Araştırmalar, çağımızın en çok görülen hastalıklarından biri haline gelen kalp krizi riskinin, cinsiyete göre arttığını ortaya koydu.
Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Emrah Özdemir, ABD'de yürütülen ve sonuçları Journal of the American Heart Association dergisinde yayımlanan uzun soluklu araştırmanın bulgularına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
"5 BİN KİŞİ, 34 YIL BOYUNCA BELLİ ARALIKLARLA TAKİP EDİLDİ"
Araştırmanın, kalp ve damar sağlığına ilişkin son derece güçlü ve uzun vadeli veriler sağladığını vurgulayan Özdemir, "Çalışma kapsamında, 1985-1986 yıllarında 18-30 yaş aralığında olan toplam 5 bin 112 kişi, Ağustos 2020'ye kadar ortalama 34,1 yıl boyunca belirli aralıklarla sağlık kontrollerinden geçirilerek takip edildi." ifadelerine yer verdi.
"ERKEKLER, BU HASTALILARLA KADINLARA GÖRE 7 YIL DAHA ERKEN KARŞI KARŞIYA GELİYOR"
Özdemir, erkeklerde kalp hastalığı riskinin yaklaşık 35 yaşından itibaren sessiz şekilde artmaya başladığına dikkati çekerek, "Verilere baktığımızda erkeklerde kalp hastalığı riskinin ortalama 50,5 yaşında belirgin hale geldiğini görüyoruz. Kadınlarda ise bu yaş 57,5 olarak tespit edildi. Yani erkekler, kalp ve damar hastalıklarıyla kadınlara göre yaklaşık 7 yıl daha erken karşı karşıya kalıyor." değerlendirmesinde bulundu.
"KADINLARDA ÖSTROJEN HORMONU KORUYUCU ETKİ GÖSTERİYOR"
Kadınlarda riskin daha geç yaşlarda ortaya çıkmasında menopoz öncesi dönemde hormonların koruyucu etkisinin önemli rol oynadığını vurgulayan Özdemir, şu ifadelere yer verdi:
"Özellikle östrojen hormonu, damar yapısını koruyucu etki gösteriyor. Bu nedenle kadınlarda kalp hastalığı riski daha geç yaşlarda ortaya çıkıyor. Ancak menopoz sonrası bu hormonel koruma büyük ölçüde ortadan kalkıyor. Menopoz sonrasında kadınlarda kalp hastalığı riski erkeklerle eşitlenebiliyor, hatta bazı durumlarda daha yüksek seviyelere çıkabiliyor."
KARDİYOLOJİK TAKİBİN ÖNEMİNE VURGU
Özdemir, erken menopozun kalp ve damar hastalıkları açısından önemli bir risk faktörü olduğunu belirterek, erken yaşta menopoza giren kadınların da erkeklere benzer risk taşıyabildiğini ve bu nedenle daha erken dönemde kardiyolojik takip altında olmalarının büyük önem taşıdığını kaydetti.
HASTALIK SÜRECİNİ HIZLANDIRAN ETKENLER
Kalp hastalığı riskini artıran etkenlere de dikkati çeken Özdemir, sigara kullanımı, hareketsiz yaşam, sağlıksız beslenme, yüksek kolesterol, şeker hastalığı, tansiyon ve yoğun stresin süreci hızlandırdığını ifade etti.
"DÜZENLİ SAĞLIK KONTROLLERİ HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR"
Özdemir, kalp sağlığında erken önlemin hayati önem taşıdığının altını çizerek, "Kalp hastalıklarını yalnızca ileri yaş sorunu olarak görmek büyük bir hata. Özellikle erkeklerin 30'lu yaşlardan itibaren, kadınların ise menopoz sürecine yaklaşırken düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemesi, olası kalp krizlerinin önüne geçilmesi açısından hayati önem taşıyor." ifadelerini kullandı.