Bazı medya içerikleri çocuklarda "suçu normalleştirici" bir etki yapıyor

Prof. Dr. Emrah Akbaş, son dönemde artan şiddet olaylarıyla birlikte gündeme gelen "suça sürüklenen çocuk" kavramını değerlendirerek, çocukların doğrudan suç işlemeye yönelmediklerini, medyanın etkisinin iyi analiz edilmesi gerektiğini söyledi.

BİLİM VE TEKNOLOJİ 28.08.2025, 15:23
Bazı medya içerikleri çocuklarda "suçu normalleştirici" bir etki yapıyor

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Emrah Akbaş, yaptığı açıklamada, son dönemde sıkça kullanılan "suça sürüklenen çocuk" kavramının hassasiyetine değinerek, bu kavramın çocukların doğrudan fail olarak değil, onları suça iten koşulların mağduru olarak görülmesini sağladığını belirtti.

Vatandaşların suça sürüklenen çocuklar hakkında bilgilendirilmesi gerektiğini söyleyen Akbaş, "İnsanlar haklı olarak artan şiddet olaylarına tepki vermek istiyorlar ve bu tepkilerini verirken de bir ceza ve yaptırım olmayacağından duydukları kaygıyı ifade ediyorlar. Cezasızlık, yaptırım olmaksızın insanların suç işleme eylemlerini bir alışkanlık haline getirmeleri, bunun bir kültür haline getirilmiş olması toplumda güvene dair artan kaygıları da beraberinde getiriyor. Yani aslında insanlar haklı olarak suça sürüklenen çocuklarla alakalı kaygılarını ifade ediyorlar." dedi.

Akbaş, suç işleyen çocuğu fail veya özne olarak görmek yerine suça iten koşulların altını çizmek için hukukta "suça sürüklenen çocuk" kavramının ortaya çıktığını belirterek, çocukların "durduk yere" bir cani ya da katil haline gelmediğini vurguladı.

Çocuk Hakları Evrensel Beyannamesi'ne göre 0-18 yaş aralığındaki herkesin çocuk sayıldığını dile getiren Akbaş, "Bundan dolayı çocuğun 18 yaşına kadar, yetişkinlik evresine kadar yaptığı eylemlerin faili, öznesi olup olmadığına dair ayrı bir tartışma bir taraftan yürüyor." diye konuştu.

Aile yapısı, mahalle ve okul, çocukların suça sürüklenmesinde en kritik etkenlerden

Akbaş, hukuk, sosyal hizmet ve diğer insana yardım eden alanların suç işlemiş olan çocuğu topluma kazandırıcı bir perspektifle yaklaştığını ifade ederek, çocukları suç işlemeye iten çok fazla neden olduğunu aktardı.

Çocukların suça sürüklenmesinde aile faktörünün çok önemli olduğunu bildiren Akbaş, şöyle devam etti:

"Bunların başında elbette aile geliyor. Aile, toplumsallaşması ve kültürlenmesi geliyor. İlgisiz bir aile, şiddet dolu bir aile, parçalanmış aile, derin bir yoksulluğun aslında biçimlendirdiği aile ilişkileri, dinamikleri bir çocuğun suçla kurduğu ilişkiyi kuvvetli bir ihtimal haline getirebiliyor. Ama sadece aile de değil elbette. Ailenin de mensup olduğu sosyoekonomik statünün mekan olarak tezahürleri çocukların suç olgusuyla tanışmasını kolaylaştırabiliyor. Yaşadıkları muhitte birtakım çeteler, çeteleşme girişimleri suçu normalleştirmiş ve içselleştirmiş bir başka çocukla veya çocuklarla kurulan arkadaşlık ilişkisi, okul ortamında tanışılan suç organizasyonları, bütün bunlar aslında hem aileyle hem de ailenin sahip olduğu sosyoekonomik statü ile doğrudan ilişkili olan hususlar."

Medyada suç özendiriliyor

Akbaş, yakın çevredeki yoksulluk ve şiddet ortamının da çocukları etkilediğini ve hayata sağlıklı katılımlarını baltaladığını söyledi.

Son dönemlerde özellikle medya içeriklerinin çocukların suça itilmesinde en önemli etmenlerden birisi olduğunu kaydeden Akbaş, "Sadece sosyal medyada değil ana akım medyada da şiddetin özendirildiğini, bir güç gösterisi olarak kullanıldığını, yaşam tarzını bir cazibe merkezi haline getirmek suretiyle suçun meşrulaştırıldığını, normalleştirildiğini, diziler, filmler, müzikler vesaire pek çok kültür ürününün çocuğun suçla kurduğu ilişkiyi eleştirel bir biçimde sorgulamaksızın benimsemesine, normalleştirmesine maalesef yardımcı olduğunu görüyoruz." ifadelerini kullandı.

Akbaş, suçun sosyal medyada ya da ana akımda "karizmatik" hale geldiğini anlatarak, kötülüğün medyada "cilalandığı" içeriklerin çocukların suçla kurduğu ilişkiyi daha doğal, normal bir kanala yönlendirdiği uyarısında bulundu.

Çocukların yaşadıkları çevrenin de suçla tanışmada büyük bir etken olduğunu hatırlatan Akbaş, şunları söyledi:

"Mahallede akran ilişkileri var. Çocuğun aidiyet hissinden kaynaklı olarak dahil olma ihtiyacı duyduğu çeteler, girişimler, organizasyonlar vesaire suçu doğallaştırır, normalleştirir, olağanlaştırır, sıradanlaştırır. Yani bir çocuk eğer onu suça sürükleyen bir ortamda yaşamını sürdürüyorsa onun sosyal medya tüketimi de sosyal medya algoritması kaynaklı olarak yine bu sözünü ettiğim çocuğu suça sürükleyen koşulları yeniden üreten bir biçimde işlemeye devam ediyor. Öyleyse bizim karşımıza çıkan şey suçu bilinçli bir biçimde tercih etmiş bir çocuktan ziyade suçun içine doğmuş bir çocuk haline geliyor."

Bağımlılık çocukları suça sürüklüyor

Akbaş, çocukların ve gençlerin, kimlik oluşumu dönemlerinde madde bağımlılığı, teknolojik bağımlılık ve diğer bağımlılık türlerinin tehditlerine çok açık olduğunu söyledi.

Çocukların suça veya bağımlılığa sürüklenmelerine dair ilk uyarılar ortaya çıktığı aşamada bunu fark edecek birtakım yapıların oluşturulması gerektiğini aktaran Akbaş, "Okullarda sosyal hizmet birimleri oluşturmak çocukların hanelerine ziyaretler yapacak. Bu çok önemli. Çocuk tek başına bir sistem değil. Çocuk diğer başka sistemlerle beraber var olan bir yapı. Öyleyse ekosistem perspektifi ile bütüncül bir perspektifle yaklaşmak gerekir meseleye." değerlendirmesinde bulundu.

Akbaş, çocuklar için cezalandırıcı adalet yerine onarıcı adalet paradigmasının tercih edilmesi gerektiğini dile getirerek, "Çocuklarımızı cezalandırmak yerine onarmak, rehabilite etmek ve toplumsal hayata kazandırmak gerekir. Şimdi bunu yapamadığınız oranda suça sürüklenen bir çocuğu gayri insanileştirici bir söylem elbette meşruiyet kazanacaktır." dedi.

Çocukların, çetelere ya da sosyal medyadaki "mafyatik" kişilere özenmesinin önüne geçilmesinin en önemli faktörlerden birisi olduğuna dikkati çeken Akbaş, şöyle devam etti:

"Çocukların çetelere dahil olma süreçleri çok kolaydır. Sözünü ettiğim koşullar çocukları çetelerle işbirliği yapmaya çok kolay sevk eder, çeteleri çok cazibeli bir hale getirir, onların albenisini artırır. Çocuklar suça sürüklendikçe güç devşirdiklerini, daha karizmatik bir birey haline geldiklerini düşünebilirler. Son dönemde özellikle rap şarkılarındaki abuk sabuk içerikler, şiddet içerikli filmlerdeki o karizmatik kötü gösterileri vesaire çocuklarla suç arasındaki ilişkiyi bir kahramanlık ilişkisine dönüştürebilir. Çocuk açısından düşündüğümüz zaman bu bizim engelleyebileceğimiz bir süreç gibi görünmez."

Akbaş, Türkiye’de “suça sürüklenen çocuk” kavramının ve buna ilişkin verilerin yeterince anlaşılmadığını belirterek, çocukların daha çok hırsızlık ve basit yaralama gibi suçlardan cezalandırıldığını, cinayet suçundan ise çok azının hüküm giydiğini kaydetti.

Çocuklara suçlulardan önce ulaşılması gerektiğini vurgulayan Akbaş, sözlerini şöyle tamamladı:

"Mahallelerde toplum merkezleri, gençlik ve çocuk merkezleri yine bir an evvel hayata geçirilmesi gereken kuruluşlardır. Toplum merkezleri sadece çocuklarımızı, gençlerimizi topluma entegre etmenin araçları değil aynı zamanda bütün dezavantajlı grupların toplumsal hayata sağlıklı bir biçimde dahil olabilmesi için gerekli olan yapılardır. Bunları Türkiye'de başarmamız gerekir."

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
5
kısa süreli hafif yoğunluklu yağmur
Günün Anketi Tümü
2025/2026 Şampiyonu Kim Olur Sizce ?
Namaz Vakti 29 Ocak 2026
İmsak 06:49
Güneş 08:21
Öğle 13:10
İkindi 15:29
Akşam 17:49
Yatsı 19:16
Puan Durumu
Takımlar O P
1.  Galatasaray 19 46
2.  Fenerbahçe 19 43
3.  Trabzonspor 19 41
4.  Göztepe 19 36
5.  Beşiktaş 19 33
6.  Başakşehir FK 19 29
7.  Samsunspor 19 27
8.  Gaziantep FK 19 25
9.  Kocaelispor 19 24
10.  Alanyaspor 19 22
11.  Gençlerbirliği 19 19
12.  Çaykur Rizespor 19 19
13.  Konyaspor 19 19
14.  Antalyaspor 19 19
15.  Kasımpaşa 19 16
16.  Eyüpspor 19 15
17.  Kayserispor 19 15
18.  Fatih Karagümrük 19 9
Takımlar O P
1.  Amed SK 22 43
2.  Erzurumspor FK 22 42
3.  Esenler Erokspor 22 41
4.  Pendikspor 22 38
5.  Çorum FK 22 38
6.  Bodrum FK 22 36
7.  Keçiörengücü 22 33
8.  Bandırmaspor 22 33
9.  Iğdır FK 22 33
10.  Boluspor 22 32
11.  Van Spor FK 22 31
12.  Manisa FK 22 30
13.  Sivasspor 22 29
14.  İstanbulspor 22 28
15.  Ümraniyespor 22 27
16.  Sarıyer 22 27
17.  Serik Belediyespor 22 26
18.  Sakaryaspor 22 23
19.  Hatayspor 22 7
20.  Adana Demirspor 22 2
Takımlar O P
1.  Arsenal 23 50
2.  Manchester City 23 46
3.  Aston Villa 23 46
4.  Manchester United 23 38
5.  Chelsea 23 37
6.  Liverpool 23 36
7.  Fulham 23 34
8.  Brentford 23 33
9.  Newcastle United 23 33
10.  Everton 23 33
11.  Sunderland 23 33
12.  Brighton & Hove Albion 23 30
13.  Bournemouth 23 30
14.  Tottenham 23 28
15.  Crystal Palace 23 28
16.  Leeds United 23 26
17.  Nottingham Forest 23 25
18.  West Ham United 23 20
19.  Burnley 23 15
20.  Wolverhampton 23 8
Takımlar O P
1.  Barcelona 21 52
2.  Real Madrid 21 51
3.  Atletico Madrid 21 44
4.  Villarreal 20 41
5.  Espanyol 21 34
6.  Real Betis 21 32
7.  Celta Vigo 21 32
8.  Real Sociedad 21 27
9.  Osasuna 21 25
10.  Girona 21 25
11.  Elche 21 24
12.  Sevilla 21 24
13.  Athletic Bilbao 21 24
14.  Valencia 21 23
15.  Deportivo Alaves 21 22
16.  Rayo Vallecano 21 22
17.  Getafe 21 22
18.  Mallorca 21 21
19.  Levante 20 17
20.  Real Oviedo 21 13