GÜNDEM

Alman sanayicilerden hükümete "acil reform" çağrısı

Almanya'nın Audi, BMW, Siemens ve Mercedes-Benz gibi önde gelen sanayi şirketleri ve işveren birlikleri, ortak bir mektupla hükümeti acil adım atmaya çağırdı.

Almanya'da yaşanan ekonomik krizi, ülkenin omurgası konumundaki otomotiv sektörünü de etkiliyor.

Ülkede, Avrupa'nın en büyük üreticisi konumundaki birçok otomotiv devi kapatılan fabrikalar ve işçi çıkarımları ile gündeme geliyor.

Alman sanayisinin küresel pazarda rekabet gücünü yeniden kazanması adına federal hükümetten ve koalisyon protokolünden temel beklentiler de söz konusu oluyor.

İŞ DÜNYASINDA YAPISAL REFORM BEKLENTİLERİ

İş dünyası, tarihi zirve olan yüzde 42 seviyesini aşan yan iş gücü maliyetlerinin ve yüksek enerji fiyatlarının kalıcı olarak düşürülmesini talep ediyor.

Ayrıca, katı çalışma yasalarının gevşetilerek mesai saatlerinde esneklik sağlanması, bürokratik engellerin kaldırılması ve kamu yönetiminde dijitalleşmenin hızlandırılması beklenen yapısal reformların başında yer alıyor.

HÜKÜMETE ORTAK MEKTUP

Bu kapsamda Almanya'nın önde gelen sanayi şirketleri ve işveren birlikleri, hükümete hitaben ortak bir mektup kaleme aldı.

Söz konusu bu mektupta, ekonomik reformların tavizsiz ve en kısa sürede hayata geçirilmesini talep edildi.

ZAMAN KAYBETMEDEN REFORM ÇAĞRISI

Bavyera ve Baden-Württemberg bölgelerindeki iş dünyası temsilcilerinin ve Audi, BMW, ZF, Mercedes-Benz, Porsche, Siemens ve Eberspächer gibi büyük şirketlerin imzaladığı mektupta, koalisyon sözleşmesinde yer alan reform projelerinin zaman kaybetmeden uygulanması gerektiği vurgulandı.

EKONOMİK KOŞULLAR KARŞISINDA BASKI ALTINDA BULUNDULDUĞU VURGUSU

Yüksek enerji maliyetleri ve değişen küresel ekonomik koşullar nedeniyle şirketlerin ağır bir baskı altında olduğu belirtilen mektupta, "Mevcut durumda ekonomi ve sosyal politika çerçevesinin nasıl şekillendirileceği şirketlerimizin rekabetçi kalmasını, istihdamı korumasını ve Almanya'da yatırım yapabilmesini belirleyecek temel unsur olacaktır." ifadesine yer verildi.

SOSYAL GÜVENLİK PRİM YÜKÜNE TARİHİ ZİRVE TEPKİSİ

Alman basınına yansıyan mektupta, ülkedeki sosyal güvenlik prim yükünün yüzde 42’yi aşarak tarihi bir seviyeye ulaşması sert bir dille eleştirildi.

Şirketler ve işveren birlikleri, prim oranları sabit görünse dahi prime esas kazanç üst sınırlarının yükseltilmesi nedeniyle hem işveren hem de çalışan üzerindeki mali yükün sürekli arttığına dikkati çekerek bu durumu "kabul edilemez" olarak nitelendirdi.

Başbakan Friedrich Merz, Çalışma Bakanı Barbel Bas ve Ekonomi ve Enerji Bakanı Katherina Reiche’ye gönderilen mektupta, bu yükün sürdürülebilir şekilde "düşürülmesi" talep edildi.

"PROJELER SONBAHAR AYLARINDA NETLEŞECEK"

Almanya Başbakanlık Dairesi Başkanı Nina Warken, iş dünyasının çağrısına ilişkin yaptığı açıklamada, hükümetin çeşitli reform projelerini sonbahar aylarında netleştirmeyi planladığını duyurdu.

Bazı adımların atıldığını ve bunların nihayete erdirilmesi gerektiğini belirten Warken, reformların etkisini göstermesi için zamana ihtiyaç duyulduğunu ifade ederek, "İlk gün her şeyin hemen düzelmesini bekleyemeyiz, bu süreç sabır gerektiriyor." dedi.

Warken ayrıca, federal hükümetin gelecek hafta Brandenburg'daki Neuhardenberg Şatosu'nda gerçekleştireceği kabine toplantısında tamamen ekonomiyi güçlendirmeye odaklanacağını bildirdi.