Hayat ile İnsan Arasında: “Eğer” Üzerine Bir Deneme

“Eğer kalabalıklarla konuşup erdemini korur, krallarla yürüyüp halktan kopmazsan; Ne düşmanların ne de sevenlerin seni incitemezse

KÜLTÜR SANAT 07.01.2026, 10:46
Hayat ile İnsan Arasında: “Eğer” Üzerine Bir Deneme

Herkes senin için değerliyse ama hiçbiri fazla değilse;
Acımasız dakikayı
altmış saniyelik dolu dolu bir koşuyla doldurabilirsen;
Dünya ve içindeki her şey senindir—
ve dahası: bir İnsan olursun, oğlum.”/Rudyard Kipling

Bir şiirden hayata, sokağa adım atmak, bu şiirde bir dizi yürüme perspektifi verir ve bunu okuyucunun eline tutuşturur. Bu yol bilgeliği, engin bir tecrübeye ve okumuşluğu dayalıdır. Tarihin akışı içinde, insanın duruşu ve durduğu yer önemlidir. Hayat, tecrübelerle doludur ve Kipling bu tecrübeleri okuruyla paylaşır.

“Eğer” bir öğütler manzumesi değildir; insanın kendine verdiği uzun bir ahlâk sözüdür, kendiyle yaptığı bir sözleşmedir. Kipling bu şiirde bir baba sesiyle konuşur ama muhatabı tek bir çocuk değil, zamana bırakılmış bütün insanlıktır. Şiir, bir insanın başına gelebilecek en büyük felaketleri değil, en sinsi olanları sıralar: kibir, acele, öfke, yılgınlık, kendini kaybetme.

“Eğer” şiiri insanın kendiyle yaptığı uzun, sessiz ve çoğu zaman acımasız bir konuşmadır. Kipling’in dizeleri, öğüt vermek için acele etmez; aksine insanı bir eşikte durdurur. O eşik, ne zaferin sarhoşluğudur ne de yenilginin karanlığı. O eşik, bilincin kendine baktığı yerdir.

Şiirin ilk çağrısı sükûnettir. Herkesin bağırdığı, herkesin suçladığı, herkesin aklını yitirdiği bir anda başını dik tutabilmek… Bu, basit bir soğukkanlılık değil; kalabalığın ahlâkına teslim olmamayı göze alabilmektir. Çünkü çoğu zaman aklını yitiren birey değil, çoğunluğun kendisidir. Kipling burada bize şunu fısıldar: İnsan, başkalarının çöküşü üzerinden kendini inşa edemez. Kendine güvenmek, başkalarının kuşkusunu inkâr etmek değil; onu anlayacak kadar derinleşebilmektir.

Şiirin merkezinde başarı ya da zafer yoktur; denge vardır. Kazandığında şımarmamak, kaybettiğinde dağılmamak… Çünkü insan çoğu zaman yenilgilerde değil, zaferlerde yoldan çıkar. Kipling’in ahlâkı gürültülü değildir; bağırmaz, vaaz vermez. Sessiz bir vakar önerir. Kalabalıklar içinde yalnız kalabilmeyi, yalnızken de kalabalığa dönüşmemeyi öğretir.

“Eğer”de insan, duygularını inkâr etmez ama onlara teslim de olmaz. Öfke vardır; fakat yöneten o değildir. Umut vardır; ama kör değildir. Sabır vardır; fakat boyun eğmek değildir. Bu yönüyle şiir, Doğu’nun hikmet geleneğiyle Batı’nın birey ahlâkını aynı dizede buluşturur. Stoacı bir serinkanlılıkla tasavvufi bir teslimiyet arasında salınır.

Kipling’in insanı konuşur, düşünür, düş kurar; fakat hiçbirine tapmaz. Düşlerini putlaştırmaz, düşüncelerini mutlaklaştırmaz. Çünkü şiirin asıl uyarısı şudur: İnsan, kendi zihninin tiranı olabilir. “Eğer” bu tiranlığa karşı bir özgürlük çağrısıdır.

“Eğer”de düş kurmak serbesttir; ama düşlere teslim olmak yasaktır. Bu ayrım, modern insanın en büyük trajedisini açığa çıkarır. Günümüz dünyasında hayaller, insanı özgürleştiren imgeler olmaktan çıkıp, insanı kendinden uzaklaştıran birer efendiye dönüşmüştür. Kipling’in uyarısı nettir: Düş, insanın yoldaşıdır; rehberi değil. Aksi hâlde insan, düşüncenin öznesi olmaktan çıkar, düşüncenin nesnesi hâline gelir. 

Şiirin belki de en sert yüzü, Zafer ve Felaketin “iki sahtekâr” olarak adlandırılmasıdır. Bu ifade, insanlık tarihinin en kadim yanılgısını hedef alır. Zafer ahlâkın kanıtı değildir; felaket de suçun kesin delili değildir. İkisi de gelip geçicidir. Asıl sınav, insanın bu iki uç arasında kendini kaybetmemesidir. Burada Kipling, Stoacı bir sükûnetle, Doğu bilgeliğini andıran bir denge fikrini çağırır: İnsanı ayakta tutan şey sonuçlar değil, tutumdur.

Şiirdeki en sarsıcı anlardan biri, insanın kendi sözlerinin çarpıtıldığını görüp susmayı seçtiği andır. Hakikatin eğilip bükülmesi, çoğu zaman dış düşmanlardan değil, hakikati kendi çıkarına alet edenlerden gelir. Bu noktada “Eğer”, bize intikamı değil, onarıcı sabrı önerir. Yıkılanı yeniden kurmak, eski aletlerle, yorgun ellerle… Bu, insanın kendine karşı sorumluluğudur. Çünkü bazı yenilgiler, insanı küçültmez; aksine onu derinleştirir.

Kipling’in insan tasavvuru, risk almayan bir güvenliğe yaslanmaz. Her şeyi tek hamlede ortaya koyabilmek, kaybettiğinde susabilmek ve yeniden başlayabilmek… Bu, kullenmişliğin değil; değişim için cesaretin tarifidir. Kaybı anlatmamak, acıyı inkâr etmek değildir; onu teşhir malzemesi hâline getirmemektir. Burada insan, mağduriyetle değil, iradeyle tanımlanır.

Şiirin sonuna doğru kalabalıklar ve krallar aynı cümlede anılır. Bu tesadüf değildir. Kipling, insanın hem halkla yürüyüp hem iktidarın cazibesine kapılmamasını ister. Ne düşmanın ne de dostun insanı esir almasına izin vermemek… Bu, duygusal yalıtım değil; etik bir mesafe önerisidir. Herkesin değerli olduğu ama hiç kimsenin putlaştırılmadığı bir bilinç hâli.

Ve o meşhur son dize: “Bir İnsan olursun, oğlum.”
Buradaki “insan”, biyolojik bir tanım değildir. Bu insan, zamana direnmiş, kalabalığa teslim olmamış, acıyı sessizce taşımış, zaferle kibirlenmemiş, yenilgiyle küçülmemiş bir varoluştur. Kipling’in insanı, tamamlanmış değildir; sürekli sınanan bir hâl içindedir. Kendini her an yeniden kurar ve oldurur. 

“İnsan olursun…” 
Bu, biyolojik bir tanım değildir. İnsan olmak, bir haktır, bir emektir. Sabırla, kayıpla, susarak ve çoğu zaman kimse görmeden kazanılan bir hâl… Kipling’in “insan”ı alkışlarla büyümez; sessizlikte olgunlaşır. Dünya aynı zamanda iyi bir okuldur, gezegenin okur yazarı olmak elbette, gezegenin yegâne akıllı ve bilinçli varlığı insanla mümkündür. 

Belki de bu yüzden “Eğer”, gençlere değil yalnızca; yorgunlara da yazılmıştır. Hayatın ortasında durup kendine bakmak isteyenlere… Gürültüden kaçıp anlam arayanlara… Çünkü şiir bize şunu fısıldar:
Dünya seninle sınanmaz; sen dünyayla sınanırsın.

“Eğer”, bize şunu söyler: İnsan olmak bir sonuç değil, bir yürüyüştür. Ve bu yürüyüşte en ağır yük, dış dünyanın değil, kendi içimizde taşıdığımız zayıflıkların ağırlığıdır. Şiir, bu yükle nasıl yürüneceğini öğretmez; ama nasıl düşülmeyeceğini sezdirir. Düştüğündü insanın nasıl ayağa kalkabileceğinin de bir manifestosudur. Günlük yaşamın telaşından uzakta ancak hayatı teğet geçmeyen bu yolculuk hepimiz için bir önsöz niteliğindedir.
Ferman Salmış 

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
5
kısa süreli hafif yoğunluklu yağmur
Günün Anketi Tümü
2025/2026 Şampiyonu Kim Olur Sizce ?
Namaz Vakti 08 Ocak 2026
İmsak 06:49
Güneş 08:21
Öğle 13:10
İkindi 15:29
Akşam 17:49
Yatsı 19:16
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 17 42
2. Fenerbahçe 17 39
3. Trabzonspor 17 35
4. Göztepe 17 32
5. Beşiktaş 17 29
6. Samsunspor 17 25
7. Başakşehir FK 17 23
8. Kocaelispor 17 23
9. Gaziantep FK 17 23
10. Alanyaspor 17 21
11. Gençlerbirliği 17 18
12. Çaykur Rizespor 17 18
13. Konyaspor 17 17
14. Kasımpaşa 17 15
15. Antalyaspor 17 15
16. Kayserispor 17 15
17. Eyüpspor 17 13
18. Fatih Karagümrük 17 9
Takımlar O P
1. Amed SK 19 39
2. Pendikspor 19 37
3. Esenler Erokspor 19 34
4. Erzurumspor FK 19 33
5. Bodrum FK 19 32
6. Çorum FK 19 32
7. Iğdır FK 19 30
8. Boluspor 19 29
9. Van Spor FK 19 27
10. Keçiörengücü 19 26
11. Bandırmaspor 19 26
12. Serik Belediyespor 19 26
13. Sivasspor 19 25
14. İstanbulspor 19 24
15. Manisa FK 19 23
16. Sakaryaspor 19 22
17. Sarıyer 19 21
18. Ümraniyespor 19 21
19. Hatayspor 19 6
20. Adana Demirspor 19 2
Takımlar O P
1. Arsenal 20 48
2. Manchester City 20 42
3. Aston Villa 20 42
4. Liverpool 20 34
5. Chelsea 20 31
6. Manchester United 20 31
7. Brentford 20 30
8. Sunderland 20 30
9. Newcastle United 20 29
10. Brighton & Hove Albion 20 28
11. Fulham 20 28
12. Everton 20 28
13. Tottenham 20 27
14. Crystal Palace 20 27
15. Bournemouth 20 23
16. Leeds United 20 22
17. Nottingham Forest 20 18
18. West Ham United 20 14
19. Burnley 20 12
20. Wolverhampton 20 6
Takımlar O P
1. Barcelona 19 49
2. Real Madrid 19 45
3. Villarreal 17 38
4. Atletico Madrid 19 38
5. Espanyol 18 33
6. Real Betis 18 28
7. Celta Vigo 18 26
8. Athletic Bilbao 19 24
9. Elche 18 22
10. Getafe 18 21
11. Sevilla 18 20
12. Osasuna 18 19
13. Deportivo Alaves 18 19
14. Rayo Vallecano 18 19
15. Real Sociedad 18 18
16. Mallorca 18 18
17. Girona 18 18
18. Valencia 18 16
19. Levante 17 13
20. Real Oviedo 18 12