<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Türkiye Ekspres Haber | Güncel Haberin Adresi | Son Dakika Haberler</title>
    <link>https://www.turkiyeekspreshaber.com</link>
    <description>Son dakika haberler, yerel, yaşam ve dünyadan en güncel gelişmeler, magazin, ekonomi, spor, gazete ve gündem haberleri Türkiye Ekspres Haber'de!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.turkiyeekspreshaber.com/rss/genel" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 26 Jun 2026 21:40:55 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.turkiyeekspreshaber.com/rss/genel"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'ye göç edenlerin sayısı arttı: Listenin başında Türkmenistan var]]></title>
      <link>https://www.turkiyeekspreshaber.com/turkiyeye-goc-edenlerin-sayisi-artti-listenin-basinda-turkmenistan-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkiyeekspreshaber.com/turkiyeye-goc-edenlerin-sayisi-artti-listenin-basinda-turkmenistan-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2025 yılında Türkiye'ye göç edenlerin sayısı yüzde 25,2 yükseldi. Ülkeye göç edenlerin başına ise Türkmenistan vatandaşları geliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin '<i><strong>uluslararası göç istatistikleri'ni</strong></i> yayımladı.</p>

<p>Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te, bir önceki yıla göre yüzde 25,2 arttı.</p>

<p>Bu artışla ülkedeki göçmen sayısı 393 bin 829 kişi oldu.</p>

<p>Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu.</p>

<p>Ayrıca dikkat çeken diğer bir detay ise göç edenlerin birinci sırasında Türkmenistan vatandaşlarının olması oldu.</p>

<h3>TÜRKİYE'DEN GİDENLERİN ORANI DA AZALDI</h3>

<p>Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.</p>

<p>Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu.</p>

<p>Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.</p>

<h3>ÜLKEYE GELENLERİN ÇOĞU GENÇ</h3>

<p>Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü.</p>

<p>Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.</p>

<p>Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü.</p>

<p>Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/06/24/6a3b9340d6857116__w1200xh620.jpg?w=800" width="800" /></p>

<h3>EN FAZLA GÖÇÜ İSTANBUL ALDI</h3>

<p>Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.</p>

<p>Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.</p>

<h3>EN ÇOK TÜRKMENİSTAN'DAN GÖÇ ALINDI</h3>

<p>Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı.</p>

<h3>TÜRKMENİSTAN'I AZERBAYCAN VE ÖZBEKİSTAN TAKİP ETTİ</h3>

<p>Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.</p>

<p>Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı.</p>

<p>Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.turkiyeekspreshaber.com/turkiyeye-goc-edenlerin-sayisi-artti-listenin-basinda-turkmenistan-var</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 13:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkiyeekspreshabercom.teimg.com/crop/1280x720/turkiyeekspreshaber-com/uploads/2026/06/i-m-g-4355.jpeg" type="image/jpeg" length="81169"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye genelinde yağış rekoru: Akdeniz ve Karadeniz'de son 66 yılın zirvesine ulaştı]]></title>
      <link>https://www.turkiyeekspreshaber.com/turkiye-genelinde-yagis-rekoru-akdeniz-ve-karadenizde-son-66-yilin-zirvesine-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkiyeekspreshaber.com/turkiye-genelinde-yagis-rekoru-akdeniz-ve-karadenizde-son-66-yilin-zirvesine-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de 2026 su yılı yağışları normaline göre yüzde 34, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 75 artış gösterdi. Akdeniz ve Karadeniz bölgeleri son 66 senenin en yağışlı 8 ayını yaşadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye genelinde rekor kıran yağışlar Akdeniz ve Karadeniz'de zirve yaptı.</p>

<p>Hidroloji ve meteorolojide su kaynaklarının, yağışların ve akarsu debilerinin daha doğru izlenebilmesi için kullanılan 12 aylık zaman dilimi olan 'su yılı' Türkiye'de 1 Ekim'de başlayıp 30 Eylül'de sona eriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden alınan verilere göre 2026 su yılında Türkiye genelinde ortalama 650,9 milimetre yağış kaydedildi.</p>

<p>Bu dönemde su yılı normali 484,5 milimetre, geçen yılın aynı dönemi yağışı ise 371,1 milimetre olarak ölçüldü.</p>

<h3>AKDENİZ VE KARADENİZ'DE SON 66 YILIN EN YÜKSEK SEVİYESİ</h3>

<p>Böylece su yılı yağışları normaline göre yüzde 34, geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 75 artış gösterirken Akdeniz ve Karadeniz bölgelerinde 8 aylık dönemde son 66 yılın en yüksek seviyesine ulaştı.</p>

<p>Yağışlar Tekirdağ, Bursa, Yalova, Kastamonu, Malatya, Bayburt, Erzurum, Rize, Artvin ve Ardahan çevrelerinde yer yer yüzde 20'ye kadar azalırken Balıkesir ve İzmir'in batısı ile Antalya, Mersin, Tokat, Yozgat, Düzce, Amasya, Sivas, Bingöl, Diyarbakır, Siirt, Şırnak, Hakkari ve Van çevrelerinde yüzde 60'ın üzerinde arttı.</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/06/12/6a2b49e6909bb686__w864xh486.jpg?w=800" width="800" /></p>

<p>Tüm bölgelerde su yılı yağışları hem normallerin hem de geçen yılın üzerinde gerçekleşti.</p>

<p>En yüksek artış yüzde 49 ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde kaydedildi.</p>

<p>Akdeniz ve Karadeniz bölgelerinde son 66 yılın, Ege Bölgesi'nde son 42 yılın, Doğu Anadolu Bölgesi'nde son 38 yılın, İç Anadolu Bölgesi'nde son 15 yılın ve Marmara Bölgesi'nde son 13 yılın en yüksek 8 aylık su yılı yağışı ölçüldü.</p>

<h3>8 AYDA 99,5 GÜN YAĞIŞ KAYDEDİLDİ</h3>

<p>İl bazında en fazla yağış 1150,8 milimetreyle Rize'ye, en az yağış ise 296 milimetreyle Iğdır'a düştü.</p>

<p>Su yılı yağışlarında Ardahan ve Tekirdağ normalleri civarında yağış alırken diğer tüm illerde yağışlar normalin üzerinde gerçekleşti.</p>

<p>Adana, Bartın, Bolu, Düzce, Giresun, Hatay, Isparta, İzmir, Kahramanmaraş, Kayseri, Manisa, Niğde, Ordu, Osmaniye, Tokat, Tunceli, Uşak, Yozgat ve Zonguldak'ta son 66 yılın, Bingöl, Bitlis, Erzincan ve Sivas'ta son 38 yılın, Van'da son 33 yılın, Gaziantep'te ise son 30 yılın en yüksek su yılı yağışı kaydedildi.</p>

<p>Türkiye genelinde 2026 su yılının ilk 8 aylık döneminde ortalama 99,5 gün yağış görüldü.</p>

<p>Bu sayı, 1991-2020 dönemine ait 83,1 günlük ortalamanın üzerinde gerçekleşti.</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/06/12/6a2b49fb79715644__w864xh486.jpg?w=800" width="800" /></p>

<h3>TÜM BÖLGELERDE YAĞIŞLAR NORMALİN ÜZERİNDE GERÇEKLEŞTİ</h3>

<p>Marmara Bölgesi'nde su yılı yağışı 642,5 milimetre olarak ölçüldü.</p>

<p>yağışlar normaline kıyasla yüzde 18, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 55 arttı.</p>

<p>Ege Bölgesi'nde 712,3 milimetre yağış kaydedilirken yağışlar normaline göre yüzde 33, geçen yıla göre yüzde 78 artış gösterdi.</p>

<p>Akdeniz Bölgesi'nde 884 milimetre yağış ölçüldü.</p>

<p>Bölgede yağışlar normaline göre yüzde 45, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 100'ün üzerinde arttı.</p>

<p>İç Anadolu Bölgesi'nde yağışlar 435,7 milimetreye ulaşırken normaline göre yüzde 33, geçen yıla göre yüzde 99 artış gerçekleşti.</p>

<p>Karadeniz Bölgesi'nde 632,5 milimetre yağış kaydedildi.</p>

<p>Yağışlar normaline göre yüzde 24, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19 arttı.</p>

<p>Doğu Anadolu Bölgesi'nde yağışlar 638,6 milimetre oldu.</p>

<p>Bölgede yağışlar normaline göre yüzde 37, geçen yıla göre yüzde 75 yükseldi.</p>

<p>Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde ise 767,3 milimetre yağış kaydedildi.</p>

<p>Yağışlar normaline göre yüzde 49, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 100'ün üzerinde artış gösterdi.</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/06/12/6a2b4a01dd76f474__w863xh486.jpg?w=800" width="800" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.turkiyeekspreshaber.com/turkiye-genelinde-yagis-rekoru-akdeniz-ve-karadenizde-son-66-yilin-zirvesine-ulasti</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 09:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkiyeekspreshabercom.teimg.com/crop/1280x720/turkiyeekspreshaber-com/uploads/2026/06/i-m-g-3562-1.jpeg" type="image/jpeg" length="91620"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'nin en güvenilir şehri: Rize]]></title>
      <link>https://www.turkiyeekspreshaber.com/turkiyenin-en-guvenilir-sehri-rize</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkiyeekspreshaber.com/turkiyenin-en-guvenilir-sehri-rize" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin en güvenilir şehirlerini belirlemek için ülke genelinde yapılan kamuoyu araştırmasında en güvenilir il Rize çıktı. Yüzde 88,4'lük oranı ile birinci çıkan Rize'yi, yüzde 87,2 ile Afyonkarahisar takip etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'de kamuoyu araştırmaları, en çok takip edilen konular arasında geliyor.</p>

<p>Özellikle seçim öncesi dönemlerde seçmen eğilimlerini gözlemek için ilgi gören anketler, aynı zamanda toplumsal eğilimleri tespit etmek açısından da önem taşıyor.</p>

<p>Gündeme gelen yeni araştırma ise Türkiye'nin en güvenli illerini belirleme amacıyla yapıldı.</p>

<h3>EN GÜVENLİ İLLER BELİRLENDİ</h3>

<p>Türkiye genelinde yapılan Vatandaş Memnuniyeti ve Güvenlik Algısı anketiyle Türkiye'nin en güvenli illeri belirlendi.</p>

<p>Kamuoyu araştırması, katılımcıların ikamet ettikleri illeri ne kadar güvenli gördüklerine dair verdikleri cevaplara göre oluşturuldu.</p>

<h3>RİZE BİRİNCİ SIRADA</h3>

<p>Araştırma sonucunda en güvenilir iller sıralamasında, yüzde 88,4 oranıyla Rize birinci oldu.</p>

<p>Rize'nin ardından yüzde 87,2'lik oranıyla Afyonkarahisar ikinci oldu.</p>

<p>Afyonkarahisar'ın ardından yüzde 86 ile Bayburt, yüzde 84,7 ile Artvin, yüzde 84,1 ile de Çanakkale geldi.</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/06/08/6a269e6e3f988429__w864xh486.jpg?w=800" width="800" /></p>

<p>Araştırmada öne çıkan ilk 5 şehir şöyle sıralandı:</p>

<p>Rize – %88,4</p>

<p>Afyonkarahisar – %87,2</p>

<p>Bayburt – %86,0</p>

<p>Artvin – %84,7</p>

<p>Çanakkale – %84,1</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>KARADENİZ İLLERİ ÖNE ÇIKTI</h3>

<p>Anket sonuçlarını değerlendiren uzmanlar, nüfus yoğunluğunun düşük olduğu şehirlerde güvenlik duygusunun daha yüksek olduğunun altını çizdi.</p>

<p>En güvenilir şehirler listesinin başındaki 5 ilden 3'ünün, Karadeniz Bölgesi'nden olması dikkat çekti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.turkiyeekspreshaber.com/turkiyenin-en-guvenilir-sehri-rize</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 14:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkiyeekspreshabercom.teimg.com/crop/1280x720/turkiyeekspreshaber-com/uploads/2026/06/i-m-g-3246.jpeg" type="image/jpeg" length="31872"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'de il olabilecek ilçeler: Kriterleri karşılayan 24 ilçe]]></title>
      <link>https://www.turkiyeekspreshaber.com/turkiyede-il-olabilecek-ilceler-kriterleri-karsilayan-24-ilce</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkiyeekspreshaber.com/turkiyede-il-olabilecek-ilceler-kriterleri-karsilayan-24-ilce" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de il sayısının 82’ye yükselmesi yönündeki beklentiler yeniden gündeme gelirken, nüfus, ekonomik güç ve konum gibi kriterleri karşılayan 24 ilçe “il olma potansiyeli en yüksek yerleşimler” arasında gösterildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de uzun süredir zaman zaman gündeme gelen “yeni iller oluşturulacak mı?” tartışması yeniden alevlendi. İl statüsü beklentisi içinde olan birçok ilçe, sahip olduğu nüfus ve ekonomik kapasiteyle dikkat çekiyor.</p>

<p>Özellikle büyük şehir merkezlerine uzaklık, gelişmiş ulaşım ağı ve ekonomik canlılık gibi faktörler, bu ilçelerin il olma tartışmalarında öne çıkmasına neden oluyor.</p>

<h3>İL OLMANIN 8 KRİTERİ</h3>

<p>İl statüsü kazanılmasına ilişkin tartışmalarda, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) ortaya koyduğu bazı temel ölçütler referans alınıyor:</p>

<p><i><strong>Nüfus: </strong></i>İlçenin güncel nüfusunun en az 100 bin olması.</p>

<p><i><strong>Uzaklık: </strong></i>İl merkezine en az 30 kilometre mesafede bulunması.</p>

<p><strong><i>Mevcut Şehirleşme: </i></strong>Yapılaşma ve kentsel dokunun yeterliliği.</p>

<p><i><strong>Ulaşım Durumu: </strong></i>Bölgenin ulaşım ağı ve merkeze olan bağlantı kolaylığı.</p>

<p><i><strong>Hinterlant (Artbölge):</strong></i> İlçenin çevresiyle olan ekonomik ve coğrafi etkileşim alanı.</p>

<p><i><strong>Ekonomik Çeşitlilik: </strong></i>Ticari kapasite ve istihdam olanakları.</p>

<p><i><strong>Eğitim Durumu: </strong></i>Okullaşma oranı, eğitim altyapısı ve kapasitesi.</p>

<p><i><strong>Sosyal ve Kültürel Gelişmişlik:</strong></i> Sağlık altyapısı, sosyal donatılar ve genel hizmet yeterliliği.</p>

<p>Bu çerçevede bazı ilçeler, mevcut yapılarıyla “adeta il merkezi” görünümünde değerlendiriliyor.</p>

<h3>İL OLMASI BEKLENEN 24 İLÇE</h3>

<p>Yapılan değerlendirmelere göre il olma potansiyeli en yüksek ilçeler arasında Türkiye’nin farklı bölgelerinden toplam 24 yerleşim öne çıkıyor:</p>

<p>Yüksekova (Hakkari) – 121.314</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/06/02/6a1eceb80cc00106__w750xh500.jpg?w=800" width="800" /></p>

<p>Midyat (Mardin) – 125.791</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/06/02/6a1ececc65011588__w1120xh631.jpg?w=800" width="800" /></p>

<p>Polatlı (Ankara) – 131.894</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/06/02/6a1ecef6092c0871__w1080xh720.jpg?w=800" width="800" /></p>

<p>Elbistan (Kahramanmaraş) – 132.036</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/06/02/6a1ecf164a9a1641__w864xh486.jpg?w=800" width="800" /></p>

<p>Kahta (Adıyaman) – 136.769</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/06/02/6a1ecf42bb103882__w1200xh622.jpg?w=800" width="800" /></p>

<p>Kozan (Adana) – 132.572</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/06/02/6a1ecfce5cbd3383__w977xh636.jpg?w=800" width="800" /></p>

<p>Ünye (Ordu) – 135.914</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/06/02/6a1ecfe66368b571__w864xh486.jpg?w=800" width="800" /></p>

<p>Ergani (Diyarbakır) – 141.098</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/06/02/6a1ed065e1f63197__w640xh359.jpg?w=800" width="800" /></p>

<p>Konya Ereğli (Konya) – 158.010</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/06/02/6a1ed08c25360737__w1200xh707.jpg?w=800" width="800" /></p>

<p>Lüleburgaz (Kırklareli) – 157.136</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/06/02/6a1ed0b341ef8986__w568xh320.jpg?w=800" width="800" /></p>

<p>Nazilli (Aydın) – 162.156</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/06/02/6a1ed0d673038733__w1200xh675.jpg?w=800" width="800" /></p>

<p>Cizre (Şırnak) – 166.290</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/06/02/6a1ed0ef74fc8895__w1200xh564.jpg?w=800" width="800" /></p>

<p>Bandırma (Balıkesir) – 169.476</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/06/02/6a1ed105d82d2900__w1200xh675.jpg?w=800" width="800" /></p>

<p>Erciş (Van) – 170.209</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/06/02/6a1ed127f0813536__w1200xh675.jpg?w=800" width="800" /></p>

<p>Zonguldak Ereğli (Zonguldak) – 173.000</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/06/02/6a1ed14c423b6558__w1000xh529.jpg?w=800" width="800" /></p>

<p>Edremit (Balıkesir) – 176.251</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/06/02/6a1ed190c42a3881__w1200xh796.jpg?w=800" width="800" /></p>

<p>Fethiye (Muğla) – 187.332</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/06/02/6a1ed1ac60331298__w736xh491.jpg?w=800" width="800" /></p>

<p>İskenderun (Hatay) – 228.149</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/06/02/6a1ed1c1e1a59212__w800xh535.jpg?w=800" width="800" /></p>

<p>Manavgat (Antalya) – 266.480</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/06/02/6a1ed1dc0899e421__w1200xh675.jpg?w=800" width="800" /></p>

<p>Siverek (Şanlıurfa) – 277.399</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/06/02/6a1ed1f1dc52d402__w900xh506.jpg?w=800" width="800" /></p>

<p>İnegöl (Bursa) – 306.004</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/06/02/6a1ed208cb1e9235__w800xh450.jpg?w=800" width="800" /></p>

<p>Çorlu (Tekirdağ) – 306.939</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/06/02/6a1ed21cef556506__w1026xh437.jpg?w=800" width="800" /></p>

<p>Tarsus (Mersin) – 358.510</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/06/02/6a1ed26bccedd342__w1200xh674.jpg?w=800" width="800" /></p>

<p>Alanya (Antalya) – 371.547</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/06/02/6a1ed2846da9b734__w1000xh302.jpg?w=800" width="800" /></p>

<h3>GÖZLER YENİ KARARLARDA</h3>

<p>Söz konusu ilçeler, sahip oldukları nüfus ve ekonomik hacimle birçok ili geride bırakırken, il statüsü tartışmalarını da canlı tutuyor. Ancak idari bir değişiklik için resmi karar süreçlerinin belirleyici olacağı vurgulanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.turkiyeekspreshaber.com/turkiyede-il-olabilecek-ilceler-kriterleri-karsilayan-24-ilce</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 09:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkiyeekspreshabercom.teimg.com/crop/1280x720/turkiyeekspreshaber-com/uploads/2026/06/i-m-g-2948.jpeg" type="image/jpeg" length="40232"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cezaevinden izinli çıktı, iki kadını bıçakladı]]></title>
      <link>https://www.turkiyeekspreshaber.com/cezaevinden-izinli-cikti-iki-kadini-bicakladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkiyeekspreshaber.com/cezaevinden-izinli-cikti-iki-kadini-bicakladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cezaevinden Kurban Bayramı izniyle çıkan Şafak Ö, evli olduğu Gülişah Ö. ile evde bulunan Eda D’yi sırtlarından bıçakla yaraladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli’nin İzmit ilçesinde cezaevinden Kurban Bayramı izniyle çıkan Şafak Ö, evli olduğu Gülişah Ö. ile evde bulunan Eda D’yi sırtlarından bıçakla yaraladı. Olay dün saat 20.00 sıralarında Topçular Mahallesi Topçular Sokak’taki bir evde meydana geldi. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralılar, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Kocaeli Şehir Hastanesi’ne kaldırıldı. Yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi. Olayın ardından kaçan şüpheli, polis ekiplerince yakalandı. Şüphelinin “uyuşturucu madde kullanmak” ve “kasten yaralama” suçlarından kaydı bulunduğu öğrenildi. Öte yandan güvenlik kamerası görüntülerinde, iki kadını bıçakladıktan sonra evden çıkan şüphelinin bina önündeki kişilerle de kavga ettiği görüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Olayla ilgili soruşturma sürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.turkiyeekspreshaber.com/cezaevinden-izinli-cikti-iki-kadini-bicakladi</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 12:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkiyeekspreshabercom.teimg.com/crop/1280x720/turkiyeekspreshaber-com/uploads/2026/05/i-m-g-2815.jpeg" type="image/jpeg" length="31620"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü sözleşmeli personel alacak]]></title>
      <link>https://www.turkiyeekspreshaber.com/doga-koruma-ve-milli-parklar-genel-mudurlugu-sozlesmeli-personel-alacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkiyeekspreshaber.com/doga-koruma-ve-milli-parklar-genel-mudurlugu-sozlesmeli-personel-alacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü, 92 sözleşmeli personel alacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Genel Müdürlüğün konuya ilişkin ilanı, Resmi Gazete'de yayımlandı.</p>

<p>Buna göre, kurumun merkez teşkilatı için 7 büro personeli, 4 mühendis, 1 veteriner hekim, 1 biyolog, 1 şehir plancısı, 3 tekniker, 1 mimar, taşra teşkilatında 29 koruma ve güvenlik görevlisi, 31 destek personeli, 4 orman muhafaza memuru, 1 mühendis, 4 tekniker, 2 teknisyen, 3 büro personeli olmak üzere 92 sözleşmeli personel istihdamı yapılacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başvurular, e-Devlet'te "Tarım ve Orman Bakanlığı-Kariyer Kapısı Kamu İşe Alım" hizmeti aracılığıyla veya Kariyer Kapısı Platformu (https://kariyerkapisi.gov.tr) üzerinden 25 Mayıs ve 3 Haziran tarihlerinde çevrim içi yapılacak.Yerleştirme sonuçları, DKMP'nin internet adresi ve "Kariyer Kapısı-Kamu İşe Alım Platformu" kanallarından öğrenilebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.turkiyeekspreshaber.com/doga-koruma-ve-milli-parklar-genel-mudurlugu-sozlesmeli-personel-alacak</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 14:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkiyeekspreshabercom.teimg.com/crop/1280x720/turkiyeekspreshaber-com/uploads/2026/05/i-m-g-2588.jpeg" type="image/jpeg" length="46309"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Deprem Bölgesinde Açılan Davalar Yıkım Süreçlerini Etkiliyor]]></title>
      <link>https://www.turkiyeekspreshaber.com/deprem-bolgesinde-acilan-davalar-yikim-sureclerini-etkiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkiyeekspreshaber.com/deprem-bolgesinde-acilan-davalar-yikim-sureclerini-etkiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Deprem bölgelerinde ağır hasarlı ve riskli yapılara ilişkin açılan davalar, yıkım süreçlerinde gecikmelere neden oluyor. Edinilen bilgilere göre, deprem sonrası hasar tespitleriyle ilgili açılan binlerce dava nedeniyle birçok yapının yıkımı, mahkemelerden çıkacak kararların ardından gerçekleştirilebiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yetkililerden alınan bilgilere göre, deprem bölgelerinde şimdiye kadar yaklaşık 10 bin dava açıldı. Bu dosyaların yaklaşık 2 bin 500’ünde ise yargı sürecinin halen devam ettiği öğrenildi. Özellikle mahkemeler tarafından verilen yürütmenin durdurulması kararlarının, bazı binalarda yıkım işlemlerinin geçici olarak durmasına neden olduğu belirtildi.</p>

<p><img alt="Cb8Dbbb7 0549 42Fa Ad93 798De88D01Ad" height="625" src="https://turkiyeekspreshabercom.teimg.com/turkiyeekspreshaber-com/uploads/2026/05/cb8dbbb7-0549-42fa-ad93-798de88d01ad.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1320" /></p>

<p>Süreçlerin ilk derece ve istinaf mahkemelerinde devam ettiği, hukuki süreci tamamlanan yapılar hakkında ise mahkeme kararları doğrultusunda işlem yapıldığı ifade edildi. Kararı kesinleşen binalarda ilgili kurumlar tarafından yıkım işlemlerinin sürdürüldüğü kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Uzmanlar, hukuki sürecin vatandaşların hak arama özgürlüğü açısından önemli olduğunu belirtirken, devam eden davaların bazı bölgelerde dönüşüm ve enkaz kaldırma çalışmalarını yavaşlatabildiğine dikkat çekiyor. Yetkililer ise mahkeme kararlarının uygulanmasının yasal zorunluluk olduğunu vurgulayarak, süreci tamamlanan dosyalarda işlemlerin hızla sürdürüldüğünü ifade ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.turkiyeekspreshaber.com/deprem-bolgesinde-acilan-davalar-yikim-sureclerini-etkiliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 07:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkiyeekspreshabercom.teimg.com/crop/1280x720/turkiyeekspreshaber-com/uploads/2026/05/2933e66b-2727-422a-a9e1-b573b92ba374.jpeg" type="image/jpeg" length="16150"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hamdi Ulukaya da dünyanın sayılı zenginleri arasında....]]></title>
      <link>https://www.turkiyeekspreshaber.com/hamdi-ulukaya-da-dunyanin-sayili-zenginleri-arasinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkiyeekspreshaber.com/hamdi-ulukaya-da-dunyanin-sayili-zenginleri-arasinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Chobani markası ABD'de önemli bir pazar payına sahip. Patronu Hamdi Ulukaya ise dünyanın sayılı zenginleri arasında.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hamdi Ulukaya, Türkiye'de herhangi bir ticari faaliyeti olmamasına rağmen geçen yıl Fenerbahçe'nin ana sponsorlarından biri oldu. Bu sponsorluk Ulukaya'nın sadece Fenerbahçe sevgisinden kaynaklanmadığı, Türkiye pazarına da bir gün mutlaka gireceği hep konuşuldu.</p>

<p>Geçen hafta Türkiye'ye giriş için çalışmalar yaptığını radarındaki şirketlerden birinin de Türkiye'nin süt ve süt ürünlerinde en güçlü markalarından biri olan Pınar olduğunu yazılmıştı. Bununla ilgili taraflardan henüz bir açıklama gelmedi ama bambaşka bir bilgi kulislerde fısıldandı. Chobani'nin Pınar değil, Eczacıbaşı İlaç ile ilgilendiği bilgisi alındı. Eczacıbaşı Holding, 25 Mart tarihinde Selpak markasının da sahibi olan Sanipak Sağlıklı Yaşam Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin tamamını Malezya merkezli Arch Peninsula Sdn Bhd şirketine 600 milyon dolar bedelle satmıştı. Eczacıbaşı ana şirketlerinden biri olan Eczacıbaşı İlaç'ı da satar mı, bunu bekleyip göreceğiz…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Hamdi Ulukaya da dünyanın sayılı zenginleri arasında.... - Resim : 2" decoding="async" i-amphtml-auto-lightbox-visited="" src="https://img.superhaber.com/rcman/Cw860h484q95gm/storage/files/images/2026/05/24/canva-1-cki3.jpg" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.turkiyeekspreshaber.com/hamdi-ulukaya-da-dunyanin-sayili-zenginleri-arasinda</guid>
      <pubDate>Sun, 24 May 2026 08:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkiyeekspreshabercom.teimg.com/crop/1280x720/turkiyeekspreshaber-com/uploads/2026/05/i-m-g-2519.jpeg" type="image/jpeg" length="68877"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İklim krizi, genç kuşaklarda "eko-anksiyeteye" neden oluyor]]></title>
      <link>https://www.turkiyeekspreshaber.com/iklim-krizi-genc-kusaklarda-eko-anksiyeteye-neden-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkiyeekspreshaber.com/iklim-krizi-genc-kusaklarda-eko-anksiyeteye-neden-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İklim krizinin etkileri yalnızca yükselen sıcaklıklar, kuraklıklar ve sellerle değil, insanların zihinlerinde büyüyen kaygılarla da hissedilirken, özellikle genç kuşaklarda giderek yaygınlaşan "eko-anksiyete" korku ve belirsizliği derinleştiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya genelinde artan sıcaklıklar, şiddetlenen doğal afetler, biyolojik çeşitlilik kaybı ve hızlanan çevresel tahribat, iklim krizini yalnızca çevresel değil, psikolojik bir mesele haline de getiriyor.</p>

<p>İklim değişikliğinin günlük yaşam üzerindeki etkileri giderek daha görünür hale gelirken, gezegenin geleceğine ilişkin yoğun korku, kaygı ve belirsizlik hissi de özellikle genç nesiller arasında yaygınlaşıyor.</p>

<p>Bu ruh halini tanımlamak için kullanılan "eko-anksiyete" kavramı, ilk kez 1990'da gazeteci Lisa Leff tarafından ortaya atılırken, daha sonra Avustralyalı çevre filozofu Glenn Albrecht'in çevresel değişimlerin yol açtığı psikolojik etkileri tanımlayan çalışmalarıyla akademik literatürde daha güçlü bir yer edindi.</p>

<p>Gelecekte beklenen çevresel felaketlere yönelik derin endişe hali olarak tanımlanan ve korku, çaresizlik, öfke ve yas gibi duyguları tetikleyen eko-anksiyete, uzmanlara göre uzun vadede depresyon, tükenmişlik ve kronik stres gibi ruh sağlığı sorunlarına da zemin hazırlayabiliyor.</p>

<p>Uzmanlar, iklim krizinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerinin yalnızca bireysel bir psikolojik sorun olarak değil, aynı zamanda toplumsal dayanıklılık ve gelecek planlaması açısından da ele alınması gerektiğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Konuyla ilgili yürütülen bir araştırmada, 10 bin genç katılımcının yaklaşık yarısının iklim değişikliğine ilişkin duygularının günlük yaşamları ve işlevselliklerini olumsuz etkilediği tespit edildi.</p>

<p>32 ülkeden 12 binden fazla katılımcının incelendiği bir başka araştırmada ise iklim kaygısının 24 ülkede çevre dostu davranışlara, 12 ülkede ise çevresel aktivizme katılımı artırdığı belirlendi.</p>

<p><strong>"Genç nesiller, iklim değişikliğinin tüm sonuçlarını yaşayacaklarının son derece farkında"</strong></p>

<p>Curtin Üniversitesinden Dr. Ans Vercammen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, iklim değişikliğinin psikolojik etkilerine ilişkin farkındalığın son 20 yılda giderek arttığına işaret ederek, bu alanda çalışan araştırmacılar arasındaki genel fiikir birliğinin, eko-anksiyetenin temelinde "iklim ve çevresel değişimin gerçeklerine karşı rasyonel ve orantılı bir tepki" bulunduğu yönünde olduğunu kaydetti.</p>

<p>Bu durumun "kaygıdan fazlasını kapsadığını"na değinen Vercammen, "Ayrı duygular için daha spesifik terimler kullanılsa da eko-anksiyete tek bir duygusal durumdan ziyade, birbiriyle ilişkili bir 'eko-duygu' kümesinin genel adı olarak düşünülebilir." ifadesini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vercammen, eko-anksiyetenin tüm yaş gruplarında görülebildiğini ancak ergenler ile genç yetişkinler arasında daha yaygın ve yoğun olduğu bilgisini verdi ve "Bu durum, gelişimsel, zamansal ve politik faktörlerin yapısal bir birleşimiyle ilgili." dedi.</p>

<p>Bu yaş grubunun "gelişimsel açıdan daha savunmasız" olduğunu aktaran Vercammen, "Aynı zamanda kaybedecekleri daha çok şey var. Genç nesiller, iklim değişikliğinin tüm sonuçlarını yaşayacaklarının son derece farkında." şeklinde konuştu.</p>

<p>Vercammen, araştırmaların, gençlerin siyasi liderler ve önceki nesiller tarafından terk edilmiş hissettiklerini gösterdiğine dikkati çekerek, "Gençler davranışlarını değiştirmek ve önceki nesillerden miras aldıkları sorunları çözmek için aktivizmde yer almak gibi bir yükümlülük hissediyor, ancak aynı zamanda iklim değişikliğinin yapısal etkenlerini etkileyebilecek çok sınırlı bir siyasi veya ekonomik güce sahipler. Bu durum, daha büyük bir çaresizlik hissine yol açabilir." değerlendirmesi yaptı.</p>

<p>Eko-anksiyetenin yaklaşan tehdide karşı zihnin verdiği doğal bir "sinyal" olduğunu vurgulayan Vercammen, halihazırda iklimin değiştiği bir dünyada insanların bu gerçeğe psikolojik olarak uyum sağlamasının bir "pes etme" değil, aksine bir "ihtiyaç" olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>"Sosyal medya, duygusal boyutu daha da güçlendirebilir"</strong></p>

<p>Tarih boyunca insanların sosyal ve çevresel sarsıntılar yaşadığına ve özellikle Sanayi Devrimi'nin toplumda büyük çaplı sosyal değişim ile çevresel bozulmalara yol açtığını ifade eden Vercammen, bugün yaşanan ekolojik kaygının ise daha farklı bir tablo çizdiğine işaret etti.</p>

<p>Gelişen teknoloji ile birlikte sosyal medyaya kolayca erişebilmenin iklim değişikliğinin etkilerine neredeyse sürekli maruz kalmayı mümkün kıldığını aktaran Vercammen, bu durumun "soyut bir konuyu kronik bir stres faktörüne dönüştürdüğünü" söyledi.</p>

<p>Vercammen, "Özellikle sosyal medya, algoritmaların duygusal içerikli paylaşımlara öncelik vermesi nedeniyle bu duygusal boyutu daha da güçlendirebilir. Dolayısıyla, geçmişte ruh sağlığını çevresel tehditlerden koruyan birçok tampon mekanizmanın ortadan kalktığı ve bunun da çaresizlik hissini ve ahlaki aciliyet duygusunu yoğunlaştırdığı söylenebilir." dedi.</p>

<p><strong>"Geçmişteki olaylar yerel veya bölgesel nitelikteydi"</strong></p>

<p>Georgetown Üniversitesi Tarih Bölümü profesörü John McNeill, tarih boyunca toplumların kuraklık, kıtlık ya da ani çevresel değişiklikler gibi ciddi iklimsel stres dönemlerinde, bugün "eko-anksiyete" olarak adlandırılan duruma benzer kaygılar yaşadığını, ancak çoğu zaman bunun dini terimlerle yansıtıldığını kaydetti.</p>

<p>Bugün ekolojik kaygı duyan insanların çevresel baskı ve stresleri daha bilimsel bir bakış açısıyla değerlendirdiğini belirten McNeill, "Günümüzde bu kaygı, sel, kuraklık ya da don gibi belirli olaylara daha az odaklanırken, bilimin ortaya koyduğu uzun vadeli eğilimlere çok daha fazla odaklanıyor." yorumunu yaptı.</p>

<p>Son yüzyıllarda dini anlayışlarla rekabet eden daha bilimsel yaklaşımların ortaya çıktığını ancak bu durumun, ekolojik kaygıları ortadan kaldırmadığına vurgu yapan McNeill, "Günümüzün ekolojik endişeleri dünya çapında daha yaygın. Geçmişteki olaylar yerel veya bölgesel nitelikteydi." görüşünü paylaştı.</p>

<p>McNeill, Sanayi Devrimi'nin insanlığın çevreyle ilişkisinde önemli bir kırılma noktası olduğuna işaret ederek, bu sürecin toplumların doğa ve çevresel değişimle kurduğu duygusal ve kültürel ilişkiyi de dönüştürdüğünü söyledi.</p>

<p>Özellikle kentleşmenin insanları doğadan uzaklaştırarak doğaya ilişkin bilgi ve aşinalığı azalttığını dile getiren McNeill, demiryollarının ve seyahatin yaygınlaşmasıyla birlikte bu ilişkinin yön değiştirdiğini vurguladı.</p>

<p>McNeill, kentli nüfus arasında doğaya karşı romantik bir bağın geliştiğini, bunun sanat ve edebiyatta güçlü biçimde ifade edildiğini, söz konusu yaklaşımın 1870'lerden itibaren çevre koruma hareketlerine de zemin hazırladığına değindi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.turkiyeekspreshaber.com/iklim-krizi-genc-kusaklarda-eko-anksiyeteye-neden-oluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 23 May 2026 08:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkiyeekspreshabercom.teimg.com/crop/1280x720/turkiyeekspreshaber-com/uploads/2026/05/i-m-g-2489.jpeg" type="image/jpeg" length="19255"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doğurganlık hızı düştü! Geçen yıl 895 bin 374 bebek doğdu]]></title>
      <link>https://www.turkiyeekspreshaber.com/dogurganlik-hizi-dustu-gecen-yil-895-bin-374-bebek-dogdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkiyeekspreshaber.com/dogurganlik-hizi-dustu-gecen-yil-895-bin-374-bebek-dogdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Geçen yıl doğan bebek sayısıyla ilgili veriler açıklandı. Toplam doğurganlık hızında belirgin bir düşüş yaşanması dikkat çekti. 2001'den bu yana süregelen azalma eğilimi, 2025'te 1,42 çocukla en düşük seviyeye geriledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'de doğurganlık oranının düşüşü her yıl giderek daha çok derinleşiyor.</p>

<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 Doğum İstatistikleri'ni açıkladı.</p>

<p>Canlı doğan bebek sayısı, 2025 yılında 895 bin 374 oldu.</p>

<p>Canlı doğan bebeklerin yüzde 51,4'ü erkek, yüzde 48,6'sı kız olarak belirlendi.</p>

<h3>TOPLAM DOĞURGANLIK HIZI 1,42 ÇOCUK OLDU</h3>

<p>Toplam doğurganlık hızı, bir kadının doğurgan olduğu dönem olan 15-49 yaş grubunda doğurabileceği ortalama çocuk sayısını ifade ediyor.</p>

<p>Toplam doğurganlık hızı, 2001 yılında 2,38 çocuk iken 2014 yılından itibaren aralıksız düşüş eğilimine girerek 2025 yılında 1,42 çocuk olarak gerçekleşti.</p>

<p>Toplam doğurganlık hızı son 9 yıldır nüfusun yenilenme seviyesi olan 2,10'un altında kalmaya devam etti.</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/05/21/6a0eaf736bdab582__w1200xh613.jpg?w=800" width="800" /></p>

<h3>TOPLAM DOĞURGANLIK HIZININ EN YÜKSEK OLDUĞU İL: ŞANLIURFA</h3>

<p>Toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 2025 yılında 3,15 çocuk ile Şanlıurfa oldu. Bu ili 2,53 çocuk ile Şırnak, 2,23 çocuk ile Mardin izledi.</p>

<p>Toplam doğurganlık hızının en düşük olduğu il ise 1,09 çocuk ile Bartın oldu. Bu ili 1,10 çocuk ile İzmir, 1,11 çocuk ile Eskişehir, Ankara ve Zonguldak izledi.</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/05/21/6a0eb029742bb117__w1200xh552.jpg?w=800" width="800" /></p>

<h3>TOPLAM DOĞURGANLIK HIZI 2025 YILINDA 76 İLDE 2,10'UN ALTINDA KALDI</h3>

<p>Toplam doğurganlık hızının nüfusun yenilenme seviyesinin altına düştüğü 2017 yılında 57 ilin toplam doğurganlık hızı 2,10'un altında iken 2025 yılında 76 ilin toplam doğurganlık hızı bu seviyenin altında kaldı.</p>

<p>Toplam doğurganlık hızının 1,50'nin altında kaldığı il sayısı 2017 yılında 4 iken 2025 yılında 59 oldu. Toplam doğurganlık hızının 3 çocuk ve üzerinde olduğu il sayısı 2017 yılında 10 iken 2025 yılında sadece Şanlıurfa ili oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/05/21/6a0eb036e72dc895__w1200xh544.jpg?w=800" width="800" /></p>

<h3>TOPLAM DOĞURGANLIK HIZININ AB ÜYE ÜLKELERİ ORTALAMASI 1,34 ÇOCUK OLDU</h3>

<p>Avrupa Birliği üyesi 27 ülkenin toplam doğurganlık hızları incelendiğinde, 2024 yılında en yüksek toplam doğurganlık hızına sahip olan ülkenin 1,72 çocuk ile Bulgaristan olduğu, en düşük toplam doğurganlık hızına sahip olan ülkenin ise 1,01 çocuk ile Malta olduğu görüldü. Toplam doğurganlık hızı 2025 yılında binde 1,42 çocuk olan Türkiye, Avrupa Birliği üyesi ülkeler arasında 11. sırada yer aldı.</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/05/21/6a0ecbcf114ba508__w863xh486.jpg?w=800" width="800" /></p>

<h3>YÜKSEK ÖĞRETİM MEZUNU ANNELERİN TOPLAM DOĞURGANLIK HIZI 2025 YILINDA 1,24 ÇOCUK OLDU</h3>

<p>Annenin eğitim durumuna göre toplam doğurganlık hızı incelendiğinde, 2025 yılında en yüksek toplam doğurganlık hızı ilkokul mezunu anneler için 2,51 çocuk iken en düşük toplam doğurganlık hızı yüksek öğretim mezunu anneler için 1,24 çocuk oldu.</p>

<h3>YOĞUN KENTLERDE TOPLAM DOĞURGANLIK HIZI 2025 YILINDA 1,33 ÇOCUK OLDU</h3>

<p>Mekânsal Adres Kayıt Sistemi'nin (MAKS) kullanılmaya başlanması ile birlikte fiili kent-kır yapısını daha doğru yansıtan, "yoğun kent, orta yoğun kent ve kır"(1) ayrımında oluşturulan yeni bir sınıflama yapılmıştır.</p>

<p>Kent-kır sınıflamasına göre toplam doğurganlık hızı incelendiğinde, 2025 yılında kır olarak sınıflandırılan yerlerde toplam doğurganlık hızı 1,75 çocuk iken orta yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde 1,53 çocuk ve yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde ise 1,33 çocuk oldu.</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/05/21/6a0eb06a01825803__w864xh486.jpg?w=800" width="800" /></p>

<h3>KABA DOĞUM HIZI BİNDE 10,4 OLDU</h3>

<p>Kaba doğum hızı, bin nüfus başına düşen canlı doğum sayısını ifade etmektedir. Kaba doğum hızı, 2001 yılında binde 20,3 iken 2025 yılında binde 10,4 oldu. Diğer bir ifade ile 2001 yılında bin nüfus başına 20,3 doğum düşerken, 2025 yılında 10,4 doğum düştü.</p>

<h3>YAŞA ÖZEL DOĞURGANLIK HIZININ EN YÜKSEK OLDUĞU YAŞ GRUBU: 25-29</h3>

<p>Yaşa özel doğurganlık hızı, belli bir yaş grubunda bin kadın başına düşen ortalama canlı doğan çocuk sayısını ifade etmektedir.</p>

<p>Yaş grubuna göre doğurganlık hızı incelendiğinde, 2001 yılında en yüksek yaşa özel doğurganlık hızı binde 144 ile 20-24 yaş grubunda iken 2025 yılında binde 96 ile 25-29 yaş grubunda görüldü. Bu durum, doğurganlığın kadının daha ileri yaşlarında gerçekleştiğini gösterdi.</p>

<h3>ADÖLESAN DOĞURGANLIK HIZI DÜŞTÜ</h3>

<p>Adölesan doğurganlık hızı, 15-19 yaş grubunda bin kadın başına düşen ortalama canlı doğan çocuk sayısını ifade etmektedir.</p>

<p>Adölesan doğurganlık hızı, 2001 yılında binde 49 iken 2025 yılında binde 9'a düştü. Diğer bir ifadeyle, 2025 yılında 15-19 yaş grubundaki her bin kadın başına 9 doğum düştü.</p>

<h3>ANNENİN SON İKİ DOĞUMU ARASINDAKİ ORTALAMA SÜRE 2025 YILINDA 4,8 YIL OLDU</h3>

<p>Annenin "son iki doğum arasındaki ortalama süre"(2) incelendiğinde, bu süre 2020 yılında 4,6 yıl iken 2025 yılında 4,8 yıl oldu.</p>

<p>Doğum yapan annelerden 2025 yılında 2. doğumunu gerçekleştirenlerin ilk doğumu ile arasındaki ortalama süre 4,3 yıl iken 3. doğumunu gerçekleştirenlerin 2. doğumu ile arasındaki ortalama süre ise 5,5 yıl oldu.</p>

<h3>ANNENİN İKİ DOĞUMU ARASINDAKİ ORTALAMA SÜRENİN EN KISA OLDUĞU İL: ŞANLIURFA</h3>

<p>Doğum yapan annelerden 2025 yılında 2. doğumunu gerçekleştirenlerin 1. doğumu arasındaki ortalama sürenin en uzun olduğu il, 5,5 yıl ile Kırklareli oldu. Bu ili 5,2 yıl ile Bartın, 5,1 yıl ile Çanakkale, Eskişehir, Kütahya, Bilecik, Denizli ve Bolu izledi.</p>

<p>Annenin 2. İle 1. doğumu arasındaki ortalama sürenin en kısa olduğu il, 2025 yılında 2,7 yıl ile Şanlıurfa oldu. Bu ili 3,0 yıl ile Şırnak, 3,1 yıl ile Muş izledi.</p>

<h3>İLK DOĞUMUNU YAPAN ANNELERİN ORTALAMA YAŞI: 27,5</h3>

<p>Doğumlarını 2001 yılında gerçekleştiren annelerin ortalama yaşı 26,7 iken 2025 yılında 29,4 oldu. İlk doğumunu 2025 yılında gerçekleştiren annelerin ortalama yaşı ise 27,5 oldu.</p>

<h3>İLK DOĞUMDAKİ ORTALAMA ANNE YAŞININ EN YÜKSEK OLDUĞU İL: ARTVİN</h3>

<p>İlk doğumdaki ortalama anne yaşı illere göre incelendiğinde, 2025 yılında ilk doğumda ortalama anne yaşının en yüksek olduğu il 29,0 yaş ile Artvin oldu. Bu ili 28,9 yaş ile İstanbul ve Tunceli, 28,7 yaş ile Rize, Trabzon ve İzmir izledi.</p>

<p>İlk doğumdaki ortalama anne yaşının en düşük olduğu il ise 24,4 yaş ile Şanlıurfa oldu. Bu ili 24,7 yaş ile Ağrı, 24,9 yaş ile Muş izledi.</p>

<h3>DOĞUMLARIN YÜZDE 3,3'Ü ÇOĞUL DOĞUM</h3>

<p>Çoğul doğum sayısı 2025 yılında 29 bin 60 oldu. Doğumların 2025 yılında yüzde 3,3'ü çoğul doğum olarak gerçekleşirken, bu doğumların yüzde 96,8'i ikiz, yüzde 3,1'i üçüz ve yüzde 0,1'i dördüz ve daha fazla bebek olarak gerçekleşti.</p>

<h3>DOĞUMLARIN YÜZDE 42,8'İ ANNENİN İLK DOĞUMU</h3>

<p>Doğum sırasına göre doğumlar incelendiğinde, 2015 yılında doğumların yüzde 36,1'i ilk, yüzde 31,9'u ikinci, yüzde 18,2'si üçüncü, yüzde 12,8'i ise dördüncü ve üzeri doğum olarak gerçekleşirken 2025 yılında ise doğumların yüzde 42,8'inin ilk, yüzde 30,5'inin ikinci, yüzde 15,5'inin üçüncü, yüzde 10,8'inin ise dördüncü ve üzeri doğum olarak gerçekleştiği görüldü.</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/05/21/6a0eb05970823686__w1200xh498.jpg?w=800" width="800" /></p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/05/21/6a0eb05960532649__w1200xh519.jpg?w=800" width="800" /></p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/05/21/6a0eb05d33991259__w1200xh572.jpg?w=800" width="800" /></p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/05/21/6a0eb1892c66d415__w1200xh720.jpg?w=800" width="800" /></p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/05/21/6a0eb18908072100__w1200xh514.jpg?w=800" width="800" /></p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/05/21/6a0eb1892f29d216__w1200xh516.jpg?w=800" width="800" /></p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/05/21/6a0eb189547ca287__w1200xh520.jpg?w=800" width="800" /></p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/05/21/6a0eb1894ce6b447__w1200xh592.jpg?w=800" width="800" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.turkiyeekspreshaber.com/dogurganlik-hizi-dustu-gecen-yil-895-bin-374-bebek-dogdu</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 12:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkiyeekspreshabercom.teimg.com/crop/1280x720/turkiyeekspreshaber-com/uploads/2026/05/i-m-g-2325.jpeg" type="image/jpeg" length="65217"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bayramda Antalya otellerinde yüzde 100 doluluk]]></title>
      <link>https://www.turkiyeekspreshaber.com/bayramda-antalya-otellerinde-yuzde-100-doluluk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkiyeekspreshaber.com/bayramda-antalya-otellerinde-yuzde-100-doluluk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Turizm kenti Antalya, 9 günlük Kurban Bayramı tatilinde yoğun rağbet görecek. Rezervasyonlarda yüzde 100'ü bulan doluluklar nedeniyle bazı oteller, arayan müşterilere 'Maalesef yerimiz kalmadı' yanıtı vermeye başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kurban Bayramı tatili turizme yarayacak...</p>

<p>Ülke genelinde turistik amaçlı 2,5 milyon kişilik hareketlilik beklenen bayram tatilinde, Antalya ilk sırada yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>OTELLER DOLDU</h3>

<p>Antalya'yı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Muğla ve Ege sahilleri takip ediyor.</p>

<p>Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, akraba ve memleket ziyaretleriyle birlikte Türkiye'de yaklaşık 10 milyon kişilik turizm hareketi beklediklerini belirterek, <i><strong>“Tabii ki tatil periyodunun uzamasında, 9 gün kararının erken açıklanması çok büyük avantaj oluşturdu. Özellikle vatandaşlarımız tatillerini ikiye, hatta üçe bölebilme şansına sahip oldu. 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı'nın salı gününe denk gelmesiyle çok uzun dönemli tatil periyodu yapan bir kitle de var ülkemizde. Dolayısıyla erkenden açıklanınca rezervasyonlar hızlı hızlı gelmeye devam etti."</strong></i> dedi.</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/05/21/6a0eb68893662610__w1200xh756.jpg?w=800" width="800" /></p>

<h3>ALMAN BAYRAMIYLA DENK GELDİ</h3>

<p>Kurban Bayramı tatiliyle Almanların Pfingsten Bayramı’nın peş peşe denk geldiğini belirten Kavaloğlu, <i><strong>“Dolayısıyla hem ülke vatandaşlarımız hem Avrupa'da yaşayan Türkler, gurbetçilerimiz aynı dönemde Kurban Bayramı'nı ve Avrupa'daki tatil periyodunu kullanmış olacak. Bu bizim için çok büyük avantaj oldu. Tabii şu anda tamamen Kurban Bayramı periyoduna konsantre olduk. Ama aslında okullar kapandıktan sonraki tatil dönemi için 31 Mayıs'a kadar da indirimli fiyatlar devam ediyor. Erken rezervasyon devam ediyor bu dönem. 1 ay uzadı erken rezervasyon dönemi. Dolayısıyla iç pazarın da böyle bir avantajı oluştu."</strong></i> dedi.</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/05/21/6a0eb68ec2633368__w1200xh801.jpg?w=800" width="800" /></p>

<h3>HER BÜTÇEYE UYGUN TESİS</h3>

<p>Kurban ve Pfingsten Bayramı tatil periyotlarının bir arada olması nedeniyle otellerde yüzde 100'e yakın doluluk beklediklerini açıklayan Kavaloğlu, <i><strong>“Haziranın birinci haftasına kadar ciddi yoğunluk dönemi olacak. Sonrasında 2 haftalık ara dönem olacak. Biraz daha zayıf geçecek. Ama haziranın üçüncü haftasının sonu itibarıyla yüksek sezon başlamış olacak. Antalya'da otellerin tamamında bizim için en önemli olan konu her bütçeye uygun tesis bulunması. Yani bir yıldızdan butik otellere, dört yıldızlıdan beş yıldızlı otellere kadar finansal imkan sağlıyor Antalya. Dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti'nin en önemli turizm destinasyonu aynı zamanda dünyanın en önemli turizm destinasyonlarından bir tanesi Antalya, her bütçeye imkanlı tatil yaptırabiliyor."</strong></i> diye konuştu.</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/05/21/6a0eb6952e65f447__w1200xh647.jpg?w=800" width="800" /></p>

<h3>ANTALYA'DA CİDDİ HAREKETLİLİK</h3>

<p>Kurban Bayramı tatilinin Antalya'da ciddi hareketlilik oluşturacağını belirten Kundu'daki 5 yıldızlı bir otelin genel müdürü İsmail Çağlar,<i><strong>"Oteller hemen hemen yüzde 100 doluluklara ulaştı. İç pazarda ciddi hareketlilik var. Otellerde şu an yüzde 40-50 oranında Türk misafir var. Devamında ise Rusya, İngiliz misafirlerle devam ediyor. Bu sene turizm birçok soru işaretiyle başladı. Belirsizlikler vardı. Fakat Kurban Bayramı tam sezona girme döneminde büyük bir moral oldu. Buradan başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere hükümetimize teşekkür ediyoruz. Bayramı 9 güne çıkardılar. Onun pozitif anlamda dolulukları etkilediğini gözlemliyoruz."</strong></i> dedi.</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/05/21/6a0eb6a1ad972346__w1200xh675.jpg?w=800" width="800" /></p>

<h3>BAZI OTELLERDE YER KALMADI</h3>

<p>Antalya'da Kundu ve Belek gibi bölgelerdeki otellerin de hemen hemen dolu olduğunu dile getiren Çağlar, <i><strong>"Zaten geç kalan misafirlere de üzülerek 'Yer kalmadı' cevabını vermek durumundayız. Bayram dönemine yönelik rezervasyonlardan çok memnunuz. Umarım kazasız belası bir bayram operasyonu geçecek. Bayram tatili için girişler cumartesi gününden itibaren başlayacak, diğer hafta sonuna kadar devam ediyor. Ortalama 5 günlük konaklama süresi var. İç pazarda özellikle yarısını evinde, yarısını otelde geçirecek misafirler olacaktır ama ağırlıklı 5 gün ortalama tatil süreci görüyoruz."</strong></i> diye konuştu.</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/05/21/6a0eb6a50a9e4488__w1200xh804.jpg?w=800" width="800" /></p>

<h3>BAYRAMA ÖZEL MENÜLER</h3>

<p>Kurban Bayramı nedeniyle otellerde misafirlere yönelik özel programlar ve yemekler hazırlanacağını dile getiren Çağlar,<i><strong> "Tabi özellikle Kurban Bayramı et demek, ağırlıklı büfeler böyle olacak. Eğlence programları, içerikler genelde Türk misafirlerine yönelik oldu. Yurt dışından gelen misafirlerimize Türk gelenek ve göreneklerini, gastronomisini tanıtmak açısından iyi bir fırsat oldu. Dolu dolu programlar olacak. Büyük konserlerin olduğu oteller var. Yine daha ufak çaplı eğlencelerin olduğu oteller var. Ama şunun altını çizelim; Antalya bölgesi misafirlerine en iyi hizmeti vermek için Kurban Bayramı'na hazır."</strong></i> dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.turkiyeekspreshaber.com/bayramda-antalya-otellerinde-yuzde-100-doluluk</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkiyeekspreshabercom.teimg.com/crop/1280x720/turkiyeekspreshaber-com/uploads/2026/05/i-m-g-2324.jpeg" type="image/jpeg" length="10611"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yol çalışmasında inanılmaz keşif: Tam 13 bin torba altın bulundu!]]></title>
      <link>https://www.turkiyeekspreshaber.com/yol-calismasinda-inanilmaz-kesif-tam-13-bin-torba-altin-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkiyeekspreshaber.com/yol-calismasinda-inanilmaz-kesif-tam-13-bin-torba-altin-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çekya'da yürütülen bir yol inşaatı olarak başlayan çalışma, ülkenin en büyük arkeolojik ve ekonomik keşiflerinden birine dönüştü. Sığınakta yapılan incelemelerde, içleri tıka basa altınla dolu tam 13 bin torba arkeolojik materyal bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Hradec Kralove'de yol yapım faaliyeti sırasında işçiler, beklenmedik bir boşluğa rastlayınca durumu hemen yetkililere bildirdi. İnşaat sahasına hızla sevk edilen arkeologlar ve güvenlik güçleri, koruma altına alınan bölgede titiz bir kazı çalışması başlattı. Yeraltı odasına girildiğinde karşılaşılan manzara ise uzmanları şaşkına çevirdi. Düzenli bir şekilde istiflenmiş binlerce torbanın içinde saf altından yapılmış antik paralar ve sikkeler yer alıyordu.</p>

<hr />
<h2><strong>Gizemli hazine: Paraların üzerinde "Ying Yuan" yazıyor</strong></h2>

<p>Arkeologların ilk incelemelerine göre, bu altınların Çin tarihinin en hareketli dönemlerinden biri olan ve M.Ö. 5. yüzyıl ile M.Ö. 221 yılları arasını kapsayan "Savaşan Devletler Dönemi"ne (Warring States Period) ait olduğunu düşünüyor. 13 bin torba altının, o dönemdeki Chu Devleti tarafından basılan ve tarihin bilinen en eski altın para birimlerinden biri olan "Ying Yuan" sikke örnekleri olduğu tahmin ediliyor.</p>

<hr />
<h2><strong>Koruma altına alındı, geniş çaplı inceleme başlatıldı</strong></h2>

<p>Paha biçilemeyen bu devasa hazine, güvenlik çemberine alınan bölgeden dikkatlice çıkarılarak detaylı analizler için laboratuvarlara taşındı. Yetkililer, binlerce torba altının o döneme ait askeri bir fon, vergi kasası ya da işgalden gizlenen bir devlet hazinesi olabileceği ihtimali üzerinde duruyor.</p>

<p>Yol inşaatını durduran bu tarihi keşif, hem Savaşan Devletler Dönemi'nin ekonomik yapısına ışık tutacak hem de bölgenin arkeolojik haritasını yeniden şekillendirecek. Kazı alanında yeni sığınakların olup olmadığına dair geniş çaplı araştırmalar devam ediyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.turkiyeekspreshaber.com/yol-calismasinda-inanilmaz-kesif-tam-13-bin-torba-altin-bulundu</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 10:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkiyeekspreshabercom.teimg.com/crop/1280x720/turkiyeekspreshaber-com/uploads/2026/05/i-m-g-2273.webp" type="image/jpeg" length="86818"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Araçlarda bulunması gereken güvenlik ekipmanlarına yenileri eklendi]]></title>
      <link>https://www.turkiyeekspreshaber.com/araclarda-bulunmasi-gereken-guvenlik-ekipmanlarina-yenileri-eklendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkiyeekspreshaber.com/araclarda-bulunmasi-gereken-guvenlik-ekipmanlarina-yenileri-eklendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karayolları Trafik Yönetmeliği uyarınca araçlarda bulundurulması zorunlu olan ekipmanlar listesi güncellendi. Buna göre yangın tüpü, ilk yardım seti ve reflektörün yanı sıra pense, tornavida ve araçlarda kullanılan çeşitli ampuller de zorunlu ekipmanlar arasına dahil edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Araç sahiplerini ilgilendiriyor...</p>

<p>Her gün binlerce sürücü direksiyon başına geçiyor ancak çoğu araçta hayati öneme sahip ekipmanlar ya eksik ya da hiç bulunmuyor.</p>

<h3>AĞIR CEZALAR GELEBİLİR</h3>

<p>Özellikle yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte uzmanlardan dikkat çeken bir uyarı geldi.</p>

<p>Araçlarda bulunması zorunlu ekipman listesi genişletilirken, eksik malzemelerin, hem araç muayenesinde ağır kusur sayılacağı hem de para cezasına neden olabileceği belirtildi.</p>

<p>Üstelik artık sadece yangın tüpü ve reflektör yeterli olmayacak.</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/05/18/6a0ab202f3342617__w1200xh651.jpg?w=800" width="800" /></p>

<h3>ZORUNLU EKİPMAN LİSTESİ GENİŞLEDİ</h3>

<p>Karayolları Trafik Kanunu’ndaki düzenlemeyle birlikte araçlarda bulunması gereken güvenlik ekipmanlarına yenileri eklendi.</p>

<p>Yangın tüpü, ilk yardım seti ve reflektörün yanı sıra pense, tornavida ve araçlarda kullanılan çeşitli ampuller de zorunlu ekipmanlar arasında yer aldı.</p>

<p>Bunun yanı sıra stepne veya lastik şişirme aparatları, çekme halatı, bijon anahtarı ve kriko gibi ekipmanların da araçta bulundurulması gerekiyor.</p>

<p>Yeni yönetmelikle birlikte bazı sürücüler araçlarında eksik ekipman bulunduğunu ifade etti.</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/05/18/6a0ab0ee9034f131__w1200xh672.jpg?w=800" width="800" /></p>

<h3>UZMANLARDAN KRİTİK UYARI</h3>

<p>Uzmanlar, yola çıkmadan önce yalnızca yakıt kontrolünün değil, güvenlik ekipmanlarının da mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini belirtiyor.</p>

<p>Özellikle yaz aylarında araç yangınlarının yaşanabileceğine dikkat çeken uzmanlar, bu tür durumlarda kutup başlarının sökülmesi veya cam kırılması gibi müdahalelerde tornavida ve benzeri ekipmanların büyük önem taşıdığını vurguluyor.</p>

<p>Tornavidanın aynı zamanda araç ampullerinin değiştirilmesinde de gerekli ekipmanlardan biri olduğu ifade ediliyor.</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/05/18/6a0ab2309cb06856__w1200xh666.jpg?w=800" width="800" /></p>

<h3>EKSİK EKİPMANA PARA CEZASI UYGULANACAK</h3>

<p>Araçlarda bulunması gereken ekipmanların eksik olması, araç muayenesinde ağır kusur olarak değerlendirilebilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Denetimlerde eksik ekipman tespit edilmesi halinde sürücülere 1.246 lira para cezası uygulanabilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.turkiyeekspreshaber.com/araclarda-bulunmasi-gereken-guvenlik-ekipmanlarina-yenileri-eklendi</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 09:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkiyeekspreshabercom.teimg.com/crop/1280x720/turkiyeekspreshaber-com/uploads/2026/05/i-m-g-2272.jpeg" type="image/jpeg" length="72545"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yargıtay'dan emsal karar: Boşanmada nafaka ödenmesine "yoksulluk" şartı]]></title>
      <link>https://www.turkiyeekspreshaber.com/yargitaydan-emsal-karar-bosanmada-nafaka-odenmesine-yoksulluk-sarti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkiyeekspreshaber.com/yargitaydan-emsal-karar-bosanmada-nafaka-odenmesine-yoksulluk-sarti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, düzenli geliri bulunmasına rağmen boşanan eşe yoksulluk nafakası bağlanmasını hukuka aykırı bularak bozdu. Kararda; nafaka alan tarafın boşanma nedeniyle yoksulluğa düşmesi gerektiği vurgulandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde boşanan eşe verilen süresiz nafaka tartışmaları devam ederken, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin aldığı emsal nitelikteki yeni karar dikkat çekti.</p>

<p>İstanbul'da yaşayan D.Z, eşinden boşanmak için dava açtı.</p>

<p>Davalı kadın L.Z, evliliklerinde eşinin de kusurlarının bulunduğunu ileri sürerek karşı dava açtı.</p>

<h3>KADINA YOKSULLUK NAFAKASI</h3>

<p>Yargılamayı yapan İs­tan­bul 11. Aile Mah­ke­me­si, davacı erkek D.Z'nin daha ağır kusurlu olduğunu, evlilik birliğinin temelden sarsıldığını tespit ederek tarafların boşanmasına ayrıca kadına yoksulluk nafakası bağlanmasına hükmetti.</p>

<p>İstinaf başvurusu üzerine dosyayı inceleyen İstan­bul Böl­ge Ad­li­ye Mah­ke­me­si 42. Hu­kuk Da­ire­si de yerel mahkeme kararını uygun buldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>YEREL MAHKEMENİN KARARI BOZULDU</h3>

<p>Bunun üzerine davacı D.Z, taraflara kusur belirlenmesi ile nafaka yönünden yerel mahkemeler tarafından verilen karara itiraz etti.</p>

<p>Temyiz itirazını inceleyen Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, boşanma ve diğer hususlar yönünden verilen kararları uygun bularak onadı ancak kadına bağlanan <i><strong>"yoksulluk nafakası"</strong></i>yönünden ise yerel mahkeme kararını bozdu.</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/05/17/6a097c982d989444__w1200xh798.jpg?w=800" width="800" /></p>

<h3>"EŞİN BOŞANMA YÜZÜNDEN YOKSULLUĞA DÜŞMESİ GEREKİR"</h3>

<p>Dairenin kararında, Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesine atıf yapılarak, <i><strong>"Boşanan eş yararına yoksulluk nafakasına hükmedebilmek için nafaka talep eden eşin boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması gerekir." </strong></i>değerlendirmesine yer verildi.</p>

<p>Temyize konu davada, yerel mahkemenin kadına nafaka ödenmesine karar verdiği anımsatılan kararda, kadının yurt dışından emekli olduğu, düzenli gelirinin bulunduğu ve boşanmayla yoksulluğa düşmeyeceği ifade edildi.</p>

<h3>YARGITAY KARARI BOZDU</h3>

<p>Yerel mahkemece bu durumun değerlendirilmeden kadın yararına nafaka ödenmesine hükmedildiği aktarılan kararda, <i><strong>"Davalı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulü usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir." </strong></i>değerlendirmesi yer aldı.</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/05/17/6a097cad80ccd731__w1200xh675.jpg?w=800" width="800" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.turkiyeekspreshaber.com/yargitaydan-emsal-karar-bosanmada-nafaka-odenmesine-yoksulluk-sarti</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2026 13:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkiyeekspreshabercom.teimg.com/crop/1280x720/turkiyeekspreshaber-com/uploads/2026/05/i-m-g-2263.jpeg" type="image/jpeg" length="55837"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TBMM'den yeni düzenleme: Kamu borçlarına 72 aya kadar yapılandırma devreye alınıyor]]></title>
      <link>https://www.turkiyeekspreshaber.com/tbmmden-yeni-duzenleme-kamu-borclarina-72-aya-kadar-yapilandirma-devreye-aliniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkiyeekspreshaber.com/tbmmden-yeni-duzenleme-kamu-borclarina-72-aya-kadar-yapilandirma-devreye-aliniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM’de kabul edilen torba teklifin ilk maddeleriyle kamu borçlarına 72 aya kadar yapılandırma imkanı sağlanırken, gelirini Türkiye’ye taşıyan yabancı yatırımcılara 20 yıl vergi muafiyeti sunulması da dikkat çeken maddeler arasında yer alıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milyonlarca vatandaşı ilgilendiriyor...</p>

<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu önemli bir gündem ile toplandı.</p>

<p>Kurulda görüşmeleri süren torba kanun teklifinin ilk 5 maddesi kabul edildi.</p>

<h3>KAMU BORCUNA 72 AY TAKSİTLENDİRME İMKANI</h3>

<p>Düzenleme kapsamında vergi, Genel Sağlık Sigortası (GSS) primi ve trafik cezası borçları için yeni yapılandırma kolaylıkları getiriliyor.</p>

<p>Teklife göre kamuya borcu olan 15 milyon vatandaşa 72 aya kadar taksitlendirme imkanı getirildi.</p>

<p>Teminat aranmaksızın tecil edilebilecek borç tutarı ise 50 bin TL'den 1 milyon TL'ye yükseltilecek.</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/05/16/6a0809c226fcf220__w1200xh675.jpg?w=800" width="800" /></p>

<h3>YABANCI YATIRIMCI İÇİN BÜYÜK FIRSAT</h3>

<p>Öte yandan Türkiye dışında elde ettikleri kazançları için Gelir Vergisi Kanunu kapsamında istisnadan yararlanan kişilerin, bu istisna süresi içinde gerçekleşen veraset yoluyla mal intikallerinde vergi oranı yüzde 1 olarak uygulanacak.</p>

<p>Cumhurbaşkanı, bu tutarı 10 katına kadar artırmaya, yarısına kadar indirmeye, yeniden kanuni tutarına getirmeye ve alacaklı amme idareleri itibarıyla bu hadler arasında farklı tutar belirlemeye yetkili olacak.</p>

<p>Bu hamle ile Türkiye yabancı yatırımcılar için güvenli liman haline getirilirken varlıklı kişilerin ve yabancı sermayenin ülkeye yerleşmesi teşvik edilecek.</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/05/16/6a0809d03fc95577__w1200xh675.jpg?w=800" width="800" /></p>

<h3>20 YILLIK VERGİ İSTİSNASI</h3>

<p>Türkiye'ye yeni yerleşen ve son 3 yılda Türkiye'de mükellefiyeti bulunmayan gerçek kişilere yurt dışından elde ettikleri kazanç ve iratlar için 20 yıl boyunca gelir vergisi müstesna tutulacak.</p>

<p>Hükmün uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemede yetkinin Hazine ve Maliye Bakanlığı'nda olacağı belirtilirken bu hüküm, 1 Ocak 2026'dan itibaren Türkiye'ye yerleşmiş sayılanlara uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/05/16/6a0809c921cad283__w1200xh675.jpg?w=800" width="800" /></p>

<h3>İSTİSNA KAZANÇLAR DİKKATE ALINMAYACAK</h3>

<p>Bu hüküm kapsamındaki gerçek kişilerin bu kapsama girmeden önce, Türkiye'de elde ettiği gayrimenkul sermaye iradı, menkul sermaye iradı veya değer artışı kazancı nedeniyle mükellefiyetinin bulunması bu istisnadan yararlanmasına engel teşkil etmeyecek.</p>

<p>Bu kazanç ve iratlar için yıllık beyanname verilmeyecek, diğer gelirler nedeniyle beyanname verilmesi halinde de bu gelirler beyannameye dahil edilmeyecek.</p>

<p>İstisna kazanç ve iratlara ilişkin gider ve maliyetler, vergiye tabi kazanç ve iratların tespitinde dikkate alınmayacak.</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/05/16/6a0809d90f927920__w1200xh675.jpg?w=800" width="800" /></p>

<h3>ASGARİNİN ÜÇ KATINA KADAR MAAŞLAR VERGİ DIŞI</h3>

<p>Gelir Vergisi Kanunu'nda yapılan değişiklikle, nitelikli hizmet merkezlerinde çalışan personelin brüt asgari ücretin 3 katına kadar olan maaşları vergi dışı bırakıldı.</p>

<p>Bu istisna, Cumhurbaşkanı tarafından uygun görülen İstanbul Finans Merkezi'ndeki katılımcı firmalarda çalışanlar için brüt asgari ücretin 5 katı olarak uygulanacak.</p>

<p>Cumhurbaşkanı, söz konusu 3 ve 5 katlık sınırları bir kata kadar indirmeye veya iki katına kadar artırmaya yetkili kılındı.</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/05/16/6a0809ddef1f1430__w1200xh675.jpg?w=800" width="800" /></p>

<h3>20 MAYIS'TA TEKRAR GÖRÜŞÜLECEK</h3>

<p>Teklifin ilk 5 maddesinin kabul edilmesinin ardından Genel Kurulda, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı Arasında OECD İstanbul Merkezi Kurulmasına İlişkin Mutabakat Zaptının Yenilenmesine İlişkin Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı.</p>

<p>Teklifin yasalaşmasının ardından TBMM Başkanvekili Pervin Buldan birleşime ara verdi.</p>

<p>Verilen aranın ardından komisyonun yerini almaması üzerine Buldan, birleşimi 20 Mayıs Çarşamba günü saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.turkiyeekspreshaber.com/tbmmden-yeni-duzenleme-kamu-borclarina-72-aya-kadar-yapilandirma-devreye-aliniyor</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 10:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkiyeekspreshabercom.teimg.com/crop/1280x720/turkiyeekspreshaber-com/uploads/2026/05/i-m-g-2245.jpeg" type="image/jpeg" length="75390"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye nüfusunun yüzde 14,8'ini genç nüfus oluşturdu]]></title>
      <link>https://www.turkiyeekspreshaber.com/turkiye-nufusunun-yuzde-148ini-genc-nufus-olusturdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkiyeekspreshaber.com/turkiye-nufusunun-yuzde-148ini-genc-nufus-olusturdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2025 yılında Türkiye'nin toplam nüfusu 86 milyon 92 bin 168 kişiye ulaştı. Türkiye'de 15-24 yaş aralığındaki genç nüfus ise 12 milyon 708 bin 348 kişiyi oluşturarak toplam nüfusun yüzde 14,8'ini temsil etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre 2025 yıl sonu itibarıyla Türkiye'nin toplam nüfusu 86 milyon 92 bin 168 kişi iken 15-24 yaş grubundaki genç nüfus 12 milyon 708 bin 348 kişi oldu.</p>

<p>Genç nüfus, toplam nüfusun yüzde 14,8'ini oluşturdu. Genç nüfusun yüzde 51,2'sini erkek nüfus, yüzde 48,8'ini ise kadın nüfus oluşturdu. BM tanımına göre 15-24 yaş grubunu içeren genç nüfus, 1950 yılında toplam nüfusun yüzde 20,8'ini oluştururken bu oran, 2025 yılında yüzde 14,8 oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Nüfus projeksiyonlarının demografik göstergelerdeki mevcut yapının devam edeceğini varsayan ana senaryosuna göre genç nüfus oranının 2030 yılında yüzde 14,8, 2040 yılında yüzde 12,2, 2060 yılında yüzde 10,3, 2080 yılında yüzde 8,8 ve 2100 yılında yüzde 9,6 olacağı öngörüldü.</p>

<p>Doğurganlık göstergelerindeki hızlı düşüş eğiliminin devam edeceğini varsayan düşük senaryoya göre genç nüfus oranının 2030 yılında yüzde 14,8, 2040 yılında yüzde 12,4, 2060 yılında yüzde 9,2, 2080 yılında yüzde 7,2, 2100 yılında yüzde 7,2 olacağı öngörüldü.</p>

<h3>SENARYOLARA GÖRE GENÇ NÜFUSUNUN GELECEĞİ</h3>

<p>Doğurganlığı artırıcı tedbirlerin etkili olacağını varsayan yüksek senaryoya göre genç nüfus oranının 2030 yılında yüzde 14,8, 2040 yılında yüzde 12, 2060 yılında yüzde 11,1, 2080 yılında yüzde 9,8, 2100 yılında yüzde 11,4 olacağı öngörüldü.</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/05/14/6a0576c043bbc580__w1200xh616.jpg?w=800" width="800" /></p>

<h3>AB ÜLKELERİNDE GENÇ NÜFUS</h3>

<p>AB üyesi 27 ülkenin genç nüfus oranları incelendiğinde, 2025 yılında genç nüfus ortalaması yüzde 10,7 oldu. AB üye ülkeleri arasında en yüksek genç nüfus oranına sahip olan ülkelerin sırasıyla yüzde 12,7 ile İrlanda, yüzde 12,2 ile Hollanda ve Danimarka olduğu görüldü. Genç nüfus oranının en düşük olduğu ülkeler ise sırasıyla yüzde 9,4 ile Malta, yüzde 9,5 ile Bulgaristan, yüzde 9,7 ile Litvanya oldu. Türkiye'nin genç nüfus oranının yüzde 14,8 ile AB üye ülkelerinin genç nüfus oranlarından daha yüksek olduğu görüldü.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.turkiyeekspreshaber.com/turkiye-nufusunun-yuzde-148ini-genc-nufus-olusturdu</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkiyeekspreshabercom.teimg.com/crop/1280x720/turkiyeekspreshaber-com/uploads/2026/05/i-m-g-2204.jpeg" type="image/jpeg" length="85713"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[2026 yaş çay alım fiyatı açıklandı]]></title>
      <link>https://www.turkiyeekspreshaber.com/2026-yas-cay-alim-fiyati-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkiyeekspreshaber.com/2026-yas-cay-alim-fiyati-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı, 2026 yılı yaş çay alım fiyatını kilogram başına 35 lira olarak açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanlığı, 2026 yılı yaş çay alım fiyatının kilogram başına 35 lira olarak belirlendiğini açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, geçen yıl yaş çay rekoltesinin 1 milyon 340 bin ton seviyesinde gerçekleştiği hatırlatıldı.</p>

<p>Açıklamada, ÇAYKUR'un 2025 yılında 49 yaş çay fabrikasında toplam 823 bin ton yaş çay alımı yaptığı belirtilerek, şirketin bu yıl da ortalama aynı miktarda alım yapmayı hedeflediği ifade edildi.</p>

<p>Bakanlık açıklamasında, "ÇAYKUR, bu yıl ortalama aynı miktarda alım yapmayı hedeflemektedir. 2025 yılında kilogram başına 25,44 lira olan yaş çay bedeli 2026 yılı için 35 lira olarak belirlenmiştir. Üreticilerimize hayırlı ve bereketli olmasını dileriz" ifadeleri kullanıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.turkiyeekspreshaber.com/2026-yas-cay-alim-fiyati-aciklandi</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 09:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkiyeekspreshabercom.teimg.com/crop/1280x720/turkiyeekspreshaber-com/uploads/2026/05/i-m-g-2193.jpeg" type="image/jpeg" length="14328"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özel okul öğretmenlerine yeşil pasaport gündemde]]></title>
      <link>https://www.turkiyeekspreshaber.com/ozel-okul-ogretmenlerine-yesil-pasaport-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkiyeekspreshaber.com/ozel-okul-ogretmenlerine-yesil-pasaport-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özel öğretim kurumlarında görev yapan binlerce öğretmeni yakından ilgilendiren “yeşil pasaport” düzenlemesi yeniden Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) gündemine taşındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kamuoyunda hususi damgalı pasaport olarak bilinen uygulamanın kapsamının genişletilmesine yönelik yasa teklifi, ilgili komisyonda değerlendirmeye alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>10 yıl çalışana yeşil pasaport imkanı</strong></p>

<p>Hazırlanan teklife göre, özel okullarda en az 10 yıl görev yapan öğretmenlerin yeşil pasaport hakkından yararlanması planlanıyor. Ancak bu haktan faydalanabilmek için belirli güvenlik kriterlerinin karşılanması şart koşuluyor. Devletin güvenliğine, anayasal düzene ve işleyişine karşı suçlar ile terör suçlarından kesinleşmiş mahkumiyeti bulunanlar kapsam dışında tutulacak.</p>

<p><strong>“Aynı işi yapanlar arasında eşitsizlik var”</strong></p>

<p>Teklif, İYİ Parti Edirne Milletvekili Mehmet Akalın tarafından Meclis’e sunuldu. Gerekçede, eğitim hizmetinin Anayasa ile güvence altına alınmış temel bir kamu hizmeti olduğu vurgulanırken, kamu ve özel sektörde çalışan öğretmenler arasında hak farklılığı bulunduğuna dikkat çekildi.</p>

<p>Metinde, özel okul öğretmenlerinin de Millî Eğitim Bakanlığı denetiminde aynı müfredatı uyguladığı ve aynı pedagojik sorumluluğu taşıdığı ifade edilerek, mevcut uygulamanın eşitsizlik yarattığı belirtildi.</p>

<p><strong>Çalışma barışı ve eğitim kalitesi vurgusu</strong></p>

<p>Düzenleme teklifinde, öğretmenler arasındaki hak farklılıklarının çalışma barışını olumsuz etkilediği kaydedildi. Ayrıca öğretmenlerin uluslararası hareketliliğinin artırılmasının eğitim kalitesine katkı sağlayacağı ifade edildi.</p>

<p>Yeni düzenlemenin yasalaşması halinde, özel sektörde görev yapan öğretmenlerin de kamu çalışanlarıyla benzer haklara kavuşması hedefleniyor. Teklifin komisyondaki görüşmelerinin ardından Genel Kurul gündemine gelmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.turkiyeekspreshaber.com/ozel-okul-ogretmenlerine-yesil-pasaport-gundemde</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 12:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkiyeekspreshabercom.teimg.com/crop/1280x720/turkiyeekspreshaber-com/uploads/2026/05/i-m-g-2105.jpeg" type="image/jpeg" length="28543"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İbrahim Yumaklı: Yapay et diye bir gündemimiz hiç olmadı]]></title>
      <link>https://www.turkiyeekspreshaber.com/ibrahim-yumakli-yapay-et-diye-bir-gundemimiz-hic-olmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkiyeekspreshaber.com/ibrahim-yumakli-yapay-et-diye-bir-gundemimiz-hic-olmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Basın mensupları ile bir araya gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, burada yaptığı açıklamada bazı ülkelerin aksine yapay et diye bir gündemlerinin hiç olmadığını bu konuda zaman zaman dezenformasyon yapıldığını ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gündeme ilişkin önemli açıklamalar...</p>

<p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Bursa Karacabey’deki TİGEM tesislerinde aralarında Ensonhaber Genel Yayın Yönetmeni İlyas Efe Ünal'ın da olduğu gazeteciler ile bir araya geldi.</p>

<p>Burada gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yumaklı, kafalarda soru işareti yaratan birçok konuya açıklık getirdi.</p>

<h3>YAKLAŞAN KURBAN BAYRAMI</h3>

<p>Yaklaşan Kurban Bayramı hakkında konuşan Bakan,<i><strong> "Kurban Bayramı öncesi hazırlıklarımızı tamamladık. Şu an için hayvan sayımız yeterli. Vatandaşlarımızın sağlıklı hayvanlara ulaşması ve ibadetlerini dini açıdan uygun hayvanlarla yerine getirebilmesi için kontrol ve denetimlerimiz de başladı.</strong></i></p>

<p><i><strong>Türkiye genelinde hâlihazırda faaliyet gösteren 5 Veteriner Yol Kontrol ve Denetim İstasyonumuzda ve kurban pazarlarında ekiplerimiz sıkı denetimler gerçekleştiriyor. Bunun yanında vatandaşlarımız da kurbanlık alırken Tarım Cebimde uygulaması üzerinden küpe numarasını sorgulayarak kendi kontrollerini yapabilir."</strong></i> dedi.</p>

<h3>SAVAŞIN TÜRKİYE'YE OLAN ETKİSİ</h3>

<p>Programda ayrıca Orta Doğu'da devam eden savaşın Türkiye'ye yansımalarına değinen Yumaklı, şunları kaydetti:</p>

<p>“ABD/İsrail-İran savaşı sonrası, daha önceden aldığımız stok güçlendirici tedbirler sayesinde gübre tedarikinde herhangi bir sorun yaşamadık. Bunun yanında Ticaret Bakanlığımızla koordineli şekilde gübre ile alakalı bazı dış ticaret tedbirleri ve gümrük vergisi indirimleri gibi önlemler aldık.<br />
<br />
Ayrıca yaklaşık 10 yıldır kullanımı yasak olan amonyum nitrat gübresinin üretimine yeniden izin verdik. Türkiye olarak elbette kalıcı barışın sağlanmasından yanayız. Ancak savaşın sürecine ilişkin henüz net bir tablo bulunmuyor.<br />
<br />
Bu nedenle özellikle önümüzdeki ekim dönemlerinde üreticilerimizin sıkıntı yaşamaması adına bazı ülkelerle görüşmelerimiz sürüyor. Gübre tedariği konusunda alternatif pazar arayışlarımızda da son aşamaya geldik.”</p>

<p><i><strong>Bununla da kalmayıp tüm ekiplerimiz sahaya çıkarak ağaçların bir sonraki yıla hazırlanması için üreticilerimizle omuz omuza çalıştı.</strong></i><i><strong>Zirai donun yanında kuraklık da ciddi rekolte kayıplarına sebep oldu. Zor geçen bir yılın ardından bu yıl ise olumlu haberler alıyoruz. </strong></i></p>

<p><i><strong>Hem hububatta hem de sebze-meyve çeşitlerinde bereketli bir sezon bizi bekliyor. İnşallah hem üreticimizin kazanacağı hem de tüketicimizin uygun fiyatla bol ürüne ulaşacağı bir dönem yaşayacağız."</strong></i> ifadelerini kullandı.</p>

<h3>"YAPAY ET DİYE BİR GÜNDEMİMİZ HİÇ OLMADI"</h3>

<p>Dünyada sıkça konuşulan yapay et tartışmaları hakkında da konuşan Bakan, şöyle dedi:</p>

<p>“Çok net söylüyorum: Yapay et diye bir gündemimiz hiç olmadı, bundan sonra da olmayacak. Zaman zaman bu konuda dezenformasyon yapıldığına şahit oluyoruz.<br />
<br />
Ben bu konuyu defalarca açıkladım. Sizler aracılığıyla bir kez daha ifade etmek isterim; yapay et Türkiye’ye giremez. Bakanlığımızın bu konuda herhangi bir çalışması da bulunmamaktadır.”</p>

<h3>"GENÇLERİN TARIMDAN UZAKLAŞMASI TÜM DÜNYANIN SORUNU"</h3>

<p>Gençleri kendi alanlarına çekmek için bazı çalışmalar yaptıklarını ifade eden Yumaklı, <i><strong>"Türkiye’de çiftçi yaş ortalaması Avrupa ile aynı seviyede; 58. ABD’de ise 59. Gençlerin tarımdan uzaklaşması yalnızca Türkiye’nin değil, tüm dünyanın sorunu. Her ülke bu konuda çözüm arayışı içinde.</strong></i></p>

<p><i><strong>Biz de Bakanlık olarak gençlerimizin önünü açmak, onları desteklemek ve üretimde daha fazla söz sahibi olmalarını sağlamak için çalışmalar yürütüyoruz. Tüm desteklerimizde gençlerimize ve kadınlarımıza öncelik tanıyoruz. </strong></i></p>

<p><i><strong>Son olarak Kırsal Kalkınma Yatırımları kapsamında 2026 yılı için 10 milyar liralık bütçe ayırdık. 100 bin liradan 30 milyon liraya kadar olan projelere, KDV dâhil yüzde 50 ila 70 oranında hibe desteği sağlayacağız. Bu desteklerin en az yüzde 20’si gençlerimize ve kadınlarımıza verilecek."</strong></i> diye konuştu.</p>

<h3>GENÇLER KARAR MEKANİZMASINDA YER ALIYOR</h3>

<p>Gençleri karar alma mekanizmasına da dahil ettiklerini belirten Bakan, şunları söyledi:</p>

<p>“Bunun yanında gençlerimizin fikirlerine de büyük önem veriyoruz. Bu kapsamda Tarım Orman Gençlik Konseyi kurduk. Tarım Orman Gençlik Konseyimizde 40 ilden 42 genç kardeşimiz yer alıyor.<br />
<br />
Hepsi tarımsal faaliyetlerle uğraşıyor. Bu arkadaşlarımız üniversitelerde, panellerde ve sempozyumlarda kendi faaliyet alanlarıyla ilgili tecrübelerini paylaşarak yaşıtlarına ve kendilerinden daha genç arkadaşlarına ilham oluyor. Hepsi pırıl pırıl gençler. Kendileriyle gurur duyuyorum.”</p>

<h3>"KIRMIZI ETTE KENDİNE YETERLİLİK ORANU YÜZDE 90"</h3>

<p>Türkiye'nin kırmızı et konusunda yetersiz bir üretime sahip olduğu iddialarına da yanıt veren Bakan Yumaklı,<i><strong> "Türkiye’nin kırmızı ette kendine yeterlilik oranı yaklaşık yüzde 90. Ancak bu konuda çok ciddi bir dezenformasyon yürütülüyor. Sanki ülkemizde tüketilen kırmızı etin tamamı ithalmiş gibi bir algı oluşturuluyor. Bu, üreticilerimize yapılan büyük bir haksızlıktır.</strong></i></p>

<p><i><strong>Elbette bu oranı yüzde 100’e çıkarmak hatta arz fazlasını ihraç etmek için çalışmalarımız sürüyor. Bunların başında Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek Projesi geliyor. TİGEM’deki büyükbaş hayvanlardan 5 ila 30 arasında gebe düveyi, çok ciddi finansman avantajlarıyla üreticilerimize verdik.</strong></i></p>

<p><i><strong>Ayrıca 1 yıllık sigorta ve 1 yıllık besleme desteği kapsamında yaklaşık 270 bin liralık katkıyı da biz sağlıyoruz. Bu projede özellikle gençlerimizi, kadınlarımızı ve tarımla ilgili mühendislik fakültelerinden mezun olan arkadaşlarımızı önceledik. Çok yoğun başvuru aldık. Birinci etap neredeyse tamamlandı. Proje devam edecek." </strong></i>ifadelerine yer verdi.</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/05/10/6a002876c83a9907__w1200xh801.jpg?w=800" width="800" /></p>

<h3>ORMAN YANGINLARINA İLİŞKİN ALINAN TEDBİRLER</h3>

<p>Havaların ısınmasıyla yeniden gündeme gelen ve Türkiye'nin yaz aylarında sık sık yüzleştiği bir sorun olan orman yangınlarına ilişkin alınan tedbirler hakkında konuşan İbrahim Yumaklı, şu şekilde konuştu:</p>

<p>“Yaz ayları yaklaşırken orman yangınlarıyla ilgili tüm hazırlıklarımızı tamamladık. Ormanla iç içe yaşayan köy ve mahallelerimizin tamamına giderek bilgilendirmelerde bulunduk.<br />
<br />
Geçtiğimiz günlerde, riskli illerimizin valileriyle ve İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çifçi’nin katılımıyla kapsamlı bir toplantı gerçekleştirdik. Alınan ve alınacak tedbirleri değerlendirdik.<br />
<br />
Bu yıl mücadelede 28 uçak, 119 helikopter ve 14 İHA görev alacak. Ayrıca yaklaşık 6 bin kara aracımız hazır durumda. 28 bin orman kahramanımız yeşil vatan savunmasında en ön safta cansiperane mücadele edecek. Bunun yanında 138 bin gönüllümüz de bizlere destek veriyor.”</p>

<h3>"GIDA GÜVENİRLİĞİ BİZİM KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR"</h3>

<p>Gıda denetimleri konusunda da vatandaşların içine rahatlatan Bakan,<i><strong> "Gıda güvenilirliği bizim kırmızı çizgimizdir. Bu konuda asla taviz vermiyoruz. Türkiye genelinde yılda ortalama 1,3 milyon denetim gerçekleştiriliyor. Bu denetimler sonucunda uygunsuz üretim yapan işletmeleri anlık olarak internet sitemizde yayımlıyoruz.</strong></i></p>

<p><i><strong>“En iyi denetçi tüketicinin kendisidir” anlayışıyla vatandaşlarımızı da denetim sürecine dâhil ettik. Güvenilir Gıda mobil uygulamasını hizmete aldık. Vatandaşlarımız gittikleri restoran, market veya diğer işletmelerde gördükleri olumsuzlukları anında bize bildirebiliyor. Biz de ilgili ekiplerimizi hızla görevlendiriyoruz.</strong></i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i><strong>Son dönemde gıda güvenilirliği alanında bazı yeni düzenlemeleri de hayata geçirdik. Örneğin içinde çilek bulunmayan, yalnızca aroması kullanılan ürünlerde bunun ambalaj üzerinde açık şekilde belirtilmesi artık zorunlu." </strong></i>şeklinde konuştu.</p>

<h3>İHRAÇ ÜRÜNLERİNİN GERİ DÖNDÜĞÜ İDDİASINA YANIT</h3>

<p>İhraç ürünlerin ülkeye geri döndüğü iddialarına ilişkin de açıklamada bulunan Yumaklı, şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>“Ülkemizden Avrupa Birliği’ne ihraç edilen ürünlerin uygunluğunu gösteren bir sistem bulunuyor: RASFF, yani Gıda ve Yem için Hızlı Alarm Sistemi. Bu sistemde Türkiye’ye ilişkin uygunsuzluk bildirimleri son 5 yılda yüzde 74 oranında azaldı.<br />
<br />
Geri dönen ürünlerin tamamı analizden geçiriliyor. Uygun olmayan ürünler imha ediliyor. İç piyasaya sunulmaları kesinlikle söz konusu değil. Pestisit kullanımını en aza indirmek, hatta sıfırlamak için yoğun çalışmalar yürütüyoruz.<br />
<br />
Bu kapsamda 15 ilde Kalıntı Eylem Planı uyguluyoruz. Ayrıca hangi ürüne, hangi alanda ve ne miktarda ilaç uygulanacağını belirleyen, sınırlayan ve takip edilebilirliği sağlayan B-Reçete Sistemi’ni 1 Ocak’tan bu yana 4 ilde pilot olarak uyguluyoruz. 1 Temmuz itibarıyla sistem tüm Türkiye’de devreye alınacak.”</p>

<h3>SKT VE TETT FARKI</h3>

<p>Vatandaşlar arasında tartışma yaratan Son Kullanım Tarihi (SKT) ile Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT) arasındaki farka ilişkin yaşanan soru işaretlerini gideren Bakan, <i><strong> "Son günlerde kamuoyunda Son Kullanım Tarihi (SKT) ile Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT) arasındaki fark tartışılıyor.Son Kullanım Tarihi; et, süt, balık gibi çabuk bozulan ve bozulduğunda insan sağlığı açısından risk oluşturabilecek ürünlerde kullanılır. Eğer SKT geçmişse o ürün kesinlikle tüketilmemelidir. Zaten bu ürünlerin satışı da yasaktır. Satış yapanlara karşı idari yaptırım uygulanmaktadır.</strong></i></p>

<p><i><strong>Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi ise ürünün güvenilirliğini değil; tat, aroma ve kendine özgü kalite özelliklerini koruduğu süreyi ifade eder. Bakliyat, makarna, bisküvi ve konserve gibi ürünlerde bu tarih yer alır.</strong></i></p>

<p><i><strong>Etiketinde belirtilen koşullarda saklanmış ve ambalaj bütünlüğü korunmuş bir ürünün TETT’sinin geçmiş olması, o ürünün bozulduğu ya da sağlığa zararlı hâle geldiği anlamına gelmez. Bu yalnızca ürünün kalite özelliklerinde azalma olabileceği anlamına gelir. Bu uygulama dünyanın her yerinde kullanılmaktadır."</strong></i> sözlerini kullandı.</p>

<h3>"TARIMDA PLANLI ÜRETİM DÖNEMİ BAŞLADI"</h3>

<p>Konuşmasının sonunda uzun vadeli üretim planlarına yer veren Yumaklı, şöyle söyledi:</p>

<p>“2024 itibarıyla yeni bir sisteme geçtik. Artık tarımda planlı üretim dönemi başladı. Bu konu yaklaşık 40 yıldır konuşuluyordu. Hayata geçirmek bizlere nasip oldu. Sistem; 13 stratejik ürün ve yem bitkilerini kapsıyor. Bu da toplam bitkisel üretimin yaklaşık yüzde 80’ine karşılık geliyor. Planlamanın merkezine ise suyu koyduk.<br />
<br />
Hayvansal üretimde de planlı üretime geçtik. Üreticilerimiz planlamaya uyduklarında ilave destek alıyor. Geride bıraktığımız süreçte üreticilerimizin üretim planlamasını ciddi şekilde sahiplendiğini gördük. Bu durum bizleri ziyadesiyle memnun etti. İlk olumlu sonuçları da almaya başladık. Önümüzdeki yıllarda bu sistemin faydalarını çok daha net şekilde hissedeceğiz.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.turkiyeekspreshaber.com/ibrahim-yumakli-yapay-et-diye-bir-gundemimiz-hic-olmadi</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 10:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkiyeekspreshabercom.teimg.com/crop/1280x720/turkiyeekspreshaber-com/uploads/2026/05/i-m-g-2104.jpeg" type="image/jpeg" length="32384"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Süresiz nafaka sona eriyor]]></title>
      <link>https://www.turkiyeekspreshaber.com/suresiz-nafaka-sona-eriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkiyeekspreshaber.com/suresiz-nafaka-sona-eriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12. Yargı Paketi'nde süresiz nafaka, yargılama süreleri ve hobi bahçeleri davalarına yönelik pakette düzenlemeler yer alacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>12. Yargı Paketi'nde süresiz nafaka, yargılama süreleri ve hobi bahçeleri davalarına yönelik pakette düzenlemeler yer alacak.</p>

<p>Edinilen bilgiye göre, süresiz nafaka uygulaması sona eriyor ve boşanma davalarında yeni adım atılıyor. Bu kapsamda nafakanın altı sınırının da 5 yıl olması planlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzun süreli evliliklerde ise hakime nafaka süresi konusunda insiyatif tanınacak. Bu durumlarda evlilik süresinin yarısı esas alınacak. Örneğin 20 yıllık bir evlilik sona ererse 10 yıl nafaka verilebilecek.</p>

<p>Ayrıca, evli çiftlerin ayrı yaşaması da boşanma sebebi sayılacak.</p>

<p><strong>Duruşma araları 3 ayı geçmeyecek</strong></p>

<p>Yargılama süreçlerinin hızlanması için çalışmalar yapılıyor.</p>

<p>Hakim, artık hukuki konunun tespiti konusunda bilirkişiye başvuramayacak. Ayrıca, duruşma araları 3 ayı geçmeyecek.</p>

<p>Eğer bir sonraki duruşma için süre 3 ayı geçiyorsa hakim, makul bir gerekçe yazmak zorunda olacak.</p>

<p><strong>Gündüz kuşaklarına düzenleme geliyor</strong></p>

<p>Televizyonların gündüz kuşaklarına düzenleme geliyor.</p>

<p>Gündüz kuşaklarında yargılama yapıldığını belirten kaynaklar, o programların içeriğine yönelik çalışıldığını bildirdi.</p>

<p>Hobi bahçeleri</p>

<p>Tarım arazilerindeki kaçak yapılar için yeni bir yönetmelik çalışması için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan talimat vermişti.</p>

<p>100 binin üzerinde hobi bahçesi davası olduğunu belirten kaynaklar, "Bu sorun çözülecek." dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.turkiyeekspreshaber.com/suresiz-nafaka-sona-eriyor</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 09:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkiyeekspreshabercom.teimg.com/crop/1280x720/turkiyeekspreshaber-com/uploads/2026/05/i-m-g-2067.jpeg" type="image/jpeg" length="56905"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
