Türkiye Ekspres Haber | Son Dakika | Güncel Haberin Adresi

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü

GENEL

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nün anlam ve önemi nedir? Türkiye’de Çalışan Gazeteciler Günü nasıl ve ne zaman ilan edildi, ilk ne zaman kutlandı? İşte 1962 yılından itibaren ülkemizde kutlanan Çalışan Gazeteciler Günü, basının, gazeteciğin ve televizyonculuğun tarihi, kökeni ve hakkında bilmeniz gerekenler…

Dünyanın her yerinde gazeteciler yaşamlarına yönelik tehditlerle karşı karşıya. Bazıları yaptıkları iş nedeniyle kasten hedef alınıp öldürülürken, bazıları da çeşitli zorbalık, şiddet, müdahale ve hapis cezalarıyla mesleklerini yapmaları engelleniyor. Dünyanın dört bir yanındaki birçok hükümet, siyasi haberleri aktarırken gazetecileri taciz, korkutma ve şiddet için hedef alıyor.

Gazeteciler halkın gözü kulağıdır. İhtiyacımız olan gerekli bilgileri bize sağlamaktan sorumludurlar. Bu nedenle, çabalarını takdir etmek için bir güne sahip olmak önemlidir.

Günümüzde insanlar, haberleri e-gazeteler, dergiler, akıllı telefonlar, uygulamalar ve diğer elektronik cihazlar aracılığıyla dijital olarak giderek daha fazla tüketiyor. Bu, geleneksel medyanın ve haber merkezlerindeki personel sayısının azalmasına yol açıyor. Dijital çağ, internet sayesinde yurttaş gazeteciliğini de beraberinde getiriyor.

Her yıl 10 Ocak’ta Türkiye’nin dört bir yanındaki çalışan gazeteciler, gazetecilerin hakları, verdikleri mücadeleyi ve kamuoyunu bilgilendirmedeki kritik demokratik rollerini hatırlamak için 60 yılı aşkın süredir “Çalışan Gazeteciler Günü”nü kutluyor.

Editörler, muhabirler, medya yöneticileri ve önde gelen gazetecilerden oluşan küresel bir ağ olan Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), Çalışan Gazeteciler Günü vesilesiyle Türkiye’deki gazetecilerle dayanışmayı ifade etmek ve yetkilileri mesleğin suistimal ve zulmüne son vermeye çağrı yapmak için bu günü destekliyor.

Ülkemizde ve dünyada yaşanan gelişmeleri en doğru, objektif şekilde vatandaşlara ulaşmasını sağlayan gazetecilik mesleği son dönemde iktidarlar tarafından sıkça zor durumda bırakılmasına rağmen uzun yıllardır ayakta kalmayı başarıyor. Kamuoyu oluşturmak öncelikli görevi olan gazetecilikte mesleğini daha ileri götürmek için başlayan çabalar 1961’den beri her yıl artarak devam ediyor.

Günün 10 Ocak seçilmesindeki etken ise Türk basın tarihine ‘Dokuz patron olayı’ olarak geçen ve gazetecilerin haklarının ilk kez yasal güvence altına alındığı 10 Ocak 1961 tarihine dayanıyor.

Çalışan Gazeteciler Günü Tarihçesi

Gazetecilik, düzenli olarak yayınlanan haber bültenlerinden yararlanan Çin’deki Han hanedanına kadar uzanır. Ancak 17. Yüzyıla kadar, haberleri halka standart bir tarzda aktaran yayınlar ortaya çıkmaya başlamamıştı.

Türkiye’de 4 Ocak 1961’de kabul edilen ve basın çalışanlarının bazı haklar ve yasal güvence sağlayan “212 sayılı kanun” adlı düzenlemenin Resmi gazetede yayımlanması nedeniyle 10 Ocak günü “Çalışan Gazeteciler Bayramı” olarak kabul edildi ve 1961-1971 arasında kutlandı.

Bu yasaya göre söz konusu düzenleme, gazetecilerin iş sözleşmelerinin yazılı olarak yapılması, sözleşmelere işin türü ve ücret miktarının yazılması, haklı nedenlerle iş akitlerini tek yanlı olarak ve ihbar ve kıdem tazminatlarını da almak kaydıyla feshetme hakkı gibi gazetecilerin sosyal ve yasal haklarını belirleyen hükümleri içeriyordu.

9 Mart 1971’deki askeri darbe teşebbüsü sonrasında ülkede gazetecilerin bazı haklarının geri alınması üzerine kutlama gününün adı, “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü” olarak değiştirilmiştir.

Günümüzde ise 2012 sayılı yasanın uygulamadaki etkinisin azalması, çalışan gazetecilerin sorunlarının ağırlaşmasına paralel olarak zamanla kutlamaların ilk yıllardaki canlılığı azaldı.

9 Patron Olayı Nedir?

Basın çalışanlarına bazı haklar ve yasal güvence sağlayan, 4 Ocak 1961’de kabul edilen ve 10 Ocak 1961’de Resmi Gazete’de yayımlanan “212 sayılı kanun” (Basın İş Kanunu), gazetecilik mesleğinin dönüm noktası oldu.

Yasayla kendilerine yüklenen sorumlulukları kabul etmek istemeyen 9 gazete patronu (Akşam, Cumhuriyet, Dünya, Hürriyet, Milliyet, Tercüman, Vatan, Yeni İstanbul ve Yeni Sabah), “212 Sayılı Yasa” ve “Basın İlan Kurumunun Oluşmasına İlişkin 195 sayılı Yasa”nın mesleki sakıncalar doğuracağını iddia eden ortak bildiri imzaladılar ve gazetelerin baskısını 3 günlüğüne durdurduklarını açıkladılar.

“Dokuz patron olayı” olarak basın tarihine geçen bu gelişme üzerine gazeteciler, boykot boyunca “Basın” adlı bir gazete yayımlamaya karar verdiler.

Basın gazetesi 11 Ocak günü yayına başladı ve üç günlük boykot sırasında düzenli olarak yayınını sürdürdü. Gazetenin ilk sayısının başyazısında şu ifadeler yer alıyordu;

“Temel hak ve hürriyetlerimizin gerçekten kısıtlandığı, yalnız basının değil bütün memleketin gerçekten eşi görülmemiş bir tehlikenin içine sokulduğu günlerde bile gazetelerini kapatmayan ve protesto yoluna gitmeyen gazete sahiplerinin, şimdi bir ilan kurumu için yaptıkları bu hareket, basın tarihimizde herhalde şerefli bir yer kaplamayacaktır. Gazete çıkarmak çorap fabrikası işletmeye benzemez. Basın bir kamu hizmetidir.”

Son tahlilde gazeteciler galip geldi ve birçok patron geri adım attı. 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü, bu olayın bir sonucu olarak ortaya çıktı.

Yorum yapabilmek için lütfen sitemizden üye girişi yapınız!
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.