Bülent Arınç'tan "Sedat Peker" yorumu

Eski TBMM Başkanı, Hükümet Sözcüsü ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, organize suç örgütü lideri Sedat Peker'in yayınladığı videolarda ortaya attığı iddiaların araştırılması gerektiğini söyledi.

POLİTİKA 22.05.2021, 22:35
Bülent Arınç'tan "Sedat Peker" yorumu

Eski TBMM Başkanı, Hükümet Sözcüsü ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, organize suç örgütü lideri Sedat Peker'in yayınladığı videolarda ortaya attığı iddiaların araştırılması gerektiğini söyledi. Arınç, yolsuzluk için çete kuranlara karşı yargının harekete geçmesinin önemine işaret ederek, "Lohusa kadınların bile tutuklandığı, çocukları ile beraber cezaevinde kaldığı bir Türkiye'de, kanser hastalığı ile boğuşurken bile tahliye edilmeyen insanların bulunduğu bir Türkiye'de tutuklamalar yapılacaksa bu ağır suçların sahipleri hakkında herhalde yapılacak. Bu yargının görevidir. Tabii Adalet Bakanımızın yargının, HSK'nın ve bunlara talimat verme durumunda olan herkesin 'Bu olayların üzerine gideceksiniz arkadaş. Ben sizden adalet bekliyorum' demesi lazım." diye konuştu. 

Independent Türkçe'den Can Bursalı'nın sorularını yanıtlayan Bülent Arınç, gündemdeki konulara ilişkin çarpıcı açıklamalar yaptı.

"Aktif siyasetten ayrıldım"
Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyeliğinden istifa ettikten sonra aktif siyaseti bıraktınız mı?

"Aktif siyaseti, 2015'teki 7 Haziran seçimlerinden sonra bıraktım. 3 dönemim dolmuştu. 5 dönem milletvekilliği yaptığımı biliyorsunuz zaten. Yani 20 yıl parlamentoda kaldım. Ama 2015 7 Haziran seçimlerinde de adaylığımı koymadım. Başbakan yardımcısıydım. Hükümet kurulamadığı için bir süre o görevim devam etti. Sonrasında Başbakan Yardımcılığı'nı da sayın Tuğrul Türkeş'e devrettim. Dolayısı ile aktif siyasetten ayrılmış oldum. O günden sonra da aktif siyasette bulunmadım. Ama şimdi sizin de gördüğünüz ofisimde hem arabuluculuk yapıyorum resmi olarak hem de siyaset konuşuyorum. Türkiye'nin her yerinden gelen insanlar, ülkem ile ilgili sorunlar soruyor, pek çok şey konuşuyorlar. Ben de onlara bildiğim kadarıyla bir şeyler söylemeye gayret ediyorum. Mayıs 2019'da Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile Yüksek İstişare Kurulu kuruldu. Gerçekten aktif siyasetten ayrılmış eski TBMM Başkanları Yüksek İstişare Kurulu'nda toplandık. Ama geçen kasım ayında Haber Türk'teki meşhur programdaki sözlerim, üzerinden 4 gün geçtikten sonra sayın Cumhurbaşkanımız ve sayın Bahçeli tarafından çok ağır ifadeler ile eleştirildi. Ben de o şartlar altında Yüksek İstişare Kurulu'nda görev yapmayacağımı ifade ettim ve istifa dilekçemi kendilerine gönderdim."

AK Parti 20 yaşında... Sizin kurduğunuz AK Parti ile bugünkü AK Parti arasında bir fark görüyor musunuz?

"Aynı olması mümkün değil zaten. Yani bir derede iki defa yıkanılmaz. Veya bir suyla iki defa abdest alınmaz."

"AK Parti'nin ittifaklarla yüzde 50'ye ulaşmaya çalışması seçmenin ve siyasetçilerin takdirinde"
Şimdi saptığını mı düşünüyorsunuz kuruluş ilkelerinden?

"Yaşadığımız olaylar sebebiyle, kısmen uzaklaşmalar olabilir. Kısmen yapılan hatalar olabilir. Bu hataların sebepleri de doğru olabilir, yanlış olabilir. Ama o parlak dönemde olduğu gibi yüzde 50'lik oy oranına, 2011 seçimlerinde ulaşmış bir partinin bugün ittifaklar ile bu nispeti yakalamaya çalışması artık seçmenin de siyasetçilerin de takdirinde olan bir konudur. Yani tek başımıza yüzde 50'yi almak başarısı, hatta bunu daha da arttırmak başarısı varken, bugün geldiğimiz nokta, yaşadığımız olaylar sebebiyledir."

Bir gerileme mi tarif ediyorsunuz?

"Yani ben o kelimeyi kullanmak istemiyorum. Ama yaşadığımız olaylar, bazı konuları eleştirilir hale getirmiş olabilir."

"Tutuklama sebepleri yoksa serbest yargılanma asıldır"
"Yazdığı yazıdan dolayı 70 yaşını geçmiş insanların cezaevinde olmasını nasıl izah edebileceksiniz?"
İstifa sürecine giderken kullandığınız ifadeler vardı. Osman Kavala'dan ve Selahattin Demirtaş'tan bahsetmiştiniz. Önce Devlet Bahçeli sonra cumhurbaşkanı tarafından eleştirildiniz ve istifa ettiniz. Az önce de benim söylediğim doğrudur, ya da hata yapmış olabilirim dediniz. O günkü sözlerinizi şimdi nasıl değerlendiriyorsunuz? Hala o sözlerin arkasında mısınız? Yoksa hata yaptığınızı düşünüyor musunuz?

"Ben uzun tutukluluğa itiraz ediyorum. O isimleri ben vermiyorum. Verene de bir şey demiyorum. Yani örneklerden bir tanesi belki o olabilir. İsmi veren ben değilim ama ısrarla sorulunca, uzun tutukluluğa karşı olduğumu söyledim. Tutuklama sebepleri yoksa serbest yargılanma asıldır. Tutuklu olmak istisnaidir. Bunu ben Ergenekon davaları sürerken de söyledim. Ve kendimi örnek verdim. Ben 15 yıl ağır hapis talebi ile yargılandım. 1985 yılında. Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde. 2,5 sene sonra ben beraat ettim. Davanın başladığı günden 2,5 sene sonra beraat ettiğim güne kadar ben tutuklanmadım.

Savcı tutuklama talep etmedi. 5 sene ceza verdikleri gün benim hakkımda tutuklama kararı çıkmadı. Yani ben o günlere mi özeneceğim şimdi? Şimdi hapşıran adamı gel bakalım deyip tutuklayan yargıda bir sorun var. Ben bu yargıdaki soruna itiraz ediyorum. Çok basit suçlamalar ile hatta gazeteciler için düşünürsek, yazdığı yazıdan dolayı 70 yaşını geçmiş insanların cezaevinde olmasını nasıl izah edebileceksiniz? 15 Temmuz'a giden yolda, yazı ne kadar etkili oldu? Karikatür ne kadar etkili oldu?

Ben Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin çok kararını beğenirim. İfade özgürlüğü konusunda bir kararında, 'Herkesin hoşuna giden sözleri söylemek ifade özgürlüğü değildir, herkesin canını sıkan, yüzünü buruşturan, İnsanı irite eden, hatta bu kadar da olmaz dedirtecek şeylerin söylenmesi ifade özgürlüğüdür.' O yüzden sonuna kadar eleştirin. Eleştiriye açık olacağız. Ama asla hakaret olmayacak, asla istihza olmayacak."

"Benim elimde imkan olsa bu konuda cevap vermesini bilirim"

Sedat Peker'in paylaştığı videolardaki sözleri ve iddiaları var. Türkiye'nin gündemi de bu konuya kilitlendi. Sizin değerlendirmeniz nedir?

"Ben Sedat Peker'in konuşmaları veya burada söz ettiği insanlar ile ilgili olarak, isim bazında bir değerlendirme yapmak istemiyorum. Ama bir olgu var. Bu olgu üzerinden yaşadığım birkaç konuyu size aktarmak istiyorum. Şimdi bir defa, yolsuzluk dünyanın en eski işidir belki. Ama yolsuzluk yani haksız kazanç, nüfuz suiistimalinin yasalarımıza göre suç olmasının yanında inancımız da bunu reddeder. İnancımızda alın teri kutsaldır.

Biz 55 çıkar amaçlı suç örgütünü çökerttik. Tayyip Bey'in talimatıyla. O yüzden bu tür olayların içerisinde hiç kimse, -geçmişe bakarak söylüyorum- Tayyip Bey'in bir katkısını aramasın. Yargı gözünü kırpmadan bu işlerin üzerine gidecek. Eskiden derlerdi ki hâkim vicdan ve cüzdan arasında kalıyor. Kalmayacak. Bu konudan dolayı birisinin şikâyetçi olmasına gerek yok, bunlar takibi şikâyete bağlı suç değil ki. Bunlar cürümdür. Cürüm ne demek? Bilerek ve isteyerek işlenen suçtur. Buradaki her iddia mutlaka savcılar tarafından incelenmeli. Çünkü ben yolsuzluk için çete kuranların, terör için çete kuranlardan farklı olmadığını düşünürüm."

Herhangi bir adım atılmadı henüz...

"Bilmem, atarlarsa atacaklar. Ben dediğim gibi şu bütüncül bakışın içinde kalmaya çalışıyorum. Yargı gereğini yapmalıdır. Nasıl yapacak? Bütün bu iddiaları en ciddi biçimde inceleyecek ve sonucu kamuoyuna açıklayacak. Lohusa kadınların bile tutuklandığı, çocukları ile beraber cezaevinde kaldığı bir Türkiye'de, kanser hastalığı ile boğuşurken bile tahliye edilmeyen insanların bulunduğu bir Türkiye'de tutuklamalar yapılacaksa bu ağır suçların sahipleri hakkında herhalde yapılacak.

Bu yargının görevidir. Tabii Adalet Bakanımızın yargının, HSK'nın ve bunlara talimat verme durumunda olan herkesin 'Bu olayların üzerine gideceksiniz arkadaş. Ben sizden adalet bekliyorum' demesi lazım. Şimdi işin yargı boyutu, emniyet bürokrasisi boyutu var. Emniyetin dışında başka eller de olabilir. Kendi içlerinde tekrar bir arınma gerekiyorsa, bunu yapacaklardır. Ve vatandaşa bilgi verilecektir. Tatmin edilecektir. Çünkü demokrasinin iki önemli ölçütü şeffaflık ve hesap verebilirlik. Her şey şeffaf olacak. E bu adam bunları bugün söylüyor, acaba doğru mu? Yanlış da olabilir. Ama onları araştırma görevi, yargının görevi. Bir bak bakalım ne diyor? İtham ettikleri şeylere bir bak bakalım, onları bir dinle.

Beraat- i zimmet asıldır. Hemen suçlu ilan etme. Bunlar özellikle bazı kişiler için şu anda Türkiye'de uygulanıyor. Ama bazı insanlar için de peşinen terörist denerek ismi de konulabiliyor. Hukuk bu, Balzac demiş ki adalet örümcek ağına benzer, küçücük sinekler takılırlar, ama eşek arıları deler geçer. Bu tarife uymasın bizim adaletimiz. Çünkü Allah bize emrediyor adaleti. Bu seküler hukuk için de böyledir. Bütün bunların araştırılması, devletin görevidir, yargının görevidir, emniyetin görevidir, güvenliğin görevidir. Bütün buralarda aksaklıklar olabilir mi?"

"Hâlâ köşesinde bu konuyla ilgili yazı yazmayan insanlar var"
"Peker ne diyor? Namusu maaşı kadar olanlar diyor. Ne kadar acı bir şey. Düşünebiliyor musunuz? Hala köşesinde bu konuyla ilgili yazı yazmayan insanlar var. Hala bu olayları duymazdan gelenler var. Devekuşu gibi kafasını kuma sokmuş, 'beni görmüyorlar' diyor. Türkiye'de medyanın düştüğü hale bakın. Bereket ki sosyal medya var, Youtube kanalları var. İnsanlar onları daha çok takip ediyor. Bugün amiral gemileri hepsi battı çıktı. Bu çok ayıp bir şey. Mücadele etmek istiyorsak medya görevini yapacak.

Yargı görevini yapacak, siyaset görevini yapacak. Siyasetin içindeki insanlar kendi görev alanlarını iyi yapacaklar. Şeffaf olacaklar ve hesap verecekler. Hesap vermek hamasi nutuklar atarak olmaz. İddialara cevap vererek olur. Topu taca atarak olmaz. Top sahada oynanacak. Sahada top çevirmeyeceksin, golü atacaksın. Ne sorulduysa ona göre cevap vereceksin. Sayın Cumhurbaşkanımızın son konuşmasında 'Bunlarla aynı çuvala girenler pişman olurlar' dedi.

Olmuşlardır da nitekim. Yani bu tür insanlara selam verenler bile günün birinde hem yalnız kalırlar hem şaibe altında kalırlar. Bütün siyasetçiler için bunları söylüyorum. Buna itina gösterenler de var, hiçbir şey olmaz canım, millet bunları görmez, duymaz diye düşünenler de var. Ama bu olay hepimizin aklımızı başımıza getirmeli. Bu vesile ile her konunun üzerinde ciddiyetle durmalıyız. Meclis Başkanı arzu ederse, TBMM'de bir araştırma komisyonu da kurulabilir. Ama önemli olan şey, şimdi bu iddiaların değerlendirilmesini bizim yargımızın yapmasıdır. Yargı eskiden bağımsızdı. 2010'dan bu yana ona bir de tarafsız kelimesini ekledik. Şimdi bizim şanlı yargımızın ne kadar bağımsız ne kadar tarafsız olduğunu göstermesi lazım. Göstermelidir."

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
5
kısa süreli hafif yoğunluklu yağmur
Günün Anketi Tümü
2025/2026 Şampiyonu Kim Olur Sizce ?
Namaz Vakti 24 Mart 2026
İmsak 06:49
Güneş 08:21
Öğle 13:10
İkindi 15:29
Akşam 17:49
Yatsı 19:16
Puan Durumu
Takımlar O P
1.  Galatasaray 26 64
2.  Fenerbahçe 27 60
3.  Trabzonspor 27 60
4.  Beşiktaş 27 52
5.  Başakşehir FK 27 43
6.  Göztepe 26 43
7.  Samsunspor 26 35
8.  Kocaelispor 27 33
9.  Gaziantep FK 27 33
10.  Alanyaspor 27 31
11.  Çaykur Rizespor 26 30
12.  Konyaspor 27 30
13.  Gençlerbirliği 27 25
14.  Antalyaspor 27 25
15.  Kasımpaşa 27 24
16.  Kayserispor 27 23
17.  Eyüpspor 27 22
18.  Fatih Karagümrük 27 17
Takımlar O P
1.  Erzurumspor FK 32 69
2.  Amed SK 32 67
3.  Esenler Erokspor 32 63
4.  Çorum FK 32 62
5.  Bodrum FK 32 57
6.  Pendikspor 32 54
7.  Bandırmaspor 32 48
8.  Keçiörengücü 32 47
9.  Sivasspor 32 47
10.  Iğdır FK 32 45
11.  Van Spor FK 32 43
12.  Manisa FK 32 43
13.  Boluspor 32 42
14.  Ümraniyespor 32 39
15.  Sarıyer 32 39
16.  İstanbulspor 32 39
17.  Serik Belediyespor 32 35
18.  Sakaryaspor 32 32
19.  Hatayspor 32 7
20.  Adana Demirspor 32 3
Takımlar O P
1.  Arsenal 31 70
2.  Manchester City 30 61
3.  Manchester United 31 55
4.  Aston Villa 31 54
5.  Liverpool 31 49
6.  Chelsea 31 48
7.  Brentford 31 46
8.  Everton 31 46
9.  Fulham 31 44
10.  Brighton & Hove Albion 31 43
11.  Sunderland 31 43
12.  Newcastle United 31 42
13.  Bournemouth 31 42
14.  Crystal Palace 30 39
15.  Leeds United 31 33
16.  Nottingham Forest 31 32
17.  Tottenham 31 30
18.  West Ham United 31 29
19.  Burnley 31 20
20.  Wolverhampton 31 17
Takımlar O P
1.  Barcelona 29 73
2.  Real Madrid 29 69
3.  Villarreal 29 58
4.  Atletico Madrid 29 57
5.  Real Betis 29 44
6.  Celta Vigo 29 41
7.  Real Sociedad 29 38
8.  Getafe 29 38
9.  Athletic Bilbao 29 38
10.  Osasuna 29 37
11.  Espanyol 29 37
12.  Valencia 29 35
13.  Girona 29 34
14.  Rayo Vallecano 29 32
15.  Sevilla 29 31
16.  Deportivo Alaves 29 31
17.  Elche 29 29
18.  Mallorca 29 28
19.  Levante 29 26
20.  Real Oviedo 29 21