlığa karşı bir özgürlük çağrısıdır.
“Eğer”de düş kurmak serbesttir; ama düşlere teslim olmak yasaktır. Bu ayrım, modern insanın en büyük trajedisini açığa çıkarır. Günümüz dünyasında hayaller, insanı özgürleştiren imgeler olmaktan çıkıp, insanı kendinden uzaklaştıran birer efendiye dönüşmüştür. Kipling’in uyarısı nettir: Düş, insanın yoldaşıdır; rehberi değil. Aksi hâlde insan, düşüncenin öznesi olmaktan çıkar, düşüncenin nesnesi hâline gelir.
Şiirin belki de en sert yüzü, Zafer ve Felaketin “iki sahtekâr” olarak adlandırılmasıdır. Bu ifade, insanlık tarihinin en kadim yanılgısını hedef alır. Zafer ahlâkın kanıtı değildir; felaket de suçun kesin delili değildir. İkisi de gelip geçicidir. Asıl sınav, insanın bu iki uç arasında kendini kaybetmemesidir. Burada Kipling, Stoacı bir sükûnetle, Doğu bilgeliğini andıran bir denge fikrini çağırır: İnsanı ayakta tutan şey sonuçlar değil, tutumdur.
Şiirdeki en sarsıcı anlardan biri, insanın kendi sözlerinin çarpıtıldığını görüp susmayı seçtiği andır. Hakikatin eğilip bükülmesi, çoğu zaman dış düşmanlardan değil, hakikati kendi çıkarına alet edenlerden gelir. Bu noktada “Eğer”, bize intikamı değil, onarıcı sabrı önerir. Yıkılanı yeniden kurmak, eski aletlerle, yorgun ellerle… Bu, insanın kendine karşı sorumluluğudur. Çünkü bazı yenilgiler, insanı küçültmez; aksine onu derinleştirir.
Kipling’in insan tasavvuru, risk almayan bir güvenliğe yaslanmaz. Her şeyi tek hamlede ortaya koyabilmek, kaybettiğinde susabilmek ve yeniden başlayabilmek… Bu, kullenmişliğin değil; değişim için cesaretin tarifidir. Kaybı anlatmamak, acıyı inkâr etmek değildir; onu teşhir malzemesi hâline getirmemektir. Burada insan, mağduriyetle değil, iradeyle tanımlanır.
Şiirin sonuna doğru kalabalıklar ve krallar aynı cümlede anılır. Bu tesadüf değildir. Kipling, insanın hem halkla yürüyüp hem iktidarın cazibesine kapılmamasını ister. Ne düşmanın ne de dostun insanı esir almasına izin vermemek… Bu, duygusal yalıtım değil; etik bir mesafe önerisidir. Herkesin değerli olduğu ama hiç kimsenin putlaştırılmadığı bir bilinç hâli.
Ve o meşhur son dize: “Bir İnsan olursun, oğlum.”
Buradaki “insan”, biyolojik bir tanım değildir. Bu insan, zamana direnmiş, kalabalığa teslim olmamış, acıyı sessizce taşımış, zaferle kibirlenmemiş, yenilgiyle küçülmemiş bir varoluştur. Kipling’in insanı, tamamlanmış değildir; sürekli sınanan bir hâl içindedir. Kendini her an yeniden kurar ve oldurur.
“İnsan olursun…”
Bu, biyolojik bir tanım değildir. İnsan olmak, bir haktır, bir emektir. Sabırla, kayıpla, susarak ve çoğu zaman kimse görmeden kazanılan bir hâl… Kipling’in “insan”ı alkışlarla büyümez; sessizlikte olgunlaşır. Dünya aynı zamanda iyi bir okuldur, gezegenin okur yazarı olmak elbette, gezegenin yegâne akıllı ve bilinçli varlığı insanla mümkündür.
Belki de bu yüzden “Eğer”, gençlere değil yalnızca; yorgunlara da yazılmıştır. Hayatın ortasında durup kendine bakmak isteyenlere… Gürültüden kaçıp anlam arayanlara… Çünkü şiir bize şunu fısıldar:
Dünya seninle sınanmaz; sen dünyayla sınanırsın.
“Eğer”, bize şunu söyler: İnsan olmak bir sonuç değil, bir yürüyüştür. Ve bu yürüyüşte en ağır yük, dış dünyanın değil, kendi içimizde taşıdığımız zayıflıkların ağırlığıdır. Şiir, bu yükle nasıl yürüneceğini öğretmez; ama nasıl düşülmeyeceğini sezdirir. Düştüğündü insanın nasıl ayağa kalkabileceğinin de bir manifestosudur. Günlük yaşamın telaşından uzakta ancak hayatı teğet geçmeyen bu yolculuk hepimiz için bir önsöz niteliğindedir.
Ferman Salmış
2025/2026 Şampiyonu Kim Olur Sizce ?
| İmsak | 06:49 | ||
| Güneş | 08:21 | ||
| Öğle | 13:10 | ||
| İkindi | 15:29 | ||
| Akşam | 17:49 | ||
| Yatsı | 19:16 |
| Takımlar | O | P |
|---|---|---|
| 1. Galatasaray | 17 | 42 |
| 2. Fenerbahçe | 17 | 39 |
| 3. Trabzonspor | 17 | 35 |
| 4. Göztepe | 17 | 32 |
| 5. Beşiktaş | 17 | 29 |
| 6. Samsunspor | 17 | 25 |
| 7. Başakşehir FK | 17 | 23 |
| 8. Kocaelispor | 17 | 23 |
| 9. Gaziantep FK | 17 | 23 |
| 10. Alanyaspor | 17 | 21 |
| 11. Gençlerbirliği | 17 | 18 |
| 12. Çaykur Rizespor | 17 | 18 |
| 13. Konyaspor | 17 | 17 |
| 14. Kasımpaşa | 17 | 15 |
| 15. Antalyaspor | 17 | 15 |
| 16. Kayserispor | 17 | 15 |
| 17. Eyüpspor | 17 | 13 |
| 18. Fatih Karagümrük | 17 | 9 |
| Takımlar | O | P |
|---|---|---|
| 1. Amed SK | 19 | 39 |
| 2. Pendikspor | 19 | 37 |
| 3. Esenler Erokspor | 19 | 34 |
| 4. Erzurumspor FK | 19 | 33 |
| 5. Bodrum FK | 19 | 32 |
| 6. Çorum FK | 19 | 32 |
| 7. Iğdır FK | 19 | 30 |
| 8. Boluspor | 19 | 29 |
| 9. Van Spor FK | 19 | 27 |
| 10. Keçiörengücü | 19 | 26 |
| 11. Bandırmaspor | 19 | 26 |
| 12. Serik Belediyespor | 19 | 26 |
| 13. Sivasspor | 19 | 25 |
| 14. İstanbulspor | 19 | 24 |
| 15. Manisa FK | 19 | 23 |
| 16. Sakaryaspor | 19 | 22 |
| 17. Sarıyer | 19 | 21 |
| 18. Ümraniyespor | 19 | 21 |
| 19. Hatayspor | 19 | 6 |
| 20. Adana Demirspor | 19 | 2 |
| Takımlar | O | P |
|---|---|---|
| 1. Arsenal | 20 | 48 |
| 2. Manchester City | 20 | 42 |
| 3. Aston Villa | 20 | 42 |
| 4. Liverpool | 20 | 34 |
| 5. Chelsea | 20 | 31 |
| 6. Manchester United | 20 | 31 |
| 7. Brentford | 20 | 30 |
| 8. Sunderland | 20 | 30 |
| 9. Newcastle United | 20 | 29 |
| 10. Brighton & Hove Albion | 20 | 28 |
| 11. Fulham | 20 | 28 |
| 12. Everton | 20 | 28 |
| 13. Tottenham | 20 | 27 |
| 14. Crystal Palace | 20 | 27 |
| 15. Bournemouth | 20 | 23 |
| 16. Leeds United | 20 | 22 |
| 17. Nottingham Forest | 20 | 18 |
| 18. West Ham United | 20 | 14 |
| 19. Burnley | 20 | 12 |
| 20. Wolverhampton | 20 | 6 |
| Takımlar | O | P |
|---|---|---|
| 1. Barcelona | 19 | 49 |
| 2. Real Madrid | 19 | 45 |
| 3. Villarreal | 17 | 38 |
| 4. Atletico Madrid | 19 | 38 |
| 5. Espanyol | 18 | 33 |
| 6. Real Betis | 18 | 28 |
| 7. Celta Vigo | 18 | 26 |
| 8. Athletic Bilbao | 19 | 24 |
| 9. Elche | 18 | 22 |
| 10. Getafe | 18 | 21 |
| 11. Sevilla | 18 | 20 |
| 12. Osasuna | 18 | 19 |
| 13. Deportivo Alaves | 18 | 19 |
| 14. Rayo Vallecano | 18 | 19 |
| 15. Real Sociedad | 18 | 18 |
| 16. Mallorca | 18 | 18 |
| 17. Girona | 18 | 18 |
| 18. Valencia | 18 | 16 |
| 19. Levante | 17 | 13 |
| 20. Real Oviedo | 18 | 12 |