Bloomberg, 20 milyar dolarlık piyasa değerine ulaşan Chobani'nin kurucusu ve CEO'su Hamdi Ulukaya'nın hikayesini sayfalarına taşıdı.
ABD pazarına 'Yunan yoğurdu' olarak giren Chobani markası, kısa süre içinde pazarın en büyük oyuncularından birine dönüştü. Aslında Yunan yoğurdu 1990'lardan bu yana ABD'deki market raflarında bulunuyor ancak Chobani'yle birlikte bu ürün buzdolaplarının olmazsa olmazlarından birine dönüştü.
HighGround Dairy'den ekonomist Betty Berning'e göre, Chobani'den önce ABD'deki yoğurt satışlarının yüzde 0-1 aralığında bir bölümünü Yunan yoğurdu oluşturuyordu. Ancak bu rakam Chobani'yle birlikte yüzde 50'nin üzerine kadar çıktı.
Ulukaya'nın yükselişini 'tipik bir Amerikan rüyası' olarak tanımlayan Bloomberg, Chobani'nin başlangıç hikayesini şöyle özetliyor:
"1994 yılında, 22 yaşındayken, kurduğu gazetede Kürtler gibi bir etnik azınlığa yönelik insan hakları ihlallerini belgelediği için bir gece gözaltında kaldıktan sonra Türkiye'den ABD'ye göç etti. 2005 yılında, ABD Küçük İşletmeler İdaresi'nden aldığı 800 bin dolarlık krediyle, o dönem Kraft Foods tarafından New York eyaletinin kuzeyinde elden çıkarılan bir yoğurt fabrikasını satın aldı. İki yıl sonra ise Chobani'nin Yunan yoğurdu piyasaya çıktı.
Aslında Chobani en başından itibaren o kadar başarılıydı ki, Hamdi Ulukaya, New York eyaletinin Utica kentinde, ilk fabrikanın yakınındaki tek odalı bir dairede yaşamaya devam ederken, büyük bir Avrupa şirketinden gelen milyarlarca dolarlık satın alma teklifini geri çevirdi — şirketin hangisi olduğunu söylemedi.
2012 yılına gelindiğinde, o zamana kadar Avustralya operasyonlarını da kapsayan şirketin satışları 1 milyar dolara ulaştı. Aynı yıl Ulukaya, ABD'deki ikinci fabrikasını Idaho eyaletinin Twin Falls kentinde açtı.
2016'ya gelindiğinde ise Chobani, ABD'de en çok satan yoğurt markası olarak Yoplait'i geride bıraktı. Bu yıl şirket, gelirlerinin yıllık bazda %20 artışla 4,6 milyar doları aşmasını bekliyor"

ABD–Türkiye İş Konseyi Başkanı Ulukaya: 100 milyar dolarlık ticaret hedefine inancımız tam
Raflardaki şeker oranının düşmesinde öncü isim
Hamdi Ulukaya, 2005 yılında ABD'de en çok satan markaların birçoğunda porsiyon başına "absürt derecede yüksek" şeker bulunduğunu söylüyor.
ABD Tarım Bakanlığı verilerine göre, 2009'da 170 gramlık yağsız, meyveli bir yoğurt kabında ortalama 32,3 gram şeker vardı. Ürünler ayrıca sulu ve inceydi; yoğun kıvamlı Yunan yoğurdunun tam tersiydi ve protein oranı da daha düşüktü.
Ulukaya, "Benim kitabımda bu şekerleme sayılırdı" diyor.
Bugün bir süpermarkette yoğurt reyonunda kısa bir gezinti bile şeker oranlarının düştüğünü gösteriyor. CoBank ekonomisti Corey Geiger, bu dönüşümün öncüsü olarak Ulukaya'yı gösteriyor: "Chobani, ABD'de yoğurtlardaki şekerin azaltılmasında kesinlikle trend belirleyici oldu."
Günümüzde Chobani'nin ürünleri sıfır şekerden başlayıp en yüksek seviyede yaklaşık 16 gram ilave şekere kadar uzanıyor; bazı ürünlerde allüloz ve stevia gibi besin değeri olmayan tatlandırıcılar da kullanılıyor. Şirket 2019'da yulaf sütü piyasaya sürdü; bunun barista versiyonu daha sonra Starbucks şubelerinde yer aldı. Buna rağmen en çok satan ürünü hâlâ sade, 900 gramlık klasik yoğurt kabı.

Chobani 650 milyon dolar yatırım aldı, değeri 20 milyar dolara yükseldi
Halka arz yerine üretim kapasitesini artırdı
Bir süre Chobani halka arzı değerlendirdi. Şirket 2021'de borsaya açılmak için başvuru yaptı ancak ertesi yılın başında bu kararından vazgeçti. Şirketin kontrol hissedarı olan Ulukaya, bu kararı pandemi sonrası dönemde tüm odağı üretim kapasitesini artırmaya verme gerekliliğine bağlıyor: "Bu çok bilinçli bir karardı."
Görünüşe göre bu strateji işe yaradı; şirket son üç yılda gelirini ikiye katladı.
Son dönemde satın alınan kahve girişimi La Colombe ve dondurulmuş smoothie şirketi Daily Harvest bu büyümeye büyük katkı sağlamasa da Ulukaya bu yatırımları "küçük" olarak nitelendiriyor.
Buna rağmen şirket, La Colombe için de üretim kapasitesini artırıyor. Mart ayında Michigan'daki kahve tesisini genişletmek için 567 milyon dolar harcama planını açıkladı.
Mültecileri savunmak için 'Tent'
Tüm bunların ötesinde Ulukaya mültecilere yönelik savunuculuğuyla da tanınıyor. 2016'da, yerinden edilmiş insanlara istihdam başta olmak üzere destek sağlamayı amaçlayan uluslararası şirketlerden oluşan Tent Partnership for Refugees adlı oluşumu kurdu.
Donald Trump'ın ilk başkanlık döneminde çoğunluğu Müslüman ülkelerden gelenlere yönelik seyahat ve göç kısıtlamaları getirilip mülteci kabulü ciddi şekilde azaltılınca, Ulukaya hukuk ve insan kaynakları ekiplerine ihtiyaç duyan çalışanlara destek verilmesi talimatı verdi.
Tent'in çalışmaları sürüyor ancak 2025'te yeni mülteci kabullerinin fiilen durmasının ardından faaliyetler daha çok yurtdışına — Fransa, Meksika ve İspanya gibi ülkelere — odaklanmış durumda.

127 yıllık markayı hayata döndürecek: Chobani'nin kurucusu Hamdi Ulukaya, bira üreticisi Anchor Brewing'i satın aldı
Yatlara ve adalara para harcamıyor
Hamdi Ulukaya'nın serveti, Bloomberg Milyarderler Endeksi'ne göre yaklaşık 11 milyar dolar. Ancak günümüz milyarderlerine özgü klasik göstergelere, mesela adalara ya da yatlara sahip değil. Ulukaya parasını farklı şekillerde harcamayı tercih ediyor.
2024'te, San Francisco'daki yüz yılı aşkın geçmişe sahip butik bira üreticisi Anchor Brewing Company'yi satın alarak iflastan kurtardı.
Kendisi aslında çok bira içen biri olmamasına rağmen kapanma ihtimaliyle ilgili haberleri okuduktan sonra tesisi ziyaret etti ve markaya, tarihine hayran kaldı; özellikle biranın el yapımı olması hoşuna gittiğini, bunun ona Chobani'nin ilk yoğurt fabrikasını hatırlattığını söylüyor: "Anında satın aldım."
Gururla gösterdiği Fenerbahçe sponsorluğu
Bir de futbol var. Bloomberg, Ulukaya'nın sohbet boyunca bol bol gülümsediğini aktarıyor ancak konu futbola gelince yüzü gerçekten aydınlanmış. Şimdiye kadar iki çocuğunu da futbola tutkuyla bağlamayı başarmış.
Chobani, 2025'te New York'taki Downtown United Soccer Club'a sponsor olmaya başladı. Bu destek daha sonra Twin Falls, Philadelphia, Michigan ve New York eyaletinin kuzeyindeki toplam altı yerel takımı kapsayacak şekilde genişledi. Plan, bu sayıyı 500'e kadar çıkarmak. Şirket ayrıca ABD Milli Takımı'nın da "resmi beslenme ortağı".
Chobani geçen yıl Fenerbahçe'ye de sponsor olmuştu.
Anlaşma; 10 yıl boyunca yıllık 10 milyon euro karşılığında stadyum isim hakkını ve Avrupa maçları için 5 sezon boyunca yıllık 4 milyon euroluk forma göğüs sponsorluğunu içeriyor.
Bloomberg'e göre Ulukaya'nın ofisinde en çok gururla gösterdiği şey Chobani logolu Fenerbahçe forması. Yoğurt işi henüz Türkiye'ye genişlememiş olsa da bu onun için ikinci planda.
Konu bu sponsorluğa gelince Ulukaya, "Chobani'nin uluslararası genişlemesinde yarın ne olur, kim bilir?" diye soruyor ve ekliyor: "Ama şirketimin adını tek bir şeyin üzerinde görmek isteseydim, bu Fenerbahçe forması ve stadyumu olurdu"




