Türkiye Ekspres Haber | Son Dakika | Güncel Haberin Adresi

Piyasaların merakla beklediği haber geldi!

EKONOMİ

Doların patronu Fed, erken faiz artışı işareti vererek sürpriz yaptı. Sürprizin ardından dolar/TL 8,50'den 8,65'e sıçradı. Murat Kubilay "Türkiye daha zorlanacağı bir döneme giriyor" derken, Atilla Yeşilada "Cin şişeden çıktı" ifadesini kullandı. Enver Erkan Fed'de şahin ağırlığının artığını belirtti.

 
ABD’de tüketici enflasyonu mayısta yüzde 5 ile 13 yılın zirvesine yükselirken, ABD Merkez Bankası’ndan (Fed) dün sürpriz işaretler geldi. Fed yetkilileri, salgın nedeniyle devreye alınan tahvil alımlarının ne zaman ve ne hızla sona erdirileceğine yönelik ilk istişarelerin başladığının sinyalini verirken, faiz artırımlarının önceki tahminlerden daha erken başlayacağını öngördü. ABD’de aşılama ve ekonomik toparlanma mesafe kaydederken Fed yetkilileri, dün yayınlanan tahminlere göre ilk faiz artırım tarihini 2024’ten 2023’e çekti. 18 politika yapıcıdan 13’ü 2023’te faizlerde “artış”, 11’i 2023’te iki tane 25 baz puanlık faiz artışı öngördü. 2021 yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 2,4’ten yüzde 3,4’e yükselten Fed, 2022 tahmini yüzde 2’den yüzde 2,1’e, 2023 tahmini ise yüzde 2,1’den yüzde 2,2’ye yükseltti.

KURDA SERT YÜKSELİŞ
Fed açıklamasının ardından ABD tahvil faizleri ve dolar endeksi güçlenirken, dolar/TL de 8,50’den 8,65’e sıçradı. Amerika ve Asya borsalarında düşüşler kaydedildi. Haziran başında 8.88, geçen hafta başında 8.70’e yakın seviyelerde olan dolar/TL ABD-Türkiye liderleri görüşmesi nedeniyle geçen hafta 8.3’ün altına inmişti. Ancak bu düşüş kalıcı olmamış ve kur 8.5 etrafında denge bulmuştu. Bu denge dün Fed kararıyla birlikte yerini yeniden yükselişe bıraktı.

KUBİLAY: ENFLASYONDAKİ ISINMANIN KALICI OLABİLECEĞİ BEKLENTİSİ VAR
Dr. Murat Kubilay, Fed kararını ve Türkiye’ye olası etkilerini sozcu.com.tr’ye değerlendirdi. Fed toplantısı sonucunda politika faizinde ve varlık alım programı aylık hacminde bir değişikliğe gidilmediğini, ayrıca şu an ABD'de yaşanan görece yüksek enflasyonun geçici olduğunun ve bu yıl yüzde 3-4 bandındaki enflasyonun ardından düşerek yeniden yüzde 2'ye yakınsayacağının belirtildiğini dile getiren Kubilay, şöyle devam etti: “Fakat enflasyona çapalanmış faiz oranlarındaki artış beklentisi bazı üyeler tarafından 2022 yılına çekildi. Her ne kadar tapering denilen varlık alım miktarını azaltarak sürdürme ve tamamen bitirme sürecinin devamlılığı her fırsatta tekrarlansa ve FOMC'nin başkan dahil diğer üyeleri tarafından özellikle istihdamda kalıcı iyileşme görülene kadar alımların süreceğini vurgulasa da piyasa bu konuda daha şüpheci.”

“Enflasyondaki ısınmanın kalıcı olabileceği ve 2021 yılı bitmeden varlık alımlarının durabileceğine ilişkin beklentiler hâlâ azınlıkta kalsalar da var” diyen Kubilay, “Tüm bu gelişmeler Fed'in düşünülenden önce para politikasında normalleşmeye gideceği; ucuz ve bol para döneminin sona ermesinin çalkantılarla geçeceği öngörüsünü yansıtıyor. Yine de mevcut verilerle değerlendirildiğinde Mart 2022'ye kadar azalarak da olsa varlık alımının sürmesi ve mevcut 0 faiz politikasının da Eylül 2022'ye kadar devam ettirilmesi piyasadaki ana senaryo” ifadelerini kullandı.

‘TÜRKİYE DAHA ZORLANACAĞI BİR DÖNEME GİRİYOR’
Türkiye’nin dış finansman ihtiyacı içerisindeki bir ülke olduğuna ve IMF tahminlerine göre önümüzdeki 1 yıl içinde gerekli miktarın 214 milyar dolar seviyesinde bulunduğuna işaret eden Kubilay, “ABD enflasyonunun ve ardından faizlerinin artması, Türkiye mevcut yüksek risk primi sorununu çözse bile borçlanma maliyetlerini düşürememesine neden olabilir” dedi.

Ayrıca varlık alımlarının azaltılmasının Türkiye'nin içinde bulunduğu risk grubundaki ülkelere akan kaynağın kısılma ihtimalini doğurduğunu belirten Kubilay, “Her iki nedenden ötürü Türkiye kendi ev ödevlerini yapsa dahi daha zorlanacağı bir döneme giriyor. Ekonomi yönetiminin hataları ve itibar kaybı da bu ortamda dolar kurunda yeni rekorların kırılmasıyla ve faizlerde ekonomik aktiviteyi destekleyecek düzeyde indirim yapılamamasıyla sonuçlanıyor” yorumunu paylaştı.

YEŞİLADA: CİN ŞİŞEDEN ÇIKTI
Reuters’a konuşan Istanbul Analytics’ten Atilla Yeşilada, “Daha Powell konuşmasına devam ederken, 10 yıllık ABD tahvil faizi yüzde 1.46’dan yüzde 1.56’ya sıçradı. Sadece 10 yıllıklar değil, tüm getiri eğrisi yukarı yöneldi. Dolar endeksi 91.3’e güçlenirken, dolar/TL 8.61 seviyesinde ulaştı. Artık cin şişeden çıktı. Powell’ın şahin açıklamaları yanına eklenen sakinleştirici sözlerine rağmen piyasalar Fed’den gelen ana mesajı aldılar” dedi ve ekledi: “TCMB’nin Nisan toplantısından beri PPK metinlerini hafifletme şekli, sonbahar başlangıcında yıllık enflasyonda baz etkisiyle oluşacak düşüşte faiz indirimi sinyali vermesi dış etkenlerle birleştiğinde TL adına olumsuz.”

ERKAN: FED’DE ŞAHİN AĞIRLIĞI ARTTI
Tera Yatırım Baş Ekonomisti Enver Erkan, “İşin en can alıcı noktası olan faiz projeksiyonlarındaki yansıma da aslında, Fed içinde şahinler ve güvercinler arasındaki halat çekme yarışının şahinler lehine gelişim gösterdiğini ortaya koyuyor” dedi.

18 yetkiliden 13'ünün 2023’ün sonunda en az bir faiz artırımından yana olduğunu, bu sayının Mart toplantısında 18’de 7 olduğunu belirten Erken, “11 yetkili ise en az 2 faiz artışı bekliyor. Daha fazla faiz artırımı bekleyenler de var, bu medyan tahmin, yani en çok noktanın toplandığı aralık. 2022 gibi erken bir döneme ilişkin ise 7 üyenin faiz artışı beklentisi söz konusu” dedi.

“Güvercin Powell'a karşı şahin ağırlığı artan bir Fed var ve yeni döneme ilişkin konumlanma teknik ayarlamalarla uyumlu bir şekilde ilerleyen zamanlarda olgunlaşacak gibi görünüyor” diyen Erken şöyle devam etti:

“FOMC aksiyon üzerinden değil; açıklama ve nokta grafiği üzerinden okunacaktı ve aynen o şekilde de oldu. FOMC sonrasında 10 yıllık tahvil faizleri ilk saat içinde yüzde 1,57 seviyesine yükselmiş durumda. Gelişmekte olan ülkelerin finansal koşullarını ayarlaması konusunda “erken tapering” riskini hesaba katmaları gerekecek.

TCMB’NİN PPK METNİ İLK İNDİRİM ZAMANLAMASI İÇİN İZLENECEK
Para Politikası Kurulu (PPK) dün başladı ve bugün saat 1400’da sonuçları açıklanacak. Toplantıda enflasyondaki yukarı yönlü riskleri gözeterek politika faizini yüzde 19 seviyesinde sabit bırakması bekleniyor. Reuters anketine katılan tüm ekonomistlerin beklentisi bu ay faizlerin sabit tutulacağı yönünde.

Reuters anketine göre ilk faiz indirimine ilişkin beklentiler bir önceki ankette yılın üçüncü çeyrekte yoğunlaşırken bu ayki dördüncü çeyreğe doğru kaymış durumda. Bugün PPK metnindeki değişikliklerle birlikte piyasalar tahminlerini daha da netleştirmeye çalışacaklar.

Yorum yapabilmek için lütfen sitemizden üye girişi yapınız!
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.